Ebru Sanatı Nasıl Ortaya Çıktı? En Eski Ebru Sanatçımız Kim?

Teknesindeki renklerin, suyun ve ebru sanatçısının ruh halinden yansıyanların sihirli bir karışımıyla adeta bizi büyüleyen ebru sanatı nasıl ortaya çıktı? En eski ebru sanatçımız kim?

Ebru Sanatı Nasıl Ortaya Çıktı? En Eski Ebru Sanatçımız Kim?

Ebru Sanatı Nasıl Ortaya Çıktı? En Eski Ebru Sanatçımız Kim?

 

Geleneksel İslam-Türk sanatlarının en önemlilerinden biri olan ebrû sanatının tarihini ve sanata dair tüm incelikleri sizler için derledik.

Suda erimeyen boyaların yoğunlaştırılmış su üzerine serpilerek nakışlı kağıt elde etme sanatına "ebru" denir.

Ebru kelimesi Çağatayca “Ebre”, Farsça “Ebrî” bulutumsu, bulut gibi anlamına gelip, daha sonraları dildeki vokal değişmesiyle Ebru haline gelmiştir.

EBRU SANATININ TARİHÇESİ

En eski Türk kağıt süsleme sanatlarımızdan ebrunun hangi tarihten beri bilindiğini kesin olarak söyleyemiyoruz ancak köklerinin 9. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı varsayılmaktadır. Kağıdın tarih sahnesine girmesiyle gelilen ebru, daha da gelişmiştir.

Japonya’da 10.-12. yüzyılda Sumi ressamlarının fırçalarını temizlemek için batırdıkları suda biriken boyaların başka bir kağıda alınarak oluştuğu tahmin edilen “Suminagaşi” tekniği günümüzde de yaşatılmaktadır. Suminagaşi toprak bazlı boyalarla değil, mürekkepler ve farklı boyalarla yapılmaktadır. Renklere belirli bir dalgalanma sağlamak için yelpazeler ya da üfleme teknikleri kullanılmaktadır.

13. yüzyılda Türkistan’da, Semerkant’ta ve 14. yüzyılda İran’ın doğusundaki Herat Yöresinde yapıldığına dair de bazı kaynaklar vardır. Ebru da aynen kağıt gibi İpek Yolu ve diğer ticaret yollarını kullanarak doğudan batıya yayılmıştır.

16.-17. yüzyılda Hindistan’da da ebru sanatını icra edilmekte, akkaseli ebru tekniğinin de uygulandığı bilinmektedir.

Ebru da aynen kağıt gibi İpek Yolu ve diğer ticaret yollarını kullanarak doğudan batıya yayılmıştır.

Ebrunun başlangıç tarihinin bilinmemesinin nedeni, ebrucuların eserlerine imza ve tarih atmamış olmalarıdır. Osmanlı arşivlerinde bulunan binlerce ebruda imza olmaması da araştırmaları zorlaştırmaktadır.

En eski ebru kağıdı 1554 yılına ait Malik-i Deylemi’nin talik yazı ile hafif ebru üzerine yazdığı yazısıdır. Hafif ebru bu sanatta hemen varılacak bir aşama olmadığından ebru’nun daha eski tarihlere dayandığı söylenebilir.

1608 yılında yazılmış olan “Tertib-i Risale-i Ebri” o devirde ebruya dair bilinenlerin bir araya getirildiği küçük bir bilgi hazinesidir. İstanbul’da beşyüz yılı aşkın bir süredir icra edildiği bilinen ebru, 17. yüzyıldan itibaren tüccarlar tarafından Avrupa ve Amerika’ya götürülmüştür. Avrupa’da ebru tekniğinin öğrenilip uygulanmaya geçilmesine rağmen her zaman Türk ebruları tercih edilmiştir. Halen Batı müzelerinde birçok ebru sanatçımızın eserleri bulunmaktadır.



TARİHTEN BUGÜNE EBRU SANATÇILARI

Ebru tarihinde bugüne kadar tesbit edilebilen ilk ebruzen “şebek” lakabı ile bilinen Mehmed Efendi’dir. Ebru yapımı ve terkiblerini anlatan en eski belge niteliğindeki “Tertib-i Risale-i Ebri” adlı eserde adı geçer. Şebek Mehmet Efendi’nin ebru çalışmaları, 1595 tarihli Fuzuli’nin üç şiirine ait hat çalışmalarında zemin olarak kullanılmış.

Ebru tarihinde bilinen en önemli üstadlardan biri de Hatib Mehmed Efendi’dir. Günümüzde “Hatip” adı ile anılan ebru türünü çokça kullandığından bu adla anılır olmuştur.

Osmanlı dönemi ebru sanatının bilinen bir başka ismi ise, İbrahim Ethem Efendi’nin babası ve Özbekler Tekkesi’nin şeyhi olan Şeyh Sadık’tır. Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi’nin ilk şeyhi Sadık Efendi, Buhara’da iken öğrendiği ebru yapımını burada da icra etmiş ve oğlu Şeyh Hezarfen Edhem Efendi’ye öğretmiştir. Edhem Efendi gibi bir hezarfen olan öğrencisi Necmeddin Okyay da ustasından öğrendiği ebru sanatına çiçek motiflerini kazandırmıştır ve yeğeni Mustafa Düzgünman’a ebru yapımını öğreterek Türk ebrusunun bugüne ulaşmasına vesile olmuştur.

Günümüzde bu sanatı devam ettiren ustalar arasında Niyazi Sayın, Fuad Başar, Alparslan Babaoğlu, Timuçin Tanaslan, merhum Nusret Hepgül, Feridun Özgören ve bir çok genç sanatçı mevcuttur.


EBRUDA KULLANILAN MALZEMELER

Boya

Ebru kâğıdının yapımında, doğadaki renkli kayaç ya da topraktan elde edilen ve toprak boya denen boyalar kullanılır. Bunlar madeni ya da bitkisel kökenli ve suda erimeyen boyalardır. Ebruculukta anilin boyalar da kullanılmaz; çünkü bu boyalar, üstüne serpilecekleri kitreli suyun içinde erir, dolayısı ile kâğıdın yüzeyinde tutunamaz, dökülürler. Kısacası, ebruculukta kullanılacak boyaların suda erimemeleri, yağ içermemeleri gerekir. Ebru yapımında kullanılacak boyalar, son derece iyi ezilmiş ve küçük zerreler haline gelmiş olmalıdır.

Kitre

Üstüne boya serpilecek suya yapışkan bir koyuluk ve yoğunluk vermek için kullanılan zamk, kitre diye adlandırılır. Anadolu’da yetişen geven (astragalus) türlerinin gövdelerinden sızan ve havada katılaşan beyaz ya da krem renkli bir maddedir. Plaka ya da şeritler halindeki bu maddenin yapışkanlık özelliği fazla değildir. Eczacılık, dokuma, kozmetik sanayilerinde de yaygın biçimde kullanılır. Ebru kâğıdı yapımında plaka biçiminde olan kitre tercih edilir. Ebru yapımında eskiden, kitre zamkı yerine, keten tohumu, salep, ayva çekirdeği, deniz kadayıfı, boy tohumu da kullanılmıştır.

Sığır ödü

Boyaların su üstünde, dibe çökmeden dağılması – yayılması için, yüzey gerilimi sağlayan ve safra asitleri içeren sığır ödü kullanılır. Aynı amaçla koyun ödü, kalkanbalığı ödü, pikrik asit, tütün yaprağı suyu ya da haraza suyu da kullanılmaktadır. Ebrunun içinde yapılacağı tekne budaksız çam tahtasından yapılır ve çidene diye adlandırılır. Çinko, galvaniz ve çelikten olanları da vardır. Son dönemlerde dayanıklılık ve temizleme kolaylığı açısından genelde çelik tekneler tercih edilmektedir.

EBRU NASIL YAPILIR?



Teknenin içerisine kitre konulur ve uygun kıvam alana kadar kitre eklenir. Oluşan sıvı ince bir tülbentten süzülerek temizlenmesi sağlanmaktadır. Farklı renklerde olan toprak boyalar ezilerek uygun durum sağlanır. Bu şekilde hazırlanmış olan boyalara sığır ödü konularak; 15 gün beklemesi için bırakılır. Bekleme işlemi tamamlandıktan sonra sulandırılarak hazır hale getirilir. Dikkatli bir şekilde fırça yardımıyla boya suyun üzerine damlatılır. Şekil verilerek kağıt tekne üzerine konur ve şeklin kağıda çıkmasıyla işlem tamamlanır. Tek seferde işlemin yapılması nedeniyle özenli olarak yapılması önemlidir.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR