Güzellik Anlayışında Mükemmel Olmayana Doğru Yöneliyoruz

Sema Çalışkan
17 Temmuz 2019 Çarşamba 09:26


 Güzellik ve moda endüstrisi doğala ve mükemmel olmayana doğru evriliyor. 
Son yıllarda popüler olan copy-paste güzellik anlayışı yerini,  yavaş yavaş özgünlüğe bırakıyor.
Örneğin, doğuştan çilli olanlar yüzlerini fondöten deryasına çevirmeye artık gerek duymuyor çünkü
‘çilli olmak ayrıcaklıklı olmaktır’ anlayışı kabul görüyor. Öyle ki çili olmayanlar çil dövmesi 
yaptıracak kadar bile ileri gidebiliyor. 

 Artık, o kopkoyu ve itinayla çizilmiş görünümünden ruhumuzun daraldığı, ifadelerin sıradanlaştığı
 kaş kontörü modasının, topraklarımızı yavaş yavaş terketmesi de içimize su serpiyor.
Kadınların yapay yollardan güzelleşme evreleri, giderek birbirlerine benzediklerini farkettikçe
esprisini kaybediyor. Çünkü biz kadınlar bizde olanın başkasında da olmasına pek tahammül edemeyiz.
 Güzellik endüstrisinin bizi farklılaşmaya değil de aynılaşmaya, özgünleşmeye değil de sıradanlaşmaya
ittiğini ve bunu da bireysel değil seri üretim formatında yapmaya çalıştığını farketmemiz bir 
5-10 yılımızı aldı sanırım.

Dünya, doğal görünümlere yeniden şans verirken, yapaylıktan kurtulan bir başka yerimiz de kirpiklerimiz oluyor.
Takmasıydı, ipeğiydi, liftingiydi derken yüzümüzdeki en hassas tüyleri güzellik uzmanlarının ellerine
teslim ettik gitti. Yaptırdığı işlemden memnun kalan da oldu, kirpiklerinin doğal görünümüne
bir daha kavuşamayan da... Elbette emin ellerde ve daimi bakımla bunu devam ettirenler olumlu sonuçlar
almışlardır. Ancak bir hint ya da aloe vera yağının düzenli kullanımının kendi kirpiklerinize
kazandırdıklarını hiçbir mikrobik işlem kazandıramaz.

Trendler içinde hoşuma gitmeyen ve bir türlü alışamadığım 2 trend oldu; 
Biri gri saç rengi diğeri dudak dolgusu... Aslında oldukça profesyonel ve doğallığından fazla
ödün vermeden yaptırılmış olan her şeye saygım sonsuz. Lakin kantarın topuzunu kaçırmayı seviyoruz,
dozunda ve ölçülü olmak elimizin ayarında yok. 

Gelgelelim en sıradışı moda trendine. Elmas takmayı hepimiz çok severiz, ne de olsa bir kadın aksesuarı ile 
konuşur. Zarif ve ışıldayan her şeye tavız, doğru. Peki onu parmağınızın içine koydurmayı dener misiniz?
Ya da evlenme teklifini kocaman bir tektaşla değil de minicik bir elmasla almak sizi üzer mi?
Son dönemlerin en cesur girişimi olarak adlandırdığım bu yöntemde, elmasınız titanyum bir çanağa
oturtuluyor ve bu çanak, minik bir cerrahi operasyonla derinizin altına yerleştiriliyor. Mikrodermal
adı verilen bu yöntemi piercing taktırmak gibi düşünün. Parmağa ya da boyuna taktırmak en sık tercih
edilenlerden. Bunu bir alyans gibi düşünürsek karşı tarafa olan bağlığımızı göstermek için
başka bir şey yapmamıza da gerek kalmayabilir:) 


Hiçbirimiz, aynada memnun olmadığımız bir yüzle karşılaşmayı elbette istemeyiz. Yüzümüzdeki tek bir 
nokta bile takıntımız olabilir. Hatta kusurlarımız veya eksiklerimiz, özgüveni olmayan bireylere
dönüşmemize neden olabilir. Ölçülü ve özgün bir yaklaşımla bunlardan kurtulma şansımız varsa
elbette değerlendirelim fakat duştan çıktıktan sonra o makyajsız halimizle de kendimiz olalım.
Bir hocam, küçükken kollarının çok cılız olduğunu, diğer erkek çocuklarının kendisiyle hep alay
ettiğini, bu durumun kendisinde özgüven eksikliğine neden olduğunu söylemişti. İlerleyen yaşlarında
kollarına dövme yaptırdığını ve böylelikle insanların algısını dövmelerine yönlendirdiğini ifade etmişti.
Böylece insanlar onun kollarının cılız olduğunu görecek ancak fark ettikleri şey dövmeleri olacaktı
olmuştu da...Kusurlarımızı ya da toplum tarafından burun kıvrılan yanlarımızı, onlardan kurtulmanın
yollarını arayarak değil tam aksine gözlerine sokarak, severek ve şükrederek tolere edebiliriz.

Haksız mıyım?


******

1 yeni favori şarkınız var!

Cem Karaca'nın enfes yorumuyla dinlemeyi sevdiğimiz bu şarkıyı, Zuhal Olcay kendine has o eşsiz yorumuyla tadından yenmez hale getirirse...

Zuhal Olcay - Sevda Kuşun Kanadında.

 

 

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.