Allah'a samimiyetle kul olmak isteyenlerin asıl gayesi maddi olara değil manevi olarak kurtuluşa ermektir. Çünkü ahir zaman yolculuğunda insanın maddi hiç bir özelliğinin önemi olmayacaklar. Bedeninin ne kadar sağlıklı olması yada dünyada ne kadar zengin olması onun kurtuluşa ermesine vesile sayılmyacaktır. İnsanı, kendisine bahşedilen bu rızıkları Allah yolunda sarf ederek, ruhunu Allah'a yakınlaştırması kurtaracaktır. Bu sebeple dünyevi istek ve arzularının azalması gerekmektedir. Nefsin azgınlığının temel sebeplerinden biri olan oburluk ve çok yemek, insanın ibadet hayatını ve manevi dünyasını karartmaktadır.

Fazla yemek yemek, halsizlik ve uyuşukluğu beraberinde getirmektedir. Bu şekilde yapılan ibadetlerden insanın lezzet alması çok zordur. Oburluk bedene yapılan bir eziyet olduğu gibi insanın ruhunuda Allah'tan uzaklaştırmasına neden olur. Efendimiz (sav) hadislerinden birinde : ''Hiçbir insan midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Halbuki kişiye kendisini ayakta tutabilmek için bir kaç lokma yeter. Şayet bir kimsenin çok yemek yemesi gerekiyorsa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefsi için ayırsın.''

 İnsanın Allah'a yaklaşmasını engelleyen unsurlardan birisi olan oburluk, Ona kulluk vazifelerimizi yerine getirmemiz konusunda da bize mani olur. İnsanları kurtuluşa erdirecek olan maddi dünyası değildir. Allah kullarını dünyaya nasıl temiz gönderdi ise keni huzuruna geri döndüğünde aynı şekilde günahsız bir kalple gitmemizi istiyor.