21 Eylül 2018
  • Istanbul 25°
  • Ankara 19°
  • Izmir 24°
İmsak 05:16
Güneş 06:42
Öğle 13:04
İkindi 16:30
Akşam 19:13
Yatsı 20:33
BIST96.875
Dolar6,2788
Euro7,3995
Altın243,90

İnsanların Hayatı Ne Acıdır ki Birbirlerini Yanlış Anlamakla Geçiyor!

Ömer Esat Feyizoğlu
24 Şubat 2018 Cumartesi 13:02

Doğduğumuz günden beri aldığımız aile terbiyesi, hayata bakış açısı tavsiyeleri yetiştirilme tarzlarımız, ergenlik çağına kadar olan ve ergenlik çağının bizzat kendisinde olan arkadaşlarımız hayata bakış açımızı ve yapacağımız hareketleri, edineceğimiz huyları düşünme sistemimizi çok büyük oranda etkilemektedir.

Dolayısıyla her insanın yaşanan bir olaya, kullanılan bir sözcüğe karşı alacağı aksiyon da farklı olacaktır. Elbet bu hayatta Doğru ve Yanlış vardır fakat bazen birkaç Doğru birkaç Yanlış olabilir. Sizin tercih ettiğiniz Doğru dünyanın tek geçerli doğrusu olmayabilir. Veya siz yanılıyor da olabilirsiniz…

Özellikle metropol yaşamının insanların üzerinde oluşturduğu baskı, stres, sadece geçinmek veya sınıf atlama hayalleri ile geçen mesai saatleri ve o mesai saatlerini ifa etmek için çekilen sıkıntılı yolculuklar, iş esnasında yaşanan hadiseler insanları ben merkez, bencil, veya gamsız ve ruhsuz birer insanlara dönüştürmektedir. İnsanların kafasında sürekli ödeme planı, evlilik süreçleri, çocuklarının geleceği veya ödeyeceği krediler varken sokakta karşılaştığı veya kendi çevresinde olan insanların iyi niyetli söyledikleri bazı şeyleri bile yanlış anlayıp dinlemeden, sormadan yanlış analiz edip yanlış yorumlayıp buna göre aksiyon almaları çok acı bir hadisedir. Acıdır çünkü karşısındaki insanın kötü bir niyeti yoktu fakat sen onu yanlış anladın ve bundan haberin bile yok, ve bunu analiz etmek için vakit bile ayırmıyorsun! Karşındaki belki de sana gerçekleri anlatmaya çabalıyor fakat sen çoktan kararını verdin, karşındakine hüküm elbisesini giydirin. Gerçek bir dost, arkadaş edinmek veya aile kurmak bu kadar zor ve uzun bir süreç alırken insanları kaybetmek, kırmak için bu kadar aceleci davranmak kesinlikle mantıklı bir davranış değildir. Bakınız bir olaya iki farklı insanın kendi pencerelerinden nasıl Doğru bakabileceğine beraber bakalım.

Görselde de gördüğünüz üzere ikisinin de içinde bulunduğu durumda kendi açılarından baktıklarında farklı ama Doğru şeyi görüyorlar. Peki ya siz  sağdaki kişi olarak “hayır bu resmen dokuz, göre göre nasıl altı dersin” demekte diretseydiniz ne olacaktı? Arkadaşsınız arkadaşlığınız, bir ilişki içerisindeyseniz ilişkiniz sonlanma noktasına gelecekti veya birbirinize zarar verecektiniz. Bazen kim haklı kim haksız gerçek doğru nedir ayırt etmek güç olabilir. Her zaman haklı olmaya çalışmak, her tartışmayı bir savaş arenasına dönüştürmek gladyatörlerin savaştığı gibi çatışmak marifet değildir. Sürekli kazanan olmakta teknik olarak mümkün değildir. Çünkü insanoğlu hata yapabilir, kendinizi kati suretle hatasız görmeyiniz aksine hata yaptıktan sonra ders alıp bir daha yapmamaya çalışmak yapmamak için ne gerekiyorsa onu yapmaya bakınız. Doğru olan budur. He bir de unutmadan yeri geldiğinde özür dilemeyi bilin, merak etmeyin vücudunuzdan bir şey eksilmeyecek, sadece ruhunuz hafifleyecek ve karşınızdakinin de gönlünü çok yüksek ihtimalle almış olacaksınız. Tabi yaptığınız şey geri dönüşü olmayan bir bir hadise değilse…

Çizgiyi aşmamak suretiyle optimist olmak toplam yaşantınızda size her zaman kazandıracaktır. İnsanları yargılamayı, suçlamayı, yanlış anlamayı bırakın da biraz olsun anlayama çalışın. Neden bu hareketi yaptı, neden böyle söyledi, acaba neyi düşünerek böyle yapıyor diye kendi içinizde müzakere edin ve sonra aksiyon alın, savaşta değilsiniz ani ve hızlı karar vermeniz gerekmiyor sakin olun, aceleci davranmak size üstünlük sağlamayacak daha önünüzde yaşayacak her zaman çok uzun yıllar var olmakla birlikte bir saniyenizde olmayabilir. Eğer bir saniyemiz yoksa bir sorunda yok demektir konuyu rafa kaldırabiliriz fakat eğer uzun yıllar olacaksa ki siz olma ihtimalini gözeterek hareket edin Doğru olan budur, bu kalan hayatınızı yanlış değerlendirmeler ve yargılamalar yaparak geçirmenin oldukça verimsiz olduğunu ve önünüze huzursuz hayat basamakları dizmekten başka bir işe yaramayacağını düşünün. Ayrıca bir not daha, içinizde tutuğunuz her dert veya sıkıntı omuzlarınızda biriktirdiğiniz bir yüktür altında ezilmeden önce paylaşın. Gerekirse muhatabıyla gerekirse arkadaşlarınızla fakat mutlaka paylaşın. Aynı şekilde onları biriktirmekte bir marifet değildir.

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.