İlk Adres MOSSAD

Hasan Birgül
04 Aralık 2020 Cuma 08:58

Bu yazımı gerçek olaylardan esinlenerek yazdım Saygıdeğer Okurlar;

23 Temmuz 2011 günü saat 16:30’da motosikletli iki silahlı adam Güney Tahran’daki Beni Haşim Sokağı’na girdiler ve deri ceketlerinden çıkarttıkları otomatik silahlarıyla, evine girmeye hazırlanan bir adamı vurdular. Suikastın hemen ardından, polisler gelmeden çok önce sırra kadem bastılar. Maktul 35 yaşında bir fizik profesörü olan ve İran’ın gizli nükleer projesinde önemli bir rol oynayan Daryuş Recai Necad’dı. Necad, nükleer savaş başlıklarının faaliyete geçirilmesi için gerekli elektronik sistemlerin yapımını üstlenmişti. İlk faili meçhul cinayete uğrayan İranlı bilim adamı değildi. 29 Kasım 2010 günü, sabah saat 7.45’te, İran’ın nükleer projesinin bilimsel lideri Dr. Macit Şahriyari’nin arabasının arkasında bir motosiklet belirdi. Kasklı motosikletli arabanın arka camına, vantuz yardımıyla bir cihaz yapıştırdı. Birkaç saniye sonra patlayan bombayla,45 yaşındaki bilim adamı ölürken karısıda yaralandı. Aynı gün içerisinde Güney Tahran’ın Atashi Sokağı’nda, başka bir motosikletli, yine önemli bir nükleer bilimci olan Dr. Feridun Abbasi Davani’nin arabasına bomba düzeneği koydular. 12 Ocak 2010 günü sabah saat 7.50’de Prof. Mesud Ali Muhammed, Kuzey Tahran’daki Gheytariha Mahallesi’nin Shariati Sokağı’nda ailesi ile yaşadığı evinden çıktı. Arabasına gitti kilidi çevirdiği anda sessiz ve sakin olan mahalle büyük bir patlamayla sarsıldı. London Sunday Times bu işlerin arkasında tek bir yerin olacağı tezini savundular. İranlı nükleer bilimcilerin geçmiş dönemlerde uğradığı bu suikastlar, buzdağının yalnızca görünen bir kısmıydı. London Daily Telegraph’ın bu haftaki haberi ise çok çarpıcıydı. MOSSAD, iki taraflı casuslar, vurucu timler, sabotaj ve paravan şirketler kullanarak belli operasyonlar yapacağı 2008 yılından beri kayıtlarda mevcuttu. Hatta bu suikast operasyonlarına bir de iş ortağı buldular. ABD’nin iş birliğiyle, İsrail gizli operasyonlar hep yapmıştır. Bu küçük zaferler MOSSAD’ı hep açığa çıkarmıştır. 2019’un Bahar aylarında Dubai’de gizli bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya iki İranlı, iki Pakistanlı ve üç Avrupalı uzman katıldı. Bunuda bilgi notu olarak eklemek istiyorum. Toplantıya katılan üç Avrupalıdan ikisi İngiliz ve bir Almandı. Bu toplantının basına yansımasına sebep olan ise London Sunday Times gazetesiydi. 27 Kasım 2020 günü İran Savunma Bakanlığı, İran'ın nükleer sisteminin kilit isimlerinden bilim insanı Muhsin Fahrizade'nin Tahran eyaletine bağlı Abserd ilçesinde düzenlenen terör saldırısı sonucunda yaşamını yitirdiğini açıkladı. Fahrizade ayrıca İran Savunma Bakanlığı Araştırma ve İnovasyon Kurumu Başkanı’ydı.

Muhsin Fahrizade kimdir?

İran medyasında ölümü "şehit olduğu" şeklinde aktarılan Fahrizade, İsrail, Batılı ülkeler ve sürgündeki İranlı rejim karşıtları tarafından İran'ın 2003 tarihli gizli nükleer programının mimarı olarak görülüyor. Yaşı 63 olan nükleer fizikçi Fahrizade, İran Devrim Muhafızları'nın üyesi ve füze imalatında uzman bir fizikçiydi. Fahrizade'nin adı, Uluslararası Atom Enerji Ajansı'nın (UAEA) İran'ın nükleer programı ve özellikle de nükleer silah üretip üretmediğine ilişkin verilerin değerlendirildiği 2015 tarihli raporunda da geçiyor. Raporda, Fahrizade'nin Amad Projesi çerçevesinde "İran'ın nükleer programının muhtemel askeri boyutunun desteklenmesi" faaliyetlerinde bulunduğuna işaret edilmişti. İsrail, Amad Projesi'nin İran'ın gizli nükleer silah programı olduğunu iddia ediyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da Fahrizade'nin İran Savunma Bakanlığının “Özel Projelerinde" çalıştığını bilmeyen yoktur, açıklamasını 2018 yılında brifingde yapmıştı.

