Özel Operasyonlar ve Suikastlar

Hasan Mesut Önder
20 Kasım 2020 Cuma 10:25

İstihbarat örgütlerinin iki önemli fonksiyonu haber toplamak ve özel operasyonlar yürütmektir. Haber toplamak pasif özel operasyonlar ise aktif bir faaliyettir.  Suikastlar, rejim değiştirme operasyonları, kara propaganda, psikolojik harekât, sabotaj   özel operasyon kategorisinde yer alır. Bugün İran’da El Kaide’nin ikinci adamı olan El Masri’ye yapıldığı iddia edilen suikastı konuşacağız. Kimi kaynaklar, bu iddiaların gerçek olmadığını, Masri’nin eceli ile öldüğünü ve bu haberlerin reklam çalışması olduğunu düşünüyor. Kimileri ise bu operasyonun CIA –MOSSAD’ın başarılı bir operasyonu olduğunda ısrarcı. Gerçeğin ne olduğu konusunda kesin bir yargıya varmak mümkün değil. Ama gerçekliğinden emin olmadığımız bir vaka üzerinden suikastların nasıl planlandığı ve icra edildiğini    güvenlik uzmanı Serkan Yıldız ile konuşacağız. Amacımız olayın gerçekliği ve yanlışlığı üzerine görüş inşa etmek değil,  özel operasyonların nasıl işlediğine ışık tutmak olduğunu söylememiz gerekir.

(Serkan Yıldız)

MOSSAD’ın İran nükleer çalışmalarında yer alan bilim adamlarına yönelik suikast yaptığı biliniyor.  Ayrıca CIA ve MOSSAD’ın El Kaide’nin ikinci adamı El Masri’ye yönelik  başarılı bir operasyon  yaptığı iddia ediliyor .Bu tarz bir operasyonun yürütülebilmesi için İsrail istihbaratının İran’da oldukça örgütlü olması gerekir. İran istihbaratının koruması altında yaşayan bu isimlere suikast yapmak zor değil mi?

Dünyanın neresinde olursanız olun, profesyonel ya da militer koruma altında olan “etkin hedeflere” karşı operasyon yapmak muhakkak zordur. Ancak bu, operasyonun yürütüleceği bölge – koşullar – personel yapılanmanız – aktiflik durumunuz - etkin hedef durumu – tanınmışlık (medyatik olması) gibi birçok parametre vardır; operasyonun başarı ya da başarısızlığını etkileyen. Ancak söz konusu MOSSAD olunca bunlar biraz daha düşer. Çünkü teknolojik istihbarat konusunda başarılı işler yapmakta. Burada da ana değer kanımca budur. Bu tip operasyonlarda bu kıstas olmazsa olmazdır. Sırtınızı dayayacağınız yegâne duvardır hatta. Hedefin, İran’da olması – bulunması durumu biraz daha karmaşık bir hale sokuyor gibi gözükebilir. Ancak bu sizin operasyon analizini düşününce karmaşıklıktan daha billur bir seviyeye de çıkartabilir. İran İstihbaratı da muhakkak ki, küçümsenemez. Dünyanın birçok yerinde legal / illegal birçok operasyona imza atmış bir teşkilattır. Ancak burada istihbarat teşkilatının mental yapısı devreye girer. Algıları, seçimleri, disiplini, etkileşimler ve zaafları gibi… Ne yazık ki; İran İstihbaratı hala daha yarı feodal bir düzen içinde işler. Ve bu da kendi ülkelerinde ister istemez bir gevşekliğe sebebiyet verir. Eğer Avrupa’da korumakla görevli oldukları bir istihbarat donörü olsaydı bu kadar zayıf olmazlardı. Daha septik davranırlardı. Bu zafiyet sadece İran İstihbaratında değil, hemen hemen dünyanın bütün istihbarat teşkilatlarında vardır. Ama bazılarında özellikle Orta Doğu ve gelişmemiş ülke istihbaratlarında bu durum daha fazladır. Kendi topraklarınızda koruyacağınız bir donör ile yabancı topraklarda koruyacağınız donör arasında ciddi bir gevşeklik yaşanır. Kendi topraklarınızdakinde daha esnek olursunuz. Görevlendirilen personelden, görev yeri güvenlik ağına, mahalli çemberlere kadar ister istemez bir laubalilik oluşur. Ama dışarıda işler daha ciddidir. Sanırım İran İstihbaratı olayın ciddiyetini kavrayamamış olsa gerek kim bilir belki de “görev kabızlığı” oluşmuştur. Bu da bilinen bir durumdur. Yıllarca koruduğunuz bir hedefte her geçen yıl bir önceki yıla göre görev disiplini açısından esneme oluşur. Tabiatın kuralıdır bu. Elinize ilk geldiği andaki ciddiyet hedefin sizin korumanız altında geçen on iki yılın sonunda ki ciddiyetle bir olmaz. Kanımca taze, genç, diri ve istekli personel seçilmesi bu durumu biraz olsun kotarabilir. Hedefin ne kadar önemli olduğunun bir önemi yoktur gördüğünüz gibi. Sizin kendinizi ne kadar önemli gördüğünüz önemi çoktur.

Operasyon süreci nasıl başlıyor , bize teknik olarak anlatabilir misiniz? Hedefler nasıl radara takılmıştır ve ne gibi çalışmalardan sonra operasyon için düğmeye basılmış olabilir?

Operasyon süreci muhakkak ki, dost – düşman ayırımından sonra başlar. İlgili birimler, bilgiyi değerlendirir. Bir sonraki büroya iletir. Sonra uzmanlar masanın başına geçer. Bu bazen 3 gün bazen 3 yıl sürebilir. Ancak bu tip operasyonlarda özellikle İran gibi dışarıya kapalı ülkelerde yapılacak operasyonları acele ile yapmanız %80 üzerinde başarısızlıkla sonuçlanır. Nitekim bu operasyonda gördüğümüz de odur. Hiç aceleci davranılmamıştır. Sebep basittir; Yukarıda da dediğim gibi; İstihbarat birimi koruması altında olan hedeften çok onu korumakla mükellef birimlerin gevşemesi istenir. Ki başarı kesin olsun. Özellikle bu tip hedeflere karşı. Bu hedefin ben radara şans eseri ya da bir muhbir bilgisi ile takıldığını sanmıyorum. Çok uzun zamandır hedeften haberleri oldukları ortadadır. Hatta alışkanlıklarını, nasıl yemek yediğini, nerelere gittiğini, neden gittiğini, kimleri sevdiğini, kimleri yanında görmek istemediğini hatta en sevdiği renge kadar tüm bilgiler çoktan toplanılmıştır. Fakat kilit; Doğru zamandır… Usame Bin Ladin’i ortadan kaldırmak için sadece CIA 49 operasyon düzenlemiştir 9 ayda… Sonuç? Sıfır… Acele etmeleri gerekiyordu. ABD için önemliydi. Fakat gün geldi tereyağından kıl çeker gibi aldılar. Ne yani? Önceki başarısız 49 operasyon da eksik neydi? Yine aynı ekip, aynı kişiler, aynı birimler görevliydi. Önemli olan zamandı. Zamanı güzel kullandılar.  Hedef için artık mevcut bulunan bilgi havuzuna koyacağınız bir damla bile kalmamış olabilir.  Ama zamanı beklediler. Popüler bir söz vardır; “İntikam soğuk yenen bir yemektir” diye. Soğuk yersin, acele etmezsin, iyice acıkmanı beklersin ki sonuç 0 başarı olsun. Diğer İstihbarat Operasyonlarından çok daha farklıdır bu tip operasyonlar. Farkı da, zamanın sizin düşmanınız değil dostunuz olmasıdır.

