Minyatür Nedir? Osmanlı'da Minyatür Sanatı Gelişmiştir?

Osmanlı Devleti'nin dünya mirasına en büyük katkılarından olan minyatür sanatı, tarihe adeta ışık tutuyor. Peki minyatür nedir? Minyatürün özellikleri nelerdir?

Minyatür Nedir? Osmanlı'da Minyatür Sanatı Gelişmiştir?

Minyatür Nedir? Osmanlı'da Minyatür Sanatı Gelişmiştir?

Minyatür, çok ince işlenmiş küçük boyutlu resim ve resim sanatlarına verilen terimdir. Minyatür kelimesi Latince "miniare" kelimesinden türetilmiş Fransızcaya ise "miniature" biçiminde geçmiştir. Osmanlı, bu terimin yerine "nakış" veya "tasvir" sözcüklerini kullanmıştır. Minyatür çok eski tarihlerden beri bir resim tarzı olarak geçmektedir. Bölgelerde minyatür sanatı, yapılış biçimi açısından farklılık göstermez konularında farklılıklar gösterir.

MİNYATÜRÜN ÖZELLİKLERİ

Minyatürde perspektif yoktur ve figürler birbirini kapatmaz. Geride kalanlar yukarı doğru çizilerek ön ve arka oluşturulur. Kişilerin önemine göre orantı kurmak, manzara ve mimari yapılarda boy farkı yaratmamak, detayları bütünüyle göstermek, altın ve gümüş kullanmak başlıca özellikleridir.

TARİHİ

Dünyanın en eski minyatürlerine Mısır’da rastlanmıştır. MÖ 2. yüzyılda papirüsler üzerine yapılan minyatürler en eski minyatürlerdir.

Minyatür sanatı Türk-İslam coğrafyasında farklı zaman ve kültürel mozaikten besleniyordu. Yalnızca Osmanlı’ya ait bir tasvir biçimi yoktu. Bu tasvir biçimi, genel manada kitap süsleme sanatı olarak değerlendiriliyordu.



En eski bilinen kitap düzenleme geleneği, Abbasi halifesi Memun’un geç antik dönem eserlerini kitaplara dönüştürdüğü 9. yüzyıldır. Bu eserlerde antik döneme ait tıp, botanik, felsefe, astronomi konulu kitapların hazırlanması sırasında minyatür sanatının temelleri atılmıştır.

Resmetmenin amacı; kitaplarda anlatılanların, okuyucunun kafasında şekil almasına yardımcı olmaktır. Bu tasvirler zaman içerisinde kendine has bir tarz oluşturmuştur.

Orta Asya’da Uygurlar döneminde Türklerde minyatür ortaya çıkmıştır. Uygur Türklerinin 8.yüzyıl ortalarında Turfan bölgesinde meydana getirdikleri minyatürler daha sonra Türk minyatür sanatının kaynakları olmuştur. Günümüze ulaşan bazı minyatürlü yaprak parçaları, bu dönem minyatürlerinde Mani Dini’nin etkili olduğunu gösterir.

Selçuklularda ise 11. yüzyılda rastlanan resmetme geleneği ilim-fen ve edebi konular olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İlim ve fen konulu resimler genelde Antik döneme ait eserlerin çevirileriyle birlikte resmedilirdi.



OSMANLI'DA MİNYATÜR

Osmanlı İmparatorluğu, minyatür sanatı tarihi açısından çok önemli değişimlere imza atmış bir devlettir. Osmanlı minyatürleri halen eğitim metodu olarak çeşitli kaynaklarda kullanılmaktadır. Osmanlı minyatürleri 19. yüzyıla kadar geleneksel olarak sürdürülmüş bir sanat dalı olarak direnmiştir. Osmanlı’da tasvir geleneğine "hurde nakş" veya "nakış" denmiş; bu geleneği sürdüren sanatçılara ise "nakkaş" ismi verilmişti. Bu dönemde klasik minyatür anlayışının temelleri atılmış ve zamanla altın dönemini yaşamıştır.

Osmanlı'da minyatür sanatında ismi en çok duyulan ve bilinen isimler; Nakkaş Nigari, Nakkaş Osman, Levni, Nakkaş Hasan, Matrakçı Nasuh'tur. Sanatın gelişmesi ve farklı üslupların ‘geleneksel’ olanın içinde harmanlanmasına izin vererek minyatüre yön veren bu isimler; Osmanlı minyatür sanatının altın kaidelerini oluşturmuşlardır.

19. yüzyıl başlarında Avrupa resim sanatının etkileri Osmanlı'da kendini göstermeye başlamıştır. Artık resimler daha gerçekçi bir üslupla resmedilmiş, figürlere gölge, boyut, derinlik kazandırılarak minyatürün klasik kaideleri yavaş yavaş terk edilmeye başlanmıştır.

Minyatür sanatı günümüzde geleneksel sanatlarla ilgilenen sanatçılar tarafından icra ediliyor ve eski bir gelenek üslubu olarak varlığını sürdürüyor.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR