Ramazan ayının büyük bir eğlence ve sevgiyle karşılanmasının en güzel örneklerini Osmanlı Devleti göstermiştir. Devletin her biriminde ayrı bir şekilde hissedilen Ramazan ayını bütün toplum en güzel şekilde karşılamaya gayret gösterirdi. Osmanlı’da yaşayan durumları iyi olan vatandaşlar Ramazan ayı boyunca tebdil-i kıyafete bürünerek farklı bölgelerdeki bakkal ve dükkanlara girer veresiye defterinde borcu olanların borçlarını öderlermiş. Borcu ödenen vatandaşlar borcunu kimin ödediğini bilmediği gibi, borcu ödeyen kimselerde kimin borçlarını ödediklerini bilmezlerdi. Sadakanın gizli olanının sevabını bilen vatandaşlar yardımlarını gizliden yapmaya özen gösterirlerdi.

Osmanlı Devleti zamanında Ramazan’ın ne zaman başlayıp ne zaman bittiği şimdiki kadar kolay hesaplanamıyordu. Bu sebepten dolayı Ramazan ayının geldiğini haber verenler çeşitli hediyelerle ödüllendirilirdi. Ramazan gecelerinde gölge oyunu, orta oyun gibi bir takım eğlenceler düzenlenirken sahur vaktinde de sokakları dolaşan davulcuların okuduğu maniler de mahalle sakinlerini mest ederdi. Osmanlı’da Ramazan manilerinden birkaçı;

Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım tok ama
Arkadaşımın canı börek ister

Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim devletli efendim
Vakti şerif hayrola

Bekçiniz kapıya geldi
Cümlenize selam verdi
Darılmayın iki gözüm
Bahşiş almaya geldi