Hedefler ile ilgili bilgiler derlendikten sonra operasyonu yapacak kişiler, hedef ülkeye nasıl girer, ve ülkede nasıl konuşlanır? Bir operasyonda işi şansa bırakmamak için kaç ekip yer alır? Bu ekiplerin rolleri nelerdir? Örneğin geride kanıt bırakmamak için operasyonda yer alan ekip ile suikastı gerçekleştiren ekipler ayrı mı oluşturulur, teknik süreçten bahsedebilir misiniz?

Burada en önemli parametre; Hedef ülke, hedefin bulunduğu bölge, hedefi korumakla mükellef istihbarat örgütünün alışkanlıkları… Bu üç saç ayağı üzerinden dizayna başlarsınız. Dediğimiz gibi İran sıkıntılı bir ülkedir. Kendi çeperi içinde yaşar ve bundan da mutludur. Fakat İran ne kadar kapalı olursa olsun, Muhammed El Masri’nin bulunduğu bölgeyi de yakından incelemekte fayda var. 2003’den beri İran gözetiminde yaşıyordu El Masri. Ve ne oldu? 2014 sonlarında Tahran’ın en lüks semtlerinden biri olan “Pasdaran” bölgesinde bahçeli – havuzlu bir villada yaşamaya başladı. AVM merkezlerinin dibinde. Neden orada? Değişen neydi? İran İstihbaratının “Görev Kabızlığı” işte burada başlamış. Bu da düşman birimlerine bulunmaz bir fırsat doğurmuştur. Artık işler bu noktaya dayandıktan sonra sizde görev gevşekliği, hedefin “kendine ve çevresine” olan güveni tek tek mezarlarını kazmaya başlar. Ben CIA ve MOSSAD’ın 2008’lerden beri El Masri’yi takip ettiğini düşünüyorum. Ve 2015’de bu operasyon yapılmaya kalkınılsa yine başarısızlık olabilirdi. 2016… 2017’de bile. Septik durum oldukça fazladır çünkü hedef çevresinde. Evet, lüks bir villada oturuyor olabilir ama bu onu korumayacakları anlamına gelmez. Nereden baksanız 5 yıl daha beklenmiş… Bu tip suikast görevlerinde, öncelikle seçeceğiniz ekip çok mühimdir. Öğrendiğimiz kadarıyla motosikletli iki silahlı adam kızıyla birlikte aracındayken yanlarına yaklaşıyor ve beş el ateş ediyorlar. Dört mermi şoför tarafına bir diğer mermi de başka araca isabet ediyor. Bu noktada bir aksilik yaşanması durumunda mutlaka başka bir ekipte hareketli – motorize bir araç ile operasyon güvenliği için bekliyordur. Muhtemelen hedef aracın gidiş yönünün ters tarafında. Çapraz ateş veya tekli olarak aksilik yaşanması durumunda birinci takımın başarısızlığını hemen kapatabilmek için… Ancak operasyon iyi okunursa bir üçüncü takım daha olabilmesi yüksek ihtimaldir. Muhtemelen blast etkili silahlarla, uzaktan fünyeli sistemle operasyonu tamamlamayı düşünüyorlardır. Bu operasyonda sizin “geride kalan kanıtları toplamak için” bir ekip oluşturmanıza gerek yoktur. Hatta mümkünse hedefi kimin etkisiz hale getirildiğinin bilinmesini istersiniz. Bu yüzden dördüncü bir ekibe ihtiyaç yoktur. Operasyonu gerçekleştiren 1. Takım, ters şeritte bekleyen 2. Takım ve 3. Takım arasında mutlaka bir uyum olması gerekir. Bu kaçınılmazdır. Birkaç benzer operasyonlarda çalışmış, birbirlerini tanıyan, güvenen ve gözlerinin içine baktıklarını tepkilerini önceden tahmin edebilen ekiplerle düzenlenir bu tip operasyonlar. Risk çok fazladır. Ve takım uyumu muhakkaktır. Şöyle düşünün, 1. Takım operasyonu tamamladı ama diğer iki takım kaçamadı bölgeden? Neler olur? Ya da 1. Takım sektirdi, 2.Takım bitirdi. 1.Takım nasıl gözden kaybolacak? Orada bekleyen 3. Takım? Her iki takımda sektirdi ve üçüncü takım lokal bir bölgeyi havaya uçurdu. Diğer iki takım? Kaçırma, yaşanan aksilik, personel güvenliği ve basacağınız tek bir tuş havaya uçan bölge… Personel uyumu işte burada devreye girer.

Profesyonel bir istihbarat servisinin koruması altındaki bir hedefi etkisizleştirmek, diğer hedeflere nazaran daha zor olduğu iddia ediliyor. İstihbarat örgütünün koruması altındaki bir hedefin en az iki koruma çemberi içinde yaşadığı bilinmektedir. İlk halkada hedef kendi kadroları üzerinden koruma duvarı oluşturuyor ama ikinci çemberde ilgili ülkenin profesyonellerinden oluşan bir koruma duvarı var. MOSSAD bu iki çemberi yarmak ve hedef ulaşmak için İran istihbaratı içinde kaynak yaratmış olabilir mi , neler söylersiniz?

Tabii bu genel bir bilgi ki doğrudur da. Özellikle sizin korumakla mükellef olduğunuz ya da bu işe aday olduğunuz hedefin silahlı gücü var ise o da kendi ekibini getirmek ister ve bu sizi rahatsız etmez. Ama tamamen güvenliği de onlara bırakamazsınız. Sorun çıkartmazsınız ama takibi de boş vermezsiniz. Ben burada MOSSAD İran İstihbaratı içinden kaynak oluşturduğunu düşünmüyorum. Çünkü gerek yok. İstihbarat elinizde var. Hem de yıllardır var. Ve gelmeye de devam ediyor. Canlı istihbarat üstelik. İhtiyacınız olan tek şey; Hedefin çevresinin ve birimlerin gevşemesi… O da sağlanınca zaten bu iş oldukça kolaylaşır. Aktif dönemi de geride kalmış, havuzunda İran güneşi altında Martini’sini içen, Kızıyla AVM’ye gidip alışveriş yapan, lüks içinde yaşayan ve bu rahatlığının çevresine de bulaştığı bir hedeften bahsediyoruz. Çok teferruatlı düşünmeye gerek yok burada. İran ya da İran İstihbaratı içinden bir kaynağın size nasıl bir yardımı olabilir ki? Hedefin attığı her adımı zaten biliyorsunuz. Lüzumsuz bir çaba olur bu kanımca.

Yüksek derecede değerli bir hedefe yönelik operasyon planlamasında ve icrasında azami süre ne kadardır. Yani hedefin adresi tespit edildikten sonra, ne kadarlık bir süre içerisinde operasyon düğmesine basılır ve ekipler ilgili ülkeden çıkar? Bu konuda neler söylersiniz?

Her operasyon kendi içinde tohumlanır, oluşur ve dünyaya gelir. Bu bazen üç gün sürer bazen üç yıl sürer. Ve yine her operasyonunda bir yürüme şekli vardır.  Her birisi bir diğerinden çok farklı ilerler. Zamana karşı yarıştığınız operasyonlar vardır. Zamanın sizin en büyük dostunuz olduğu operasyonlar vardır. Bu tip yüksek dereceli ve profesyonel bir güvenlik ile muhafaza edilen hedeflerde zaman sizin dostunuzdur. Aceleniz yoktur. Hedefin duş alırken sabuna basıp boynunu kırması da sizin işinize yarar uzman bir ekibinizin onu ortadan kaldırması da. Çünkü maksat hedefin etkisiz hale gelmesi önemlidir. Ama PR çalışması çok çok önemlidir burada. Çünkü insanlarınız – halkınız sizden bunu duymak ister. “Sabuna bastı öldü” demek ayrı şeydir “Çok başarılı bir operasyon sonucunda evinin dışında arabası içinde etkisiz hale getirildi” demek ap ayrı şeydir. Fakat sonuç her iki türlü de yararınızadır. Kim bilir belki de Muhammed El Masri sabuna basıp ölmüştür? Bunu kim bilebilir ki?

