21 Temmuz 2018
  • Istanbul 28°
  • Ankara 29°
  • Izmir 33°
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
BIST94.082
Dolar4,7932
Euro5,6125
Altın189,916

Muhtacız

Ebuzer Aktaş
12 Aralık 2017 Salı 09:51
Acizliğimizin farkında olmak bizi güçsüz mü kılıyor? O dik duruşumuz ve kimseye boyun eğmeyen tavrımız boşa mı çıkıyor, biz aciziz demekle? Cinsiyet fark etmeksizin bunu kabullenmek o taviz vermediğimiz ve ele güne bizi güçlü gösteren dış görünüşümüze zarar mı veriyor? Hadi kabul edelim; Bir yanlışımızı bir de acizliğimizi gururumuza yediremiyoruz.
İnanan insanlar olarak "Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz." (Âl-i İmran, 3/139) ayeti bizlere güç vermiyor ise vay halimize ki vay… Günde kırk defa alnımız secdeye vardığında içimiz sızlamıyor mu? İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa zincirlere vurulmuşken ve kardeşlerimize onca işkence ediliyorken? “Yahu bizler ne yapabiliriz, elimizden ne gelir?” demeyelim zira bizlere yakışmaz. Çünkü sonra sorarlar adama “Hani sen aciz değildin?” diye. Hep bir alanda kendimizle çakışıyoruz. Ya tamamen aciziz ya inanan insanlar değiliz ya da “Sağ elime güneşi, sol elime ayıda verseler vazgeçmem” davamdan diyen Peygamberin ümmeti değiliz…
Yok arkadaş bizler inanan ve Elhamdülillah Müslümanız. Laf atanın suratına silleyi, dil uzatanın da dilini kopartmasını biliriz evelallah.
Hadi oradan!
Hadi oradan!
Hadi oradan!
Sözde Müslüman olduğumuzu ve aciz birer korkak olduğumuzu kabul etmenin tam vakti. Müslüman devletlerinin tükürüğü ile boğacağı bir lanetli devlet bizim ilk kıblemizi yetmiş senedir işgal edecek ve Müslüman kardeşlerimize işkence edecek bizlerde “Elhamdülillah Müslümanız” diye nara atıp meydanlarda gezeceğiz. Bizler gerçekten inanan Müslümanlar olsaydık dişleri dökülmüş ve cami duvarına pisleyen köpeğin ya eceli ya da hezimeti bizim elimizden olurdu. Rabbimin koruması altında olan Yüce Dinimiz elbette bize muhtaç değildir. Hiç olmadığı yerde yine ebabil kuşları gelebilir. Fakat bizler kurtulmaya muhtacız. Çünkü aciz olan bizleriz. Çünkü çaresiz olan bizleriz. Cenneti arzuluyorsak karınca misali o büyük ateşi söndürmek için su taşıyıp, laf söyleyenlere de “Hiç olmazsa o uğurda ölürüm.” diyebilmeliyiz. Aksi halde bizleri bu acizlik ateşinde kurtarmaya gelen olmayacaktır.
O kutsal topraklar bizim namusumuzdur. Namusu için gözünü budaktan sakınmayan bizler şimdi neden deve kuşu misali başımızı torağa gömüyoruz? Hilafet bide bizde iken o topraklar elimizden gitti. “Kudüs esirken ben nasıl gülerim?” diyen Selahaddin Eyyûbi bekleme sevdamız ne zaman son bulacak? Ne zaman bizim olanı almak için sefer hazırlığı başlayacak?
Unutmayalım; Sancak düştüğü yerden kalkar.

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.