Son Dakika Coronavirüs Haberleri Korona Yaz 8119'a Gönder 10 ₺ Bağışta Bulun

Kur’an-ı Kerim’in Toplanması Kitap Haline Gelmesi

Ahmet Tekin
06 Nisan 2020 Pazartesi 03:26

Kur’an-ı Kerim ayetleri nazil olduğunda ilk defa Peygamberimiz ezberlerdi. Sonra Ashab-ı Suffe denilen sahabelerin ilimle uğraşan bölümü ayetleri ezberler Kur’an-ı Kerim böyle hıfzedilirdi.

 Zeyd b. Sâbit r.a. anlatıyor: Yemâme savaşında, birçok kurrâ (hafız akıncı)nın şehit edilmesinden sonra, Ebû Bekir r.a. beni çağırttı. Gittiğimde Ömer b. Hattâb r.a. da yanında idi. Ebû Bekir r.a.: “- Ömer, bana geldi ve Yemâme savaşında ashaptan birçok kurrâ (hafız akıncı)nın öldürüldüğünü söyledi. Savaşın, başka bölgelerde de şiddetlenip daha birçok kurrânın ölümüne sebep olmasından korkuyorum, bu sebeple Kur’ân’ın bir mushafda toplanmasına başkanlık etmeniz gerektiğini düşünüyorum” dedi. Ben, Ömer’e: “- Rasûlüllah’ın yapmadığı birşeyi nasıl yaparsın?” dedim. Ömer: “- Vallahi bu, hayırlı bir iştir” diye cevap verdi. - Ömer bana bu müracaatlarını yapmaya devam etti. Allah da benim gönlümü bu işe açtı. Ben de Ömer’in düşündüğü şeyleri doğru buldum.

Zeyd r.a. devam eder: Sonra, Ebû Bekir bana: “- Sen genç ve akıllı bir adamsın. Hiçbir şekilde seni itham edecek eksik-gedik bir tarafın da yok. Sen aynı zamanda Rasûlüllah’ın vahiy katipliğini yaptın. Bu sebeplerle Kur’ân’ı araştır ve toplayarak bir araya getir” diye emretti.

 Vallahi dağlardan birini başka bir yere nakletme sorumluluğunu verselerdi, bu Kur’ân’ı toplayıp bir araya getirme işinin sorumluluğunu bana vermesinden daha ağır gelmezdi.

Sonunda, Ebû Bekir’in ve Ömerin gönlünü bu işe açan Allah, benim gönlümü de bu işi yapmaya ısındırıp açtı. Ben de hurma dallarının uygun yerlerinde ve yaprak taşlar seramikler (deri parçaları) üzerinde yazılı ve insanların hafızalarında bulunan Kur’ân’ı toplamak üzere araştırdım. Ebu Huzeyme’nin dışında, kimsede bulamadığım Tevbe sûresinin sonundaki iki âyeti  “Allah bana yeter. Hak ilâh yalnızca O’dur. O’na dayanıp, güvendim, işlerimi O’na havale ettim. O, yüce arşın, sınırsız kudret ve iktidar makamının Rabbidir”de.”  Ensâr’dan Ebû Huzeyme r.a. de buluncaya kadar bütün Kur’an âyetlerini araştırdım.

Bu topladığım sahifeler, Allah ruhunu alıncaya kadar Ebû Bekir r.a.’in yanında kaldı. Sonra yaşadığı süre içinde Hz. Ömer’in yanında muhafaza edildi. Sonra Hz. Ömer’in kızı Hz. Hafsa r.a.’nın yanında muhafaza edildi.

Enes r.a.’den: Huzeyfe b. el-Yemân, Hz. Osman r.a.’ın huzuruna geldi. Huzeyfe Iraklılarla birlikte Ermenistan ve Azerbaycan fethi için Şam halkı arasından orduya asker topluyordu. Şam ve Irak halkının Kur’an kıraati konusundaki ihtilafları Huzeyfe’yi korkuttu. Bu sebeple Huzeyfe, Osman r.a.’e: “- Ey mü’minlerin Emîri, bu ümmetin, kitaplarında hıristiyanların ve yahudiler’in ihtilafına benzer bir ihtilafa düşmeden, bu ümmetin imdadına yetiş!” dedi.

