Ramazan ayı gelince Ashab-ı kiram çoşkulu bir ibadet hayatına çekilirlerdi. Kendi ibadetlerindeki hassasiyeti evlatlarına da aşılamaya özen gösterirlerdi. Her türlü hayır yarışında örnek olan Ashab-ı kiram farz ibadetlerle yetinmeyip nafile ibadetleri de yerine getirmekte Ramazanı değerlendiriyorlardı. Oruç tutmanın yanı sıra aç bir insanı doyurmanın sevabına vakıf olduklarından sürekli olarak iftar sofralarında misafir bulundururlardı. Humeyd bin Abdirrahman ashabın iftarı ile ilgili şunları anlatıyor: ‘’ Hz Ömer ve Hz Osman, akşam namazını karanlık olur olmaz iftarlarını açmadan kılardı’’

Sahabe Ramazanda gündüz olduğu gibi gece ibadetlerine de büyük özen gösterirlerdi. Rasulullah hadisinde ‘’ “Kim, inanarak ve sevâbını Allâh’tan umarak Ramazan gecelerini ihyâ ederse, geçmiş günâhları affolunur.” buyurmuştur. Teravih namazlarını da aksatmayan sahabe namazdan sonra gecelerini sabahlara kadar ibadetle doldururlardı.

Sahabenin bu durumu Ramazanın son gününde Kadir gecesini yakalayıp değerlendirebilmek için daha da artardı. İbadetlerini aksatmayan sahabiler Ramazan ayında diğer işlerinide yerine getiriyorlardı. Hatta oruçlu iken cihada bile çıkmışlardı.


Ramazan ayı,tevbe kapılarının sonuna kadar açıldığı, günahların affedildiği bir aydır.Bu ayda insan kendine daha bir düzen vermeli ibadetlerine yoğunlaşmalı ve Kadir Gecesi gibi bir imkanı kaçırmamalıdır. Ashab-ı kiram bu konuda bizlere en güzel örneklerini vermişlerdir