Yüce Allah, Tevbe suresinde “Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslam’a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olana, yolda kalana mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir.” buyuruyor. İslamın şartlarından dördüncü olan zekat vermek oruç ibadetinden daha önce farz kılınmıştır. Diğer ibadetlerden farklı olarak insanın malı ile yaptığı bir ibadettir. Dini ölçülere ayarlı olarak durumu iyi Müslüman insanların her sene varlıklarının ve parasının kırkta birini yoksul olan kardeşlerine vermesidir. Müslüman insanlar arasındaki kardeşlik duygusunun artmasını sağlayan zekat, Kur'an-ıo Kerim'de otuz yedi yerde bulunmaktadır. Zekat ibadetinin Kur'an'da fazlaca konusunun geçmesi, dinimizin ne kadar öenm verdiğini göstermektedir.

Zekat, kalbin cimri olmasından korur. Sahip olunan mal üzerindeki fakirin hakkını temizler ve malı güvence altına alır. Zengin insanlar şefkat ve merhamet duygularını arttırarak daha fazla hayır ve hasenadın artmaasına vesile olur. Zekat, fakir insanların kıskançlık hastalığından korur ve zengine karşı haset içinde olmasını engeller. Malını kendisi ile paylaşam zengine sevgi besler ve saygı duyar. Zekat zenginle fakiri kaynaştırır ve toplum içerisinde birlik, beraberlik duygusunu geliştirerek Müslümanlar arasındaki uhuvveti arttırır.