25 Mayıs 2018
  • Istanbul 21°
  • Ankara 14°
  • Izmir 19°
İmsak 03:41
Güneş 05:32
Öğle 13:07
İkindi 17:03
Akşam 20:30
Yatsı 22:13
BIST101.090
Dolar4,7878
Euro5,6116
Altın200,828

İki Yüzlü Madalyon

Aydın Baran
03 Şubat 2018 Cumartesi 14:10

Sürekli yenilenen teknolojilerle birlikte toplumsal yapılarda hızlı bir şekilde değişip dönüşmektedir. Sosyal, ekonomik, politik ve kültürel alanlar eş zamanlı olmasa da etkileşim gücüne bağlı olarak köklü değişimler yaşamaktadır. Birinden diğerine geçişler zaman kayması yaşamış olmakla birlikte, toplumsal değişim zannedilenin üstünde yaşanmaktadır. Teknolojik yenilenmenin karşısında en hızlı değişen, en büyük kabul esnekliği olan ekonomik alandır. Toplumsal değişimlerin itici gücü, değişimin yönünü ve hızını belirleyen “bilim ve ekonomi” dir. Bilimsel ve ekonomik sistemlerdeki yenilenmeler ticari faaliyetlerin boyut ve kanallarını da değiştirmektedir. Özellikle Türkiye gibi nüfusunun yoğunluğu gençlerden oluşan toplumlarda bu hız daha da yüksektir. Moda, bilimsel buluş, ekonomik araçlar, teknolojik ürün ve sistemlerin tümünün algılanıp uygulamaya geçmesi, “algısı ve ilgisi yüksek” yeni kuşaklarca hızlı kabul görür.

Her değişim boynunda madalyon taşır. 

Bilim ve teknolojinin yaşamı kolaylaştıran yüzüne dair sağladığı faydaları, ekonomik varlıklarımız, yaşadığımız sosyal çevre, kültürel birikimlerimiz ve mesleklerimizle doğru orantılı olarak yaşamaktayız. Madalyonun “tura” kısmı; hız, konfor, bilgi, para, güç, sistem, erişim, zaman, çözüm, gelişim, savunma, saldırı gibi yeni gelişim alanları sağlamaktadır.

Madalyonun diğer yüzünde ise bu ve benzeri faydaların bedeli yazmaktadır.

Sosyolojik demografisi geniş üçgen (genç nüfusu fazla) olan toplumumuzda gençler ülkenin güçlü yönünü oluşturmakla birlikte, teknolojinin taşıdığı kültür emperyalizminin en çok saldırdığı, sosyolojik savaşın en yoğun yaşandığı nüfus kesimini de ifade etmektedir.

Çağın çocukları, bilim ve teknolojiye sadece fennin faydası şeklinde bakmayıp beraberinde taşıdığı kültürel emperyalizme kapılması ile toplumlar sosyolojik savaşın esiri haline gelmektedirler.

Bilim ve teknolojinin şımarık çocuğu “internet” ve bu zemin üzere yükselmiş “sosyal ağlar”, iletişim ve enformasyon kanalı görevini üstlenmektedir. Sosyal ağlar üzerinde gelişen ve hızlı yayılan “düşünce, davranış ve biçimleri” çok dilli, çok kültürlü insanları tek tip platformlar potasında toplamaktadır. Aynılaşma (tek tipleşme) ve (öz kültürüne) yabancılaşmanın aynı zeminde gerçekleşmesi, çağın tedavisiz hastalıklarından sadece birisidir.

Zevk ve heyecanın oltanın ucundaki yem olduğu, sınırsızlığın ve zamansızlığın sorun olmadığı, erişim ve etkileşimin hemen olduğu sosyal ağlar, binlerce yıl korunup taşınan kültür varlıklarını yerle bir etmektedir.

Sosyal ağların kullanım kolaylığı ve ücretsiz oluşu, çok geniş kesimlere hızla nüfuz etmesine olanak sağlamaktadır. İnternet ve özellikle sosyal ağlar öne sürdüğü görece birtakım avantajların arasına sarılmış “subliminal zehirleri” kamufle etmektedir. İnternet, en az madalyonun tura kısmına sağladığı faydalar kadar kalıcı ve çoğalan tahrifatlar da sağlamaktadır. Bedeli, bireyden topluma, genç nüfustan orta yaş kuşağına kadar tüm sosyal çevrelere ödetilmektedir. Toplumsal bağlar, örf, adet, anane, aile, ahlak, milli düşünce, yerli kültür, din ve aidiyet gibi toplumsal değerlere yoğun baskı uygulamaktadır. Zihinsel dönüşümler bedensel değişimleri de beraberinde getirmektedir.

Sosyal ağların etkinliğinin artması, mekân ve zamanın değersizleşmesine, birey ve toplumun güvenlik sorunu yaşamasına, hızlı içerik tüketimine, bilginin ve doğru haberin dezenformasyonuna, ahlaksız ve bedene dayalı düşüncenin artmasına yol ve imkan vermektedir.

Dijital Yeni Tip Mankurtlar

Çağın saati şeklen 24 saat olmakla birlikte, bir zaman diliminde çoklu zamanların yaşandığı, gece gündüz karmaşasının ve coğrafya farklılıklarının ortadan kalktığı internet tabanlı ağlar, kendisine bağlı nesiller oluşturmaktadır.

Yaratılmış yeni toplum tipinde yönetebileceği sosyal ağlara takılmış bireylerin mankurtlaşması için çalışılmaktadır. İnternet ve sosyal ağlar bir yeryüzü projesi olan ve “tek dünya imparatorluğunu” kurmayı hayal eden iradenin en güçlü silahlarındandır.

Eski Orta Asya toplumlarında görülen “mankurtlaşma” yeni çağda, yeni yüzüyle ortaya çıkmıştır.

Zihnin sürekli olarak internette olup bitene takıntılı hale gelmesi,

İnternette kalma süresinin giderek artması,

İnternet kullanımına getirilen kısıtların ya da tamamen uzaklaştırılmasına dönük yasaklamaların delinmesi,

Aşırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iş ve arkadaş çevresiyle sorunlar yaşanması,

İnternet kullanımının kısıtlanması halinde yaşanılan huzursuzluk, moral bozukluğu ya da sinirlilik, dikkat dağınıklığı gibi “takıntı, zaman yönetimi, irade, sosyallik ve psikolojik durumlar” bireyde görülmeye başladığında kuşatılmış çağın tek tipleşme önerisini kabul etmiş tüm bunların sonucu olarak da “yeni tip mankurtlar” türemiştir.

Sosyal ağların kurulup yaygın hale gelmesini sağlayan irade, içerik ve etkileme politikalarını da hazır etmektedir. Batı medeniyeti, üstlendiği misyon gereği, insanlığa büyük ve etkili tuzaklar kurmaktadır. Uzun planları, ardışık ve etkili aksiyonları ile tüm dünyayı üretip sattıkları mal ve ideolojilerin müşterisi haline getirmektedir.

Sonuç olarak değişim (teknoloji) boynunda taşıdığı madalyonu, onu üreten iradeden almıştır. Mankurt toplumların başarı madalyonu ise “online” kalmaktır.

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.