Haber: Mustafa TERZİ

KIZ KULESİNİN TARİHİ

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan Kız kulesi geçmişten günümüze dek birçok tarihi olaya ve hikâyelere ev sahipliği yapmıştır.

Küçük bir ada üzerine inşa edilen kule sırasıyla Atina Krallığı, Bizans İmparatorluğu,Osmanlı Devleti ve günümüzde de Türkiye Cumhuriyeti bünyesinde çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. Yunanlılar döneminde mezarlık, Bizans döneminde gümrük istasyonu, Osmanlı döneminde savunma kalesi ve karantina alanı, son olarak da günümüzde Türkiye Cumhuriyeti tarafından da Turizm Bakanlığına bağlı olarak gezi ve restoran amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Ancak kurulduğu yıldan bu yana fener olarak boğazdan geçen gemilere yol göstermesindeki işlevini hiç kaybetmemiştir.

M.Ö 410 yılında yapılan Kız Kulesi 1500’lü yıllarda Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir. 1509 yılında Yavuz Sultan Selim zarar gören kuleyi onarmıştır. 17 yy ’da ise kuleye fener eklenerek deniz feneri olarak da kullanılmaya başlanmıştır. 1719 yılında bir kaza sonucunda yanan kuleyi Damat İbrahim Paşa restore ettirmiştir.

Osmanlı Devleti zamanında 1800’lü yıllar, salgın hastalıkların ortaya çıktığı ve kenti etkisi altına aldığı yıllar olarak bilinmektedir. 1830 ve 1837 yıllar arası kenti etkisi altına alan kolera salgın hastalığı nedeni ile Kız Kulesi karantina alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Buradaki asıl amaç hastalığın bulaştığı kişileri denizin içinde yer alan bu ada ’da gözetim altına alıp kente hastalığın yayılması engellemektir. Osmanlı Devletinde kuleye şimdiki görünümünü veren padişah ise II.Mahmut olarak tarihe geçmiştir.

Günümüzde Kız Kulesi dünya’da en çok ziyaret edilenler listesinde 5.sırada yer alarak hem halkımız hem de turist insanlar tarafından büyük bir rağbet görerek ziyaret edilmektedir. Son restorasyonunu 2000 yılında yapılan Kız Kulesi bu günlerde restoran olarak kullanılmaktadır.

Özellikle aşk adına anlatılan hikâyeler ile şehir efsanesi haline gelen yapı, başta sevgililer ve evli çiftler için vazgeçilmez bir alandır. İstanbul’da yaşayıp da bu yapıyı ziyaret etmemek veya bir fotoğrafını kareye almamak en büyük eksikliklerimizden biri olacaktır.

Kaynak: Haber 365