ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi geçtiğimiz hafta açıklandı. Rusya ve Çin’in ‘ABD değerlerine meydan okuyan rakipler’ olarak gösterildiği belgede Türkiye’ye ne ‘müttefik’ ne de ‘rakip’ olarak yer verildi. Suudi Arabistan ve Mısır’ın ‘dost-müttefik’ olarak kodlandığı belgede Türkiye’nin bulunmayışı, ABD ile yaşanan derin ayrışmanın en somut göstergesi olarak dikkat çekti. Ankara ile müttefiklik bağının koptuğunu resmen ilan eden Washington, terör örgütü PKK/PYD ile ittifakın devam edeceğini açıklarken aynı anda Türkiye çevresini sessiz sedasız kuşatma çalışmalarına da hız verdi. Daha birkaç ay önce Ortadoğu’daki asker sayısını ‘40 bin’ olarak deklare eden Pentagon, bu rakamı kısa sürede 65 bine çıkardı.

AÇIK BİR HAZIRLIK VAR

ABD askerlerinin en büyük yığınağı Türkiye ya da Türk askerinin bulunduğu yerlerde oldu. Türkiye toprakları içerisinde bulunan Amerikan askeri sayısı 3 ayda 2 kat artarak 4 bine yükseldi. Türk üssünün bulunduğu Katar’da ise bu rakam son 3 ayda 3 binden 7 bine çıkarıldı. Türkiye ve Katar dışında Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de de asker sayısını artıran Pentagon, adeta bir savaş hazırlığı yaptığını gözler önüne serdi. Türk sınırlarını ‘NATO’ maskesiyle batıdan da kuşatmaya girişen Washington, Soğuk Savaş’tan buyana en büyük sevkiyatını Türkiye’nin yakın çevresine yaptı.

SINIRIMIZA DAYANDILAR

2017 yılı başında Polonya’ya giren 3 bin 500 kadar ABD askeri, ağır teçhizat ve tanklarla burada konuşlandı. Polonya’daki birliklerin diğer NATO ortakları olan Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’da dönüşümlü olarak görevlendirileceği bildirilirken, kısa bir süre sonra da ABD tank taburundan 600 asker, eski Sovyet Cumhuriyetleri olan Baltık ülkelerine (Litvanya, Estonya, Letonya) kaydırıldı. ABD, bu süreçte Baltık ülkelerine kaydırılan askeri gücünden ayrı olarak, Almanya’daki 450 askerin yanısıra 750 askeri de Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’a gönderdi. Bulgaristan’da Türkiye sınırlarına yakın 4 noktada üs kuran ABD, Sofya ile hava üsleri anlaşmasını da 10 yıl uzattı.

MACARİSTAN’DAN SUUD’A

Pentagon merkezli bu hamleler, Türkiye’yi kuşatan bir haritayı ortaya koydu. Macaristan, Bosna Hersek, Libya, Mısır, Suudi Arabistan üzerinden Basra Körfezi’ne kadar olan hat boyunca bir yay çizen ‘ABD hattı’, her ne kadar Rusya’ya karşı yapıldığı iddia edilse de, temelde Türkiye ve İran’ı hedefliyor. Bulgaristan’daki askerlerini Türkiye sınırına kadar kaydıran ABD’ye karşı yeni stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Güvenlik kaynakları, kuşatma planını şöyle yorumluyor:

UYANIK OLMALIYIZ

“Amerika’nın 2016 yılından bu yana yaptığı askeri konuşlanmalarına baktığımızda Türkiye ve İran’ı kuşattığı gözleniyor. Bu hamleler Rusya’ya karşı olarak dillendirilse de hiç öyle görünmüyor. ABD’nin Bulgaristan ve Romanya’da kurduğu üs ve tesisler ile burada bulunduracağı askerlerin ‘uluslararası terörizmin önlenmesi fikrine’ hizmet edeceğini düşünmek saflık olur. Üstelik bir NATO gücünün NATO üyesi diğer bir ülkenin sınırlarına bu kadar dayanmış olması akıl ve mantık dışı... Yeni oyunlara karşı uyanık olmalıyız. Çünkü herkesin gözü bu coğrafyada.”