Barbarossa Harekâtı

Tarihin bilinen en kapsamlı askeri harekatlarından olan Barbarossa Harekâtı, 22 Haziran 1941’de Nazi askeri birliklerinin Sovyet Rusya topraklarında başlattığı insan avı operasyonuna Nazi kaynaklarında verilen adıdır. Barbarossa Harekâtı aynı zamanda II. Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’ni de açan harekattır.

Barbarossa Harekâtı

Barbarossa Harekâtı

Barbarossa Harekâtı, Mihver Devletleri’nin 5 milyona yakın bir askeri güç ile Sovyet topraklarında 3.000 km’lik bir cephe açması ile başlamıştı. Bu operasyona 600 bin motorlu araç ve 625 bin ise at katılmıştı. Böylesine geniş toprakları ve yüzölçümü olan bir ülkeyi işgal etmek için kapsamlı bir plan şarttı.

Bu hazırlıklar, operasyondan 1 yıl önce planlanmaya başlanmıştı ve Alman birlikleri ve bağdaşıkları planlanan operasyonu 22 Haziran 1941 tarihinde Sovyet topraklarına saldırarak başlatmışlardı.

Bu saldırı 5 Aralık 1941 tarihinde sona erdiğinde Alman birliklerinin ilerleyişi devam etmişti. Böylesine kapsamlı bir operasyonun sızdırılmaması, ne denli gizli ve kararlı bir harekât olduğunun kanıtıdır. Almanlar saldırmaya başladığında Kızıl Ordu, sürekli Wehrmacht(Vehrmaht) komutasındaki Alman birliklerinin önünde sürekli geri çekilerek devletin başkenti olan Moskova ve Leningrad’a kadar ülke içlerine pusmuştu. 22 Haziran tarihinden itibaren başlayan Alman saldırısı ilk olarak Moskova önlerinden tarih 5 Aralık 1941’i gösterdiğinde Kızıl Ordu tarafından durduruldu.

Bu dönemden sonra Alman birlikleri 1942 senesinin ilk üç ayında hiç ummadıkları bir Sovyet direnişi ile karşı karşıya kalmışlardı ve artık Sovyet cephesi tek taraflı ilerleme değil kanlı ve amansız çatışmalara sahne oluyordu. Harekatın sonucunda Nazi Almanya’sı ummadığı bu direniş karşısında durdurulmuştu.

Fakat bu durdurulma Almanya’nın parlak zaferlerinin üstünü kapatamadı. Wehrmacht, Sovyetlere karşı büyük zaferler kazanmış, Sovyetlerin Ukrayna dahil stratejik ve ekonomik olarak üstün kent ve bölgelerini işgal etmişti.

Nazi Almanya’sı üstünlük kurduğu ve Sovyet kuvvetlerini ortadan kaldırmasına rağmen, asıl hedef olan Moskova işgal edilememişti. Alman kuvvetleri ve bağdaşıkları aynı yıl güç toplamak ve stratejik planlar yapmak nedeniyle bir saldırı içine girmediler.
Alman ve Mihver destekçileri tarih 1942 yılını gösterdiğinde geri çekilişin bir başlangıcı olarak karşı taarruza girişti. İlk harekatın başarısızlığını ortadan kaldırmaya çalışan Hitler, sonraki taarruzlarda Sovyetlere karşı bir üstünlük gayesiyle saldırdı.

Fakat durum hiç de iç açıcı değildi. Almanlar, Sovyet topraklarında artık ölüm ve ceset yığınları arasında geri çekilmeye mahkûm olmuşlardı. Art arda Leningrad Kuşatması-Nordlicht(Nordliht) Harekâtı ve Stalingrad Muharebesi bu durumu değiştirmemişti. Hitler, zaferlerle dolu bir Moskova işgali düşlerken; başarısızlıkla dolu bir harekât yaratmıştı.
II. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ni açan bu harekât eğer başarılı sonuçlansaydı belki de bugün Nazi Almanya’sı dünyaya hükmediyor olabilirdi. Hitler, bu harekattaki başarısızlıkla yüz binlerce askerini ve aracını kaybetmiş, öte yandan dünya tarihinin en kapsamlı harekâtı olan bu operasyon Sovyetlerin de en acı tecrübesi olmuştur.

