Orhan Veli Kanık, daha çok Orhan Veli olarak bilinen Türk şair. 

Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.

ORHAN VELİ KANIK ŞİİRLERİ

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız, 
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle? 
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce. 
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum. 

İstanbul'u Dinliyorum

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı 
Önce hafiften bir rüzgar esiyor; 
Yavaş yavaş sallanıyor 
Yapraklar, ağaçlarda; 
Uzaklarda, çok uzaklarda, 
Sucuların hiç durmayan çıngırakları 
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Kuşlar geçiyor, derken; 
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. 
Ağlar çekiliyor dalyanlarda; 
Bir kadının suya değiyor ayakları; 
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Serin serin Kapalıçarşı 
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa 
Güvercin dolu avlular 
Çekiç sesleri geliyor doklardan 
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu 
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; 
Dinmiş lodosların uğultusu içinde 
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Bir yosma geçiyor kaldırımdan; 
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. 
Birşey düşüyor elinden yere; 
Bir gül olmalı; 
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; 
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; 
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; 
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından 
Kalbinin vuruşundan anlıyorum; 
İstanbul'u dinliyorum.

Vatan İçin

Neler yapmadık su vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

RÜYA

Annemi ölmüş gördüm rüyamda. 
Ağlayarak uyanışım 
Hatırlattı bana, bir bayram sabahı 
Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp 
Ağlayışımı.

YAŞAMAK

Biliyorum, kolay değil yaşamak, 
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne; 
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri, 
Gündüzleri gün ışığında ısınmak; 
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün, 
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine... 
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan- 
Her şeyi unutabilmek maviler içinde. 

II 

Biliyorum, kolay değil yaşamak; 
Ama işte 
Bir ölünün hala yatağı sıcak, 
Birinin saati işliyor kolunda. 
Yaşamak kolay değil ya kardeşler, 
Ölmek de değil; 
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.

 GÜN OLUR
 
Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda. 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra. 
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; 
Çiçekler gürültüyle açar; 
Gürültüyle çıkar duman topraktan. 
Hele martılar, hele martılar, 
Her bir tüylerinde ayrı telaş!... 
Gün olur, başıma kadar mavi; 
Gün olur başıma kadar güneş; 
Gün olur, deli gibi...
 
KAPALI ÇARŞI 
 
Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin, 
Sandık odalarında; 
Senin de dükkanın öyle kokar işte. 
Ablamı tanımazsın, 
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı; 
Bu teller onun telleri, 
Bu duvak onun duvağı işte. 
Ya bu camekandaki kadınlar? 
Bu mavi mavi, 
Bu yeşil yeşil fistanlı... 
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle? 
Ya bu pembezar gömlek? 
Onun da bir hikayesi yok mu? 
Kapalıçarşı deyip geçme; 
Kapalıçarşı, 
Kapalı kutu.
 
MAHALLEMDEKİ AKŞAMLAR 
 
Kımıldanır mahallemin daralan ruhu 
Basma perdelerimde gün batarken 
Atıp saatler süren uykusunu 
Odama uzanır akasyam pencereden 
Kırmızı uzak damlarda bir serinleme 
Uyanır gündüz uykusundan evler 
Kapılarda işleri ellerinde 
Kadınlar giyinip kocalarını bekler 
İyi insanların ruhudur yakınlaşır 
Takunya sesleri gelir evlerden 
Yalnız bu dem rahat bir dünya taşır 
Bin mihnet dolu kafasında yorgun beden 
Her şeyin geliş saatidir akşam 
Mahallede ömürler akşamüstü başlar 
Hepsi burda buluşmaya gelir akşam 
Başka dünyalardan ayaklar, başlar..
 
BEDAVA 
 
Bedava yaşıyoruz, bedava; 
Hava bedava, bulut bedava; 
Dere tepe bedava; 
Yağmur çamur bedava; 
Otomobillerin dışı, 
Sinemaların kapısı, 
Camekanlar bedava; 
Peynir ekmek değil ama 
Acı su bedava; 
Kelle fiyatına hürriyet, 
Esirlik bedava; 
Bedava yaşıyoruz, bedava.
 
BAYRAM
 
Kargalar, sakın anneme söylemeyin! 
Bugün toplar atılırken evden kaçıp 
Harbiye nezaretine gideceğim. 
Söylemezseniz size macun alırım, 
Simit alırım, horoz şekeri alırım; 
Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar, 
Bütün zıpzıplarımı size veririm. 
Kargalar, ne olur anneme söylemeyin
 
GEMİLERİM 
 
Elifbamın yapraklarında 
Gemilerim, yelkenli gemilerim. 
Giderler yamyamların memleketlerine 
Gemilerim, yan yata yata; 
Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş; 
Gemilerim, kırmızı bayraklı. 
Elifbamın yapraklarında 
Kız Kulesi, 
Gemilerim.
 
Son Dakika Kültür-Sanat Haberleri için aşağı kaydırın.