Bir ada fikri hepimizin aklında bir cennet görseli resmetmektedir. Güzel tropik ağaçlarla dolu kayıp bir kumsalda güneşlenip, doğanın ve güneşin tadını çıkardığımızı hayal ederiz. Fakat görünümün yanıltıcı olabileceğini gösteren bir kaç ada bulunuyor. Bu ilginç ada güzel görünümü ile sizi kendine çekecektir fakat görünüşe aldanmamak gerekir, çünkü bu adaya yaklaştıkça aslında ölüme de yaklaşıyor olabilirsiniz. Öte yandan Ilha de Queimada Grande olarak ta bilinen Yılan Adası, Brezilya São Paulo kentinden bir kaç km uzaklıkta yer almaktadır. Adından da anlaşılabildiği gibi, bu küçük ada yılanlarla doludur. Bu size çok alışıldık bir durum gibi gelebilir. Fakat bu ada sadece zehirli yılanlardan dolayı değil aynı zamanda zehirli yılanların yoğunluğundan dolayı tehlikelidir. Bilim insanları metre kare başına neredeyse 3 yılan düştüğünü söylemektedir ancak burada bulunmuş olan kişiler metre kare başına 5 yılanın düştüğünü düşünmektedir. Sadece bu bile yeterince korkutucudur. Fakat asıl korkutucu olan bu adada varlığını sürdüren ve oldukça zehirli bir yılan türü olan altın engerek yılanıdır. Ada 1920’den beri izole edilmiş durumdadır ancak bilim adamları için bazı istisnalar söz konusu olmaktadır. Ayrıca, Brezilya Deniz Kuvvetleri yılda bir kez deniz fenerini kontrol etmek amaç ile adayı ziyaret etmektedir.

ADA’DA SÖZ KONUSU OLAN HİKAYELERDE VAR

Bu ada hakkında çok fazla korkunç hikaye anlatılmaktadır fakat bunlardan ikisi çok ünlüdür ve insanları oldukça korkutmaktadır. Bu hikayelerden biri bir balıkçı hakkındadır. Balıkçının biri muz aramak için adaya gittiğinden bahsediliyor. Balıkçı adadaki yılanlar tarafından ısırılmış fakat botuna ulaşmayı başarmış. Zehir etki etmeye başladığında balıkçı ölmüş. Balıkçının cesedi de yüzen botun içinde kanlar içinde bulunmuş.

Bir başka hikaye de ise adada yaşayan tek bir aileden bahsediyor. Bu aile fenerde bekçilik yapan adam, eşi ve üç çocuğudur. Bir gece bir kaç yılanlar evlerine sızmayı başarmış ve bu aileye saldırmış. Kurtulmak için çabalasalar da evde bulunan herkes ölmüştür. On ailenin bu adanın son sakinleri olduğu söyleniyor.