Muhsin Fahrizade İsrail ve ABD’li istihbarat servisleri tarafından İran’da 2003 yılında durdurulan gizli bir atom bombası programının lideri olarak hedef gösteriliyordu. 2018 yılında yaptığı bir sunumda İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Fahrizadeh’i İran’da hala devam ettiğini iddia ettiği nükleer silahlanmayla ilgili sorumlu tutmuştu. İran’ı nükleer silah bilgisini gizlemek ve genişletmekle suçlayan Netanyahu, İsrail istihbaratının ülkeden yarım tonluk nükleer arşiv materyalleri elde ettiğini söylemişti. İran ise araştırmasının barışçıl amaçlarla yapıldığını söyleyerek nükleer silah geliştirmeye yönelik iddiaları kesin olarak her zamanki gibi reddetti. MOSSAD bu kadar açık açık operasyon çekiyor. İran sosyal medya hesaplarından tehdit ediyor. Aynı terane devam eder durur. Fakat zamanlama olarak cidden manidar bir operasyon ayrıca İran içinde ciddi bir istihbarat zafiyetide mevcut MOSSAD değilse peki yapan içeriden biriyse satın alınmışsa bunları neden konuşmuyoruz. Bir değil, iki değil, üç değil kaçıncı suikast olduğunu artık sayamıyorum. Açıkçası İran’ı çok stratejik ortağımız olduğunuda çok düşünmüyorum. Ama zayıf istihbarat bazı sonları beraberinde getirir. Fahrizade suikaste uğradığı yer köy yolu o kadar iyi planlanmış ki zayıf anı bulunmuş ve operasyon tamamlanmış. İsrail istihbaratı "İran nükleer programı hakkında 183 CD'de dosyalanmış 55 bin sayfa gizli bilgiye ulaştık açıklamasını yakınlarda yapmıştı. Dijital bir çağdayız tabi ki siber saldırılar olacak fakat operasyonel suikast içeriden birinin bilgi vermesiyle yapılır. İsrail Hükümeti dünyanın gözü önünde gerçekleştirdiği saldırıyı aba altından sopa göstererek üstleniyor. Her istihbarat operasyonunda olduğu gibi, bir görünen bir de görünmeyen fail aranır. Açık söylemek gerekirse kukla vardır, bir de onu oynatan kuklacı. İsrail, kuklacı olarak hem hedefe koyduğu bilim adamını öldürerek İran’ın nükleer projesine darbe indirdi hem de İran ile nükleer konusunda yeniden görüşebileceği sinyalleri veren yeni Amerikan yönetimini bu politikasını bir süreliğine rafa kaldırttı. Bir taşla iki hedef açıkçası Biden yönetimine sinyal çaktı diyebiliriz. 20 Ocak’ta başkanlık koltuğunu devralacak Biden, İran ile nükleer anlaşmayı yeniden imzalamak için masaya oturacağını duyurmuştu. Artık Cevad Zarif ve Hasan Ruhani nükleer tesise girip sistemi araştırmaya başlasalar iyi olacak. ABD ve Netanyahu’nun İran’la askeri bir karşılaşmayı planlaması doğrultusunda okunabilecek bu suikastın tam olarak neyi hedeflediği sorusu titiz bir çalışma istiyor komplo teorisi değil saygıdeğer okurlar.

MOSSAD Başkanı Yossi Cohen’in, 18 Ağustos 2020 günü İngiliz Times gazetesine yansıyan sözlerine araştırıp iyi analiz etmemiz lazım açık açık Türkiye’yi de tehdit etmişti. Türkiye son yıllarda savunma sanayi açısından girişimci ülke rolü ve bölgede yükselen güç modeli olarak İsrail’i korkutmuş galiba ben demiyorum! Yossi Cohen diyor. Tony Blair Institute for Change think tank'da İranlı bir analist olan Kasra Aarabi; Fahrizadeh'in nasıl öldürüldüğüne dair çelişkili hesaplar var, ancak bir dereceye kadar sızma kesin olarak gözlemleniyor açıklamasını da İran düşüne dursun içeride sızma çok net var. Suudi Prensi biliyorsunuz artık taşeron işler alıyor. Onu da unutmamak lazım.

Merih Bayraktar

Eziyet Kupası!

Hasan Birgül

Küresel Demokrasi Krizi

Yener Özen

Üretemeyen Ve Düşünemeyen Muhalefet

Hasan Mesut Önder

Küresel İktidar Toplumsal Patlamaları Tetikleyecek

Serkan Yıldız

'Bağımsızlık ve Özgürlüğün' En Büyük Tehlikesi; 'Ekonomik Casusluk'

Talha Arslan

Fenerbahçe Zirveye Doğru