Barbarossa Harekâtı, hem yaşanılan savaşların acı yıkımı ve askeri kayıplarıyla hem de 20. yüzyıla damgasını vuran II. Dünya Harbi’nin genel gidişatını derinden etkilemesi nedeniyle hayati önem taşıyan bir askeri harekattır.

Adolf Hitler, 5 Aralık 1940 yılında Sovyetlerin işgali anlamına gelen harekatı onayladı ve harekat tarihi olarak 1941 yılının Mayıs ayı seçildi. Planın kabulünden iki hafta sonra Hitler, Alman Yüksek Komutanlığı’na verdiği 21 sayılı emirde operasyonun adını “Barbarossa Harekâtı” olarak belirlemişti.

Emirlerin ilki, Alman kuvvetleri tarafından ilk amacının Sovyetlerin en kısa sürede işgaliydi. Barbarossa adı ise, 12. Yüzyılda III. Haçlı Seferleri Komutanı olan Kutsal Roma Cermen olan Frederick(Feredrik) Barbarossa’dan esinlenilmişti. Hitler yayınladığı emirlerde hazırlıkların 15 Mayıs’a kadar tamamlanmış olmasının gerektiğinin altını çizdi.

Yayınlanan Emir’de, Rusların Batı kuvvetlerinin ilk saldırıda yok edilmesi ve savaşa hazırlanan diğer kuvvetlerin ise geniş topraklara çekilmesinin önlenmesinin gerekliliğine vurgu yapıldı. Yayınlanan emirler, harekatın genel hatlarını açık bir şekilde ortaya koyuyordu.

Alman merkez birlikleri cephe hattını yararak hızlıca Smolensk(Smolensk) yönünde ilerleyecek, bu noktaya vardıktan sonra iki kola ayrılarak Sovyet askerlerinin etrafını güney ve kuzey yönünden çevirerek Rus birliklerinin imhası sağlanacaktı.

Hitler, Napolyon komutasında bulunan Fransızların Rus topraklarında uğradığı hezimeti detaylıca inceledi.

Askeri kurmaylarla yapılan tüm incelemelerin ardından Rus Komutanı olan Kutuzov, Fransızların önünden çekilirken aslında kendi topraklarının genişliğinden faydalandı. General, geri çekilirken askerlerine tek bir emir verdi: “Ordular geri çekilirken Fransız askerlerinin faydalanması için hiçbir kaynak ve yiyecek bırakmayacaklardı”.

Sonuç olarak bu taktik işe yaramıştı. Moskova’ya giren Fransız birlikleri açlık ve erzaksızlık yüzünden bozguna uğramışlardı. Napolyon, ordusunu kaybetmek üzere olduğunu anladığı zaman hemen Rus topraklarından geri çekildi.

İşe Fransızların bu yanlışının tekrarlanmaması için Hitler, Kızıl Ordu’nun geri çekilmesine fırsat vermemek için Rusların etrafını sararak onları savaşamaya zorlamak durumundaydı.

Barbarossa Harekatı, Leningrad yönünde bir saldırıyı, devletin başkenti olan Moskova’nın ele geçirilmesini ve ekonomik güçlerin kontrolü için Ukrayna kontrolünde bulunan petrol sahalarının kontrolünü içeriyordu. Fakat Hitler ve kurmayları, harekatın öncelikleri hakkında bir uzlaşma sağlayamadılar.

Hitler kendisini politik ve askeri yönden bir deha olarak görüyordu. Tarihler 1940 ve 1041 yıllarını gösterdiğinde Barbarossa Harekâtı planlamasını generalleriyle birçok kez tartıştı. Hitler tamamen kararlıydı, önce Leningrad, ikinci olarak Donets(Donets) Bölgesi, üçüncü olarak da Moskova.

Moskova düşüncesi ilk zamanlarda arka plana itilmişti. Hatta Harekatın planları 5 Aralık 1941 tarihinde onaylandığında Moskova’nın işgali ikinci plana itildi ve önceliğin Sovyet ordularının imhası olduğu kanısına varıldı. Bütün bu anlaşmazlıklar gösteriyordu ki Hitler artık Doğunun işgalini hızlandırmak istiyordu.

Ayrıca Sovyetler yenilince İngilizler, Almanlar ile müttefik olmaya çalışacaklardı. General Franz Halder günlüğünde, Sovyet Birliği’nin yıkılmasını İngilizlere karşı alınacak bir zafer olarak anlatmıştı.

Tıpkı Almanların Fransa üzerine yaptıkları saldırıda olduğu gibi, Rusların üzerine yapılacak olan Doğu seferi de aynı şekilde kurmaylar arasında tartışmalar yaratmıştır.

Geleneksel savaşı savunan askeri komutanlar, Rusların hemen sınır önünde imha edilmesini ve bu şekilde ilerlemeyi savunmuşlardır. Çünkü daha sonradan oluşabilecek herhangi bir saldırıda Rusya içlerinde Alman orduları yok edilebilirdi.

Bu sınır saldırısında panzer gruplarıyla piyade kolordularının eşgüdüm içinde operasyonlara katılması gerekiyordu. Ancak, bu kolektif sistemle Kızıl Ordu yok edilebilirdi. Alman Generallerden Guderian’(Guderian)ın savunduğu ve General Hoth(Hot)’un ve diğer zırhlı komutanların katılacağı bir operasyon ile birlikte Kızıl Ordu’nun Rusya içlerinde yok edilmesi ile birlikte geri gelen piyade birliklerinin toprakların kontrolünü devralacağı bir harekat planlanmıştı.

General Guderian, panzer gruplarının en azından Dinyeper hattına kadar ilerlemesi fikrindeydi. Hitler ise geleneksel saldırıyı savunan askeri kurmayları savundu. En sonunda hem Kızıl Ordu Dinyeper hattında imha edilecek hem de ordular kuşatılacak ve bu şekilde iki fikir de saldırıda uygulanacaktı.

Barbarossa Harekatı’nda Wehrmacht(Vermaht) birliklerinden, Mareşal von Leeb Kuzey Ordular Grubu ile Doğu Prusya’dan; Mareşal Fedor von Bock (Fedor Fon Bok) Komutasında Merkez Ordular Grubu Polonya’dan; Mareşal Gerd von Rundstedt (Gert Fon Rundsted) Komutasında Güney Ordular Grubu ise Polonya’nın güney kısmından hareket edecekti.

Alman birliklerinin yanı sıra Sovyet savaşına Mareşal Mannerheim komutasında 18 Fin tümeni, Mareşal lon Antonescu (İyon Ontononesku) komutasında 12 Romen tümeni, 3 Macar Tugayı, 2 Slovakya tümeni ve en son Almanların kan kaybetmesi üzerine birliklere 3 İtalyan tümeni, 1 İspanyol tümeni ve gönüllü birlikler dahil edildi.

Harekatın kararlaştırılmasının ardından 15 Mayıs günü hazırlıklar tamamlanmış olacaktı. Fakat Yugoslavya’da ortaya çıkan muhalif isyanlar ve İtalyanların Arnavutluk’u işgaliyle birlikte Yunan ordularının ilerleyişinin durdurulması için Balkan Seferi başladı ve Barbarossa ertelendi.

Fakat çoğu savaş dâhisi ve tarihi dehaya göre bu erteleme, Barbarossa Harekatı’nın başarısız olmasının başlıca sebebidir. Başka bir sebep ise 1941 yılı baharında yağan yağışların ülkenin batısındaki yolları ağır araçlar için geçilmez hale getirmesidir.

Hatta General Halder, iklim koşullarının harekât için 22 Haziran tarihinden önce mümkün olmayacağı yönündeydi.

Elman birlikleri Moskova’ya olan mesafenin üçte ikisini kat ettikten sonra hitler büyük bir hata yaparak Moskova ya doğru olan ilerlemeyi durdurup zırhlı birlikleri güneydeki kuzeydeki birliklere yardım için gönderdi.

Bu cephelerin kazanılmasından sonra altı hafta bekleyen Moskova saldırısı tekrar başladı, iki hafta içinde yolun büyük bir kısmını bitirip 650 bin esir aldılar. Kışın bastırması ile asfaltsız Sovyet yolları alman tanklarının ilerlemesini yavaşlattı ve soğuğun bastırması ile de 5 aralıkta alman birlikleri Moskova’ya 30 km kala durmak zorunda kaldılar.

Almanların durmasından bir kaç gün sonra Sibirya’dan gelen birliklerle desteklenen Sovyet birlikleri karşı saldırıya geçtiler, bu geride herhangi bir savunma hattı oluşturmayan ve soğuktan dolayı donan toprakta bunu yapması artık imkansız olan almanlar için sonun başlangıcı oldu.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR