Kim Yalan Söylüyor? Kanal İstanbul Hakkındaki Gerçekleri Anlatıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çılgın proje” olarak adlandırdığı Kanal İstanbul projesi bugünlerde sıkça gündeme gelerek tartışılan bir proje oldu. Peki, Kanal İstanbul hakkında söylenenler ne kadar doğru ne kadar yanlış?

29.06.2021-15:59 - (Son Güncelleme: 29.06.2021-18:14)Kim Yalan Söylüyor? Kanal İstanbul Hakkındaki Gerçekleri Anlatıyoruz

Haber 365 Özel

CHP ve Muhalefetin kanal İstanbul ile ilgili dezenformasyonları ve gerçek dışı söylemleri sizin için ele aldık. İşte detaylar…  

Kanal İstanbul, Karadeniz'i Marmara Denizi'ne yapay olarak bağlayacak, yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda, 20,75 metre derinliğinde beton bir suyoludur. Kanal İstanbul'un yapılma amacı, İstanbul Boğazı üzerindeki gemi trafiğini ve kaza riskini azaltmak olarak açıklanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Ahmet Davutoğlu Kanal İstanbul maliyetinin 60 milyon dolara mal olacağını söylerken, (Doğru)Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Kanal İstanbul’un 15 milyar dolara mal olacağını ifade etti. Erdoğan; ''Kanal İstanbul'a, İstanbul'un geleceğini kurtarma projesi olarak bakıyoruz'' dedi. Projenin 15 milyar dolar maliyetle 6 yılda tamamlanması hedefleniyor.'' dedi. Kanal İstanbul ile ilgili yapılan iddialar işte şöyle sıralandı;

İDDİA: SU ALANLARI TEHDİT ALTINDA!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi internet sitesinde kanal İstanbul’un içme suyunun  %29’unu karşılayan kaynaklar yok olacağı bilgisi verildi.  İBB; “%29’unu karşılayan kaynaklar yok olacak. Kanal İstanbul için ilk kazmanın vurulmasını takiben yılda 55 milyon metreküp su kaybı yaşanacaktır. Sazlıdere Barajı tamamen ortadan kalkacaktır. Bu yönüyle dünyada kamu eliyle yıkılan ilk su barajı olma özelliğine sahip olacak.”

Doğrusu: İBB’nin yok olacağını ve kirleneceğini iddia ettiği içme suyunun havzası Terkos, Kanal İstanbul’un rakım olarak üstünde olduğu için bu havzada herhangi bir azalma veya kirlenme olması söz konusu değil.

İDDİA: 'HAFRİYAT SORUNU 10 YILLAR BOYUNCA SÜRECEK!'

Gerçek: Proje kapsamında bölgeden çıkan hafriyat şehir seyahat hattında bulunan güzergâhların tamamen dışına taşınarak şehir içindeki trafiğe hiçbir şekilde etki etmeyecek.

İDDİA: 'YEŞİL ALANLAR YOK OLACAK'

Gerçek: 30 milyon metre kare ağaçlandırma ve yeşil ile rekreasyon alanı yapılacak. Boş olan yerler yeşillenecek.

İDDİA: 'DEPREM RİSKİ ARTACAK'

Gerçek: Kanal İstanbul'un deprem ve fay ile ne yakından ne de uzaktan hiçbir ilgisi yok.

İDDİA: 'BOĞAZ KANALDAN DAHA GÜVENLİ'

Gerçek: Boğaz dünyanın en tehlikeli suyollarından biri. Çeşitli sığlıklar ve 27 keskin virajdan oluşmaktadır. Bu yüzden bu bölgeden ilk defa geçen gemiler karaya oturma veya sürüklenme tehdidi ile karşı karşıya kalır. Yeni yapılacak kanalda ise bu keskin dönüşler ve sığlıklar olmayacağı için daha güvenli olacak.

Ak parti döneminde Kanal İstanbul'a ‘yüzyılın projesi’ diyen Ahmet Davutoğlu’nun söylediği doğru ve yanlışlar;

Ahmet Davutoğlu’nun Kanal İstanbul'a hakkında söylediği tepkiler sosyal medya hesaplarında çok konuşuldu. Çünkü Davutoğlu Ak Parti döneminde Kanal İstanbul için yüzyılın projesi diye açıklama yapmıştı. Davutoğlu;” İstanbul için planladığımız ve yatırımı devam eden 3. Köprü,  3. Havaalanı ve Avrasya tüneli ve bunları taçlandıracak kanal İstanbul projesi ile sadece İstanbul için değil. Tüm Türkiye’yi yeni bir dönem başlamış olacaktır. “ diye konuşmuştu. 

