Atletizm: Hz. Peygamber’in, eşi Hz. Âişe ile ara ara koşu yarışı yaptığı, bu şekildeki yarışları teşvik ettiği ve sahâbenin de bu tür yarışmalar içerisinde bulundukları kaynaklarda zikredilmektedir. Günümüzde de en yaygın spor dallarından birisidir ve uygulama alanı da pek fazladır. Bu sporu yapanların sağlığı açısından faydalı olduğu gibi izleyenler içinde heyecanlı ve hoş bir vakit geçirmelerini sağlar.

Güreş: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in, kuvveti ile tanınan Rükâne adındaki birisiyle güreştiği ve onu yendiği rivayet edilmiştir. Tam anlamıyla ata sporu olarak isimlendirmeye müsait olan güreş, hem amatör hem profesyonel olarak insanlara teşvik edilmesi gereken bir spor dalıdır.

Okçuluk: Hz. Peygamber, okçuluk ve atıcılık hakkında“Onlara karşı elinizden geldiğince kuvvet hazırlayın” âyetindeki kuvveti, ok atma olarak açıklamıştır. Bunun yanında, Hz. Peygamber’in ok atmayı, öğrenmeyi ve uygulamayı teşvik ettiğine dair pek çok rivayet vardır. Ancak, Hz. Peygamber, tâlim ve uygulama yaparken hedef olarak canlı hayvanların kullanılmasını yasaklamıştır.

Binicilik: Efendimizin devamlı teşvik ettiği, kazananlara ara ara maddî ödül verdiği, çoğu kere kendisinin bizzat iştirak ettiği sportif fdallarından birisidir. Çocukluğunda yüzmeyi de öğrenen Resûl-i Ekrem atıcılık, binicilik ve koşunun yanında yüzmenin de öğrenilmesi sahabelerine teşvik etmiş, hatta bir babanın çocuğuna karşı görevlerinden söz ederken onları helâl rızıkla besleme, yazıyı öğretme yanında atıcılık ve yüzme öğretmeyi de ifade etmiştir.