25 Mayıs 2019
  • Istanbul 23°
  • Ankara 22.78°
  • Izmir 27.22°
İmsak 03:40
Güneş 05:32
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:30
Yatsı 22:14
BIST86.072
Dolar6,0802
Euro6,8436
Altın251,24

Kürk Mantolu Madonna Romanından Altı Çizili 10 Cümle

Türk Edebiyatının ölümsüz eserlerine imza atan Sabahattin Ali, '2 Nisan' olan ölüm yıl dönümünde anılıyor. Ali, Maria Puder ve Raif Efendi'nin aşkını konu aldığı romanı Kürk Mantolu Madonna'yı, çatlak kolunu acısını giderebilmek için sık sık sıcak suya sokarak yazdı. İşte o kitaptan 10 yürek burkan cümle.

Kürk Mantolu Madonna Romanından Altı Çizili 10 Cümle

Kürk Mantolu Madonna Romanından Altı Çizili 10 Cümle

Raif Efendinin  Maria Puder'e olan aşkını ve mektuplarını içeren Kürk Mantolu Madonna romanından içinizi acıtacak birkaç söz...

 

KÜRK MANTOLU MADONNA'DAN YÜREK BURKAN 10 SÖZ

İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım! Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak! Ama ben dayanacağım... Şimdiye kadar olduğu gibi.

(Sayfa 46)

 Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir? Birçok şeylere ihtiyacımızı, ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

(Sayfa 86)

 

Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim. Bu hâl gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu; fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.

(Sayfa 73)

 

Acı acı güldüğümü hissettim. İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişimi içerliyordum. Yirmi dört yaşına geldiğim hâlde hala çocukluğumun saflığından kurtulamamıştım.

(Sayfa 69 )

Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken mevcut olanları kaybettik.

(Sayfa 120)

 

"Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırsan gelirim" dedi. 
"Nereye çağırırsan gelirim!"

(Sayfa 140)

 

Asıl mühim olan, iki insanın birbirini bulması bu derece güç olan şu dünyada, bu nadir saadete ermekti. Öte tarafı hep teferruattı.

(Sayfa 138 )

 

İçime ondan başka kimsenin girmesine müsaade etmemiştim.

(Sayfa 158)

 

"Hayır, hayır!” diyordu. İnsanlar bana hiçbir şey yapmadılar. Hiçbir şey... Hep ben... Hep ben…

(Sayfa 45)

Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.

(Sayfa 149)

 

Son Dakika Kültür-Sanat Haberleri için sayfayı aşağı kaydırın.

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.