İnsanların adetlerine ve alışkanlıklarına yer edinen iyi gibi gözükmesine rağmen bizler için pekte hayırlı olmayan işler var. Bu işler öyle ki bizlere kurtuluşumuza vesile olacak günleri kaybettiriyor. Ramazan ayının son on gününün anlamını ve değerinin çoğu Müslüman bilmektedir. Bu değerin bilinmesine rağmen azınlık bir kesim bunu hakkıyla idrak edebiliyor. Yani o günleri temizlik yapmaya, baklavalar tatlılar yapmaya ayırıyoruz. Bizim için kurtuluş olacak günleri temizlikle harcıyoruz.

Günümüze kadar bu şekilde gelen alışkanlıklara artık daha dikkat etmeli bu günlerin önemini ve değerini anlayıp ona göre hareket etmeliyiz. Kendimizi Ramazan ayının son on gününde bayram temizliğine yahut mutfak işlerine kaptırmayalım. Kurtuluşumuza vesile olacak günleri daha dolu bir şekilde geçirmeye çalışalım. Peki bunun için neler yapmalıyız? Efendimizin yaptığı gibi inzivaya çekilebiliriz. Dünya ile iletişimi keserek Rabbimize samimi bir kalp ile yönelebiliriz. Her zamankinden daha fazla Kur’an okumaya gayret edebiliriz. Zira Kur’an bizim Allah ile muhabbet etmemize bir vesiledir. Son günleri sürekli dua ederek geçirebiliriz. Ağzımızı dua etmeye alıştırmalıyız. Efendimizin yapmış olduğu sünnetlerden bilmediklerimizi hayatımıza geçirmeye çalışabiliriz. İnsanlara ve ihtiyaç sahiplerine daha fazla yardımda bulunmaya özen gösterebiliriz.