 Bunun üzerine Osman r.a. “- Bir kaç mushaf yazarak çoğaltabilmek için mevcut sayfaları bize gönder, işimiz bitince sayfaları sonra iade ederim” diye Hafsa r.a.’ya haber gönderdi. Bunun üzerine Hafsa, muhafaza ettiği sayfaları Osman’a gönderdi. Osman r.a., Zeyd b. Sâbit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. Âs ve Abdurrahman b. Hâris b. Hişâm’a bu sayfaları birkaç mushaf halinde çoğaltmaları talimatını verdi. Bunlar da, o sayfaları birkaç mushaf halinde çoğaltırlar. Hz. Osman bu heyetteki Kureyş’ten üç kişiye: “- Kur’an’daki kelimeyi yazmakta, siz Zeyd b. Sabitten farklı düşünürseniz, Kureyş’in kullandığı dile göre o kelimeyi yazınız; çünkü Kur’an, Kureyşin dili ile inmiştir” dedi.

Öyle yaptılar. Yazarak mushaf çoğaltma işi tamam olunca, Osman r.a. sahifeleri Hafsa r.a.’ya iade etti. Çoğaltılmış mushaflardan da her bölgeye birer nüsha gönderdi. Bunların dışında muhtelif sayfalarda veya Mushaflarda yazılı Kur’anların yakılması talimatını verdi.

Zeyd b. Sâbit r.a. anlatıyor: Mushafı yazarak çoğaltırken Rasûlüllah s.a.’in okuduğunu işittiğim Ahzâb sûresinden bir âyeti kaybettim. Onu Aradık. O âyeti de Huzeyme b. Sâbit el-Ensârî’nin yanında bulduk. O âyet Ahzâb sûresinin 23. âyetidir. O âyeti de mushafta, sûredeki yerine koyduk. Tirmizî’de şu ilave vardır: Yazarak çoğaltma sırasında “Tâbût” mu, “tâbuh” mu yazılacağı konusunda ihtilaf ettiler. Kureyşliler: “- Tâbût” dedi. Zeyd b. Sâbit ise: “- Tâbuh” olacak, dedi. İhtilâfı Osman r.a.’e arzettiler. Osman: r.a. “- Tâbût” diye yazın! Zira Kur’an, Kureyş’in dili ile inmiştir.” dedi.

Huzeyfe r.a. Ermenistan ve Azerbeycan’ın fethi için Şam’dan ve Irak’tan orduya asker topladığı sırada Osman r.a.’ın yanına geldi. “- Ey mü’minlerin emiri, bu ümmetin imdadına yetiş. Bu ümmet de, yahudilerin ve hıristiyanların kitaplarındaki ihtilafları gibi, Kur’an’da ihtilafa düşüyorlar” dedi. Osman r.a.:

 “- Benim düşüncem insanları bir mushafta birleştirerek ihtilafın önüne geçilmesidir” dedi. Osman r.a. Ebu Bekir r.a. zamanında yazılan Hafsa r.a.’nın yanındaki sayfaların getirilmesini emretti. Sayfalar getirildi. Kıraatte ve yazıda mahir ashabtan dört kişi seçildi. Zeyd b. Sabit hariç hepsi Kureyş’tendi. Zeyd ise ensardandı. Osman r.a., Hafsa’dan r.a. gelen sahifelere dayanılarak mushafın yazılması talimatını verdi. Rivayete göre Osman r.a.. “- İnsanların (heyetin) en güzel yazı yazanı kim?... diye sordu. “- Rasûlüllah s.a.’in katibi Zeyd b. Sabit” dediler. “- Heyetin iraba uygun en doğru ve en edebi konuşanı kim?” diye sordu. “- Said b. As r.a.” dediler. Osman r.a. “- Kardeşlerinin huzurunda Said imla ettirsin, Zeyd yazsın” talimatını verdi.

 Onlarla beraber heyete iştirak eden bir grub daha vardı: İmam Malik’in dedisi Malik b. Ebu Amir, Abdullah b. Abbas, Übey b. Ka’b, Enes b. Malik, kesir b. Eflahda vardı. Yedi mushaf yazdılar. Osman r.a. birini Medîne’de tuttu. Birini Mekke’ye gönderdi. Birini Yemen’e gönderdi. Birini de Behreyne gönderdi. Birini Basra’ya gönderdi. Birini Kûfe’ye gönderdi. Birini de Dımaşka (Şam’a) gönderdi. İltibasa meydan verilmemesi için de bunların dışındakilerin yakılması talimatını verdi.

Mehmet Hakan Kekeç

Yıldırım Bayezid’in Kemikleri Neden Yakıldı?

Ahmet Tezcan

Afedersiniz Ama Siz Aynalı Sazan Mısınız?

Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

Genetiği Değiştirilmiş Doktorlar (GDD)!

Dr. Ömer Aydın

27 Mayıs'ta Türkçe Ezana Direnen Alperen

Halit Emre Aydın

Biz Çocuklar Gibi Şendik, Ama Şenlik Yetmezdi

Erdal Şimşek

İstifa Et Ey Ahmak Bülent Arınç!