Allah, Abdullah oğlu Muhammed’i Elçi olarak seçti ve kullarına tebliğ yapması için insanlığa gönderdi. İslam dini ile şereflenen her insanın Hz Muhammed (s.a.v.)’i Allah’tan gelen ilahi bir lütuf olarak görmesi gerekmektedir. Daha sonrasında bu lütfun dünya ve ahiret hayatı açısından ne anlama geldiğini bilmek gerekmektedir. Günahlardan arınmak için, yüce kitap Kur’an-ı Kerim’i öğrenebilmek için, Allah’ın rızasına erişip kurtuluşa kavuşmamız için Peygamber’imiz Hz. Muhammed’e sarılmamız gerekmektedir. Efendimiz’in insanlığa gönderilmesi ile birlikte birçok hayat felsefesi değiştirilmiştir. İnsanların eskiden alışkanlık haline getirdiği, İslam dininin ahlakına ters düşen adetler, gelenekler değiştirilmiştir. Efendimiz’le birlikte bunların yerine iyi, güzel ve insana fayda sağlayan yenilikler getirilmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Allah’ın elçii olduğuna ve Kur’an-ı Kerim’in onunla birlikte gönderilmesine inanmayan kişilerin İslam dinine girebilmesi mümkün değildir. İslam’ın beş şartından birisi olan kelime-i şehadet getirmek için Hz. Muhammed’in Allah’ın Rasülu olduğuna inanmak gerekmektedir.

Allah, Kur’an’da Peygamber Efendimiz’in hukukuna dair ayetlere fazlasıyla yer vermiştir.
‘Resulüm! Sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların elleri üstündedir.’ Fetih-10

‘Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.’ Ahzab-45-46

‘Biz hiç bir peygamberi, Allah’ın izni ile kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik’ Nisa-64

‘Resulullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının!’ Haşr- 7