İstanbul'un Eski Yapısı

Tarihi Yarımada'da görülmesi gereken İstanbul'un eski yapısı "Dikilitaş" ile ilgili tüm bilinmeyenleri sizler için derledik.

İstanbul'un Eski Yapısı

İstanbul'un Eski Yapısı

İstanbul'un en eski yapısını hiç merak ettiniz mi? Belki çoğu kez yanından geçtiniz, tarihinin milattan öncelere dayandığını belki hiç düşünmediniz. Şehrin en eski yapısı Sultanahmet Meydanı'nın güney tarafında Yılanlı Sütun'un yanında M.Ö 1453 yılından beri varlığını sürdüren "Dikilitaş"tır.

Mısır hükümdarlarından 3. Thutmosis'in Asya'da kazandığı zaferlerin anısına diktirdiği taş, tarihe adeta meydan okuyor.

İlk olarak Mısır firavunu III. Tutmosis tarafından M.Ö 15. yüzyılda yaptırılan Dikilitaş, Karnak tapınağının güneyine dikilmişti. Roma imparatoru II. Constantius MS 357 yılında Dikilitaş'ı tahtta bulunuşunun 20. yılı onuruna Nil ırmağı üzerinden İskenderiye şehrine getirmiştir. Hipodrom'da şimdiki yerine diktiren ise I. Theodosius'tur. M.S 390 yılında imparator I. Theodosius dikilitaşı gemi ile İstanbul'a getirterek Hipodrom'da şimdiki yerine diktirmiştir.

Osmanlı döneminde Hipodrom’un yok olmasıyla Dikilitaş hokkabaz ve cambazların sahnesine dönüşmüştür. Meydanda düzenlenen büyük şenliklerde cambazlar taşın üzerine tırmanarak veya ip üzerinde yürüyerek akrobatik gösteriler sunmuştur.

Sultanahmet Camii’nin inşası ile zemin seviyesinin yükselmesi sebebiyle Dikilitaş’ın kaide kısmı toprak altında kalmıştır. 1856 yılında British Museum arkeologlarından Charles Newton tarafından, meydanda bulunan diğer eserler, Yılanlı Sütun ve Örme Sütun ile birlikte Dikilitaş’ın da çevresi kazılarak kaidesi ortaya çıkarılmış ve etrafı bugünkü korkuluklarla çevrilmiştir. 20. yüzyılın ilk yarısında da anıtın yosun tutan cepheleri temizlenmiş ve restorasyondan geçirilmiştir.



Dikilitaş’ın bugünkü yüksekliği 19,59 metre ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur. Ancak orijinal boyunun 30 metre olduğu tahmin edilmektedir. Taşın kesilmiş olduğu üzerindeki yarım kalan hiyerogliflerden anlaşıldığı gibi, Mısır’daki bir tapınağın duvarındaki, anıtın tam halini gösteren bir kabartmadan da anlaşılmaktadır. Taşın İskenderiye’de gemiye yüklenirken mi yoksa İstanbul’da dikilirken mi kesilmiş olduğu bilinmemektedir.

Antik Mısır Uygarlığı dönemine ait olan bu anıtın benzerleri Roma, Paris, Londra, New York gibi şehirlerde yer alır. Osmanlı ve Bizans döneminden kalma birçok tarihi eserin bulunduğu Sultanahmet Meydanı’na ayrı bir hava katan Dikilitaş, Tarihi Yarımada’da görülmesi gereken bir eser.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR