23 Mart 2019
  • Istanbul 11.11°
  • Ankara 5.56°
  • Izmir 11°
İmsak 05:31
Güneş 06:57
Öğle 13:16
İkindi 16:42
Akşam 19:25
Yatsı 20:45
BIST99.835
Dolar5,7445
Euro6,4830
Altın243,334

İncili Olanlar Sancılı Olur...

Uğur Şen Bayrak
16 Ekim 2017 Pazartesi 10:44
Bir inci nasıl oluşur biliyor musunuz?

O göz kamaştıran, sahip olmak için servetler ödenen muhteşem mücevher aslında değer biçilemeyecek bir şeydir. Diğer mücevherlere benzemez. Çünkü diğerleri taştır, cansızdır ve hiçbir zaman canlı olmamışlardır ama inci öyle değildir. O aslında önemsenmeyen, istiridyenin tutunduğu kaya parçası üzerinde yıllarca hatta on yıllarca uğraşarak ufacık bir kum tanesini kendi bedeninin özleri ile kaplayan muhteşem bir güzelliğe dönüştürme çabasının ürünüdür. Özü canlıdır, hayattan alır kaynağını.
Ama her istiridye inci oluşturmaz yüreğinde. Belki bir inci meydana getirmek için gücü veya sabrı olmadığından belki de karşılaştığı kum tanesini inci tanesine dönüştürmeye değer bulmadığından. Belki de istiridyeler içinde Yaradan’ın seçtiği, bu uzun ve zahmetli işi kaldırabilecek, o muhteşem güzelliği oluşturmak ve taşımak için gerekli özellikleri taşıyanlar vardır ya da bu tamamen Yaradan’ın lütfu ve imtihanıdır seçtiği yarattıklarına...

İncili İstiridyenin hikayesinde şöyle anlatılır:

İstiridyenin biri, diğer bir istiridyeye dert yanıyordu:
– Arkadaş, içimde çok büyük bir sıkıntı var. Yoğun bir sancı çekiyorum. Hiç keyfim yok devamlı eza ve cefa içindeyim. İçimdeki kocaman ve ağır bir şey var.
Diğer istiridye arkadaşına kendinden memnun şekilde cevap verdi:
- Arkadaş benim hiç öyle bir derdim yok. İçim rahat, boş, hiçbir sancı hissetmiyorum. Rahatça hareket ediyorum. Sıhhat içindeyim.

İstiridyelerin konuşmalarına kulak misafiri olan, oradan geçen bir yengeç, “Benim hiçbir sıkıntım, sancım yok” diyen istiridyeye dönerek şöyle dedi:
- Senin hiçbir sıkıntın yok, rahatım diyorsun. Ancak biliyor musun ki arkadaşına sıkıntı veren, ona sancı çektiren o kocaman şey, çok değerli ve sınırsız bir güzelliğe sahip bir inci...

İncili Günler Sancılı Günlerden Sonra Gelir

Unutmayalım: Hayatın senaryosunu biz yazmıyoruz! Ancak elimizden geleni yaparsak, değişim karşısında tevekkülle umutla sabredersek; çektiğimiz tüm sancıların sonunda, her türlü ikramı ferahlığı ve inayeti hak ederiz.
Ve asla dert etmeyelim, zira incili olanlar, sancılı olurlar...
Unutmayalım: Hz. İbrahim ateşe atıldığında orada bulunan herkes onun yanıp kül olacağını umuyordu.
Unutmayalım: Hz. Yusuf'u kuyuya atanlar, orada ölüp gideceğini düşünüyorlardı.
Unutmayalım: Hz. Yunus'u denize fırlatanlar, özellikle koca bir balık tarafından yutulduğunu gördükten sonra, ondan kesinlikle kurtulduklarına hükmetmişlerdi.
Unutmayalım: Hz. Hacer'i oğlu İsmail'le kadın başına çölde görenler işinin bittiğini, kurda kuşa yem olacağını sanmışlardı.
Ve unutmayalım ki: Hz. Muhammed (S.A.V) Mekke'den hicrete zorlayanlar, bir daha asla geri dönemeyeceğine inanmışlardı.

Fakat bakın sonları ne oldu: Nemrut ateşi gülistana dönüştü, Hz. İbrahim o gülistanda yedi gün geçirdikten sonra, gülümseyerek çıktı ve en mutlu günlerini geçirdiğini söyledi.
Hz. Yusuf kuyuya sarkıtılan bir kovanın ipine tutunup kurtulduktan sonra, Mısır kralının sağ kolu oldu. Kendisini kuyuya atanlara buğday verdi.
Hz. Yunus'u yutan koca balık adeta bir denizaltına dönüşüp şerefli konuğunu rahat ettirdi, sonra da gezdire gezdire sahile çıkardı.

Varlık sebebi özünü kullanarak bir inci oluşturmaksa yüreğinde Yaradan’dan hediye bırak kor gibi yanarak ışıltısını versin sevgi denen inciye yok olma pahasına, büyütsün onu yüreğinde çatlayana kadar...

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.