Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed (sav), her haliyle bütün insanlara örnek olan bir nebiydi. Peygamberimizin güzel ahlakından enbelirgin özelliği ise muhakkak güvenilir olmasıdır. Nübüvvet gelmeden öncede güvenilir bir özelliğe sahip  olması tüm Kureyş'lilerin dilindeydi. Müslüman olan yahut olmayan kimseler gözleri kapalı bir şekilde Efendimize güvenerek değerli eşyalarını emanet edebiliyorlardı. Bu nedenle O'na Muhammed'ül Emin sıfatını vermişlerdi. 

Mekke'liler çözüme ulaşamadıkları tüm problemler karşısında Efendimiz'e gelerek yardım talep ederlerdi. Çünkü O'nun herkesten en iyi sonuca ulaşacağıni biliyorlardı. en adil kararı verdiğine inanarak saygı duyarlardı. Peygamber Efendimiz söz verdiğinde muhakkak o sözünü tutardı. Kendine emanet edilenleri iyi muhafaza eder ' Emaneti gözetmeyenin imanı yoktur' buyururdu.

Kendisine nübüvvet gelmeden önceki zamanlarda, Kabe'nin yeniden yapılması sırasında Kureyş kabileleri birlikte çalışmışlardır. Ancak sıra Hacer'ül Esved taşını kimin koymasına gelince aralarında bir husumet çımıştır. Taşı kimin yerine koyacağına karar veremeyen kabileler üç günün ardından bir karar alırlar. Kabe'nin gösterdikleri kapısından ilk kim girerse onu aralarında hakem yapacaklardır. Bütün gün kapıyı gözetleyen Kureyş'liler, Efendimizin geldiğini görünce hep birlikte sevinmişlerdi. Biliyorlardı ki en iyi ve adil olan kararı Efendimiz verecekti. Hacer'ül Esved'i koymak için bir örtü isteyen Efendimiz, taşı örtüye koydu. Ardından her kabileden bir kişiyinin örtüden tutmasını istedi. Taşın koyulacağı yere kadar körtüyü kaldırdıklarında Efendimiz kendi elleriyle taşı yerine koymuştur.Efendimize düşman olan Mekke'liler dahi onun ne derecede güvenilir bir insan olduğunu biliyorlardı. Uzak bir yere gidecekleri zaman değerli eşyalarını ona vermekten hiç çekinmezlerdi.