Operasyon kararı alındıktan sonra kendi personelinizin ne zaman çıktığının, nereden ayrıldığının, hedef bölgeye nasıl ulaştığından daha önemlisi, bu operasyonda kullanılan personelin o bölge ne kadar süredir yaşadığıdır. Evet, belki Tahran’da oturmuyorlardır ama gözden kaybolmaları, kolaylıkla halka karışmaları ve dikkat çekmemeleri için fiziki, mental ve bireysel alışkanlıklar bakımında oraya yabancı bir ekiple bu operasyon yapılmaz. Sarışın, mavi gözlü bir Amerikalının Tahran’ın Pasdaran bölgesinde ne kadar dikkat çekeceğini varın siz düşünün. Motosikletini park edip, büfeye girip içecek bir şeyler alıyor. Boynunda tabela ile gezse daha az dikkat çeker. Ki burada 3 takımdan bahsediyoruz. Biri olmazsa diğeri yapacak o da olmazsa öbürü… Farsça okuma bilmeyen bir ekibin motosiklet üzerinde 5 el ateş ettikten sonra Farsça tabelaları olan o caddeden nereye, nasıl kaçacakları, insanların nasıl dikkatini çekmeyecekleri gibi çok önemli konular vardır. Yani çokta başarılı, büyütülecek, “Aman aman ne muhteşem bir operasyon” denilecek bir şey değildir bu. Gayet basit ve sade bir iş bitirmedir. Yıllara yayılmış, soğukkanlılıkla devam etmiş ve yine aynı derece sakince sonuçlanmıştır.

İsrail istihbaratının operasyonel kapasitesi ile ilgili birçok şey yazıldı çizildi. Türk güvenlik aygıtının operasyonel kapasitesini diğer bilinen servislerle kıyaslandığında nerede görüyorsunuz?

Tabii ki zaman ilerledikçe bizde eksiklerimizi kapatıyor ve çağı özellikle istihbarat çağını yakalıyoruz. Bundan yıllar önce tuğla gibi Aselsan telsizlerle operasyona çıkan Türk İstihbaratı artık mazide kaldı. Ülkemizin gelişen eğitim düzeyi ve bu gelişmişliğin sonucu olarak istihbarat birimlerimizdeki personel yeterlilikleri de arttı. Hala daha eksiklerimiz olmasına rağmen şuan eskiye göre çok çok daha iyi durumdayız. Genç arkadaşlar daha analitik, daha sonuç odaklı durumdalar. Operasyonları başarı ile sonuçlandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizim kuşak Mistisizm ve arabesk duygu karmaşaları içinde yoğuruluyorduk. Zaman ilerledikçe daha güzel bir yere gelecektir Türk İstihbaratı. Tek ihtiyacımız olan şey; bilimsel, analitik ve sistemli çalışmaktır.

Hasan Mesut Önder: Haber365 Yazarı

Serkan Yıldız: Güvenlik Uzmanı

Merih Bayraktar

Eziyet Kupası!

Hasan Birgül

Küresel Demokrasi Krizi

Yener Özen

Üretemeyen Ve Düşünemeyen Muhalefet

Hasan Mesut Önder

Küresel İktidar Toplumsal Patlamaları Tetikleyecek

Serkan Yıldız

'Bağımsızlık ve Özgürlüğün' En Büyük Tehlikesi; 'Ekonomik Casusluk'

Talha Arslan

Fenerbahçe Zirveye Doğru