İstanbul Sivas Dernekleri Buluşmasında konuşan Davutoğlu, Ak parti dönemindeyken Kanal İstanbul'a kaygılarını ilettiğini ve vazgeçilmesi gereken bir proje olduğunu söyledi. Davutoğlu; “Kanal İstanbul ile ilgili kaygılarımı iletmiş ve bir daha dönülmesi mümkün olmayacak yeni bir şart oluşturacak bu projeden vazgeçilmesi ve tekrar değerlendirilmesi gereken konusunda kendilerine o zaman aktarmıştım. Dolayısıyla geçmiş görevlerim itibarıyla da başbakanlık görevini bıraktıktan sonra da ulaşabildiğim her yere bu konudaki i kaygılarımı ilettik.” ifadelerini kullandı. 

İDDİA: 'TÜRKİYE KANAL İSTANBUL'DAN GELİR ALAMAYACAK'

Gerçek: Türk Boğazlarından uğraksız olarak geçen 2 bin tonluk bir gemi Türkiye'ye toplam 689 dolar ödüyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi'ne göre hakkı olan altın frank uygulamasını yürürlüğe koyduğu zaman 2 bin tonluk bir geminin ödeyeceği geçiş ücreti, 7 bin 584 doları fener, 3 bin 200 doları tahlisiye, 240 doları da sağlık olmak üzere toplam 11 bin 24 dolar olacak. İstanbul Boğazı'ndan yılda 50 bin civarında geminin geçiş yaptığı ve elde edilen gelirlerin düşüklüğü hesaba katıldığında, Kanal İstanbul projesinin önemi bir kere daha anlaşılıyor. Ayrıca Boğaz'dan tankerlerle yılda 150 milyon ton tehlikeli yük taşınıyor. Kanal İstanbul ile hem geçiş ücretleri artacak hem de yük taşımaları daha emniyetli olacak.

ORTAYLI, 'KANAL İSTANBUL GEREKLİ AKSİ TAKDİRDE HER GÜN DENİZ KAZALARI OLUR!'

2017'nin Haziran ayında Beylikdüzü Belediyesi'nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine konuşan Tarihçi İlber Ortaylı, halihazırda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan ve dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı programda Kanal İstanbul’un gerekliliğine vurgu yaptığı sözleri tekrar gündeme geldi. Beylikdüzü'nde yaşayan vatandaşlarla Yaşam Vadisi'nde söyleşide bir araya gelen İlber Ortaylı düzenlenen söyleşide Kanal İstanbul'un gerekli olduğunu söyleyerek, Ekrem İmamoğlu'nun yüzüne karşı şu ifadelerde bulunmuştu: "Zaten Lozan değişti ve daha çok değişecek. Montrö Lozan'ın tashihi demektir. Daha da tashihi edilecek çünkü İstanbul Boğazı'ndan bu kadar şilep(yük gemisi)geçemez. Aksi takdirde her gün deniz kazaları olur haberiniz olsun. Yani bundan sonra ciddi bir hükümetin programı o çılgın kanal denen kanalın yapılmasıdır. Onu aklı başında jeologlar Celal Şengör gibileri evet diyorlar, bu iş lazım diyorlar. Çünkü İstanbul boğazları milletler arası bir trafiğe müsait değildir.''

BABACAN; 'ÖNLEM ALINMAZSA MARMARA DENİZİ GERİ DÖNÜLMEZ BİR ZARAR GÖRECEK'

Marmara Denizi'nin “hunharca” ve “sorumsuzca” çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Babacan, “Konunun uzmanları uyarıyor; şu anda Marmara Denizi'nin altında, dibinde bir ölü tabaka oluşmaya başlamış durumda. Derinlerde yalayan balıklar ve diğer pek çok canlı türü ölüyor, yok oluyor. Eğer derhal önlem alınmazsa Marmara Denizi'nin ekosistemi geri dönülmez bir zarar görecek. Balıkçılık ve turizm sektörleri ise büyük bir risk altında” açıklamasında bulunmuştu. 

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal