AK Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu antibiyotik kullanımıyla ilgili şunları söyledi: Tıp tarihinin en önemli buluşlarından biri olan ilk antibiyotik (penisilin), Nobel Tıp Ödüllü İngiliz Doktor AIexander Fleming tarafından 1928 yılında bir küf parçasının tesadüfen bir bakteri kültürünün içine düşmesi sonucu bulunmuştur. 

Antibiyotik, zatürre gibi ciddi hastalıkların tedavisinde de önemli katkılar sağladı. Hatta İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in hikâyesi meşhurdur. Çiftçi çocuğu Fleming, gölde boğulmakta olan genç Churchill‘in hayatını kurtarır. Bu duruma duydukları minnet sonrasında Churchill ailesi, Fleming’i çok istediği tıp fakültesinde okutmuştur. Kader onları Churchill’in ölümcül zatürre hastalığına yakalanmasıyla tekrar bir araya getirmiştir. Fleming bulduğu penisilin ile ikinci kez hayat kurtarmıştır.

Antibiyotikler, bakteri olarak bilinen mikrobiyal hastalıklara karşı kullanılan en etkili ilaçlardır. Bakteriler, antibiyotiğe doğal direnç gösterdiği gibi bu direnci sonradan da kazanabilmektedirler. Bu yüzden yanlış ya da gereksiz antibiyotik kullanımı mikroorganizmalara karşı direnç gelişmesine neden olmaktadır. Daha önce etkili olup hastalığı tedavi eden antibiyotik dozu, direnç gelişmesiyle yetersiz kalarak basitçe yok edilebilen mikroorganizmaları dahi yok edemez hale gelmektedir. 

Antibiyotik direncinin artması ile mevcut antibiyotiklerin etkisiz kalacağı dikkate alınmalıdır. Çok değil 2050 yılına doğru bırakın zatürre gibi ağır hastalıkları çok basit enfeksiyonlardan hatta yaralardan bile insanlar ölebilir. Yavuz Sultan Selim Han basit bir çıban sebebiyle ölmüştü. Yine benzer ölümleri görmek hatta daha kötüsü yüz milyonlarla ifade edilecek enfeksiyonlara bağlı ölümler olabilir. Bu da doğal afetlerden daha acı verici daha büyük yıkımlara yol açacak demektir. Su ve hayvanların aracılık ettiği ve tarihte milyonlarca insanın yok olduğu hatta devletlerin tarihten silindiği küresel salgınlar dahi görülebilir. Bu noktada uluslararası platformda başlatılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından benimsenerek ciddiyetle yürütülen “Akılcı İlaç ve Akılcı Antibiyotik Kullanımı” politikası oldukça önem arz ediyor.

Akılcı İlaç Kullanımı (AİK), ilk defa Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 1985 yılında Nairobi toplantısında “Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilacı, uygun sürede, uygun dozda, kendilerine ve topluma en düşük maliyetle sağlayabilmeleri” olarak tanımlandı.

Yazının devamı için tıklayın...