Gıda piyasasında ailesinin dördüncü nesil temsilcisi olan Emre Kocadağ, birikimlerini kahve firması Esspresolab'e aktararak dünya kahve firmalarına meydan okuyor.

Dünyanın dört bir tarafına kahve dükkanları zinciri Esspresolab'i götüren Kocadağ, ilk defa bir Türk şirketinin kahve çekirdeğini yetiştirmesine de liderlik ediyor. Kahvede tercih ettikleri sütü kendi çiftliklerinden günlük alan Kocadağ, bu şekilde kendi kahve çekirdeği ile de Esspresolab'i yüzde yüz Türk markası şekline getirmeyi amaçlıyor.

Kocadağ, kasım ayı içinde Beyoğlu'nda 3 katlı bin metrekarelik alan içinde Türkiye'nin en büyük kahve mağazasını da açacak.

"Türkiye'den markalar çıksın istiyoruz"

AA muhabirinin sorularını cevaplayan Kocadağ Ailesi Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kocadağ, 1900'lerin başından itibaren aile olarak gıda piyasında olduklarını ifade ederek, "Dedem ilk başta Artvin'den Batum'a giderek fırınlar kuruyor, ardından çocukları İstanbul'a giderek 1940'lı senelerde Beyoğlu'nda yaşamlarına gıda perakendeciliği ve toptancılığı ile devam ediyor. Bugün ailemizin dördüncü nesil temsilcileri olarak birçok alanda yatırımlarımızı yapıyoruz." diye konuştu.

Grubun ana iş kolu olan gıda perakendeciliğinde son senelerde yeni firmalarla yurt içi ve yurt dışında açılımlarını devam ettirdiklerini anlatan Kocadağ, "Türkiye'den markalar çıksın istiyoruz. İhracımızın katma değerini yükseltmek için de marka olmamız lazım. Dünya arenasında büyüyebilecek markalar yapıp, know-how'ımızı ihraç edelim istiyoruz. Yurt dışında çoğu grup gelip adımıza para yatırıyor, kendi ülkelerinde kurmak istiyor." bilgisini verdi.

"Kahve çekirdeklerimiz özel butik kahve çiftliklerinden"

Emre Kocadağ, Espressolab ile bugün Türkiye'nin en büyük kahve zincirlerinden biri olma amacına ulaştıklarını söyleyerek, yurt içi ve yurt dışında 50 kadar mağazaları ile Türkiye, Mısır, Bosna Hersek, Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar'da faaliyet gösterdiklerini ifade etti ve çok yakında Almanya'da açacakları kahve kavurma merkezi ile Avrupa'da büyüme çalışmalarına hız vereceklerini söyledi.

Kocadağ sözlerini şöyle devam ettirdi:

"Grup olarak da yıl sonunda 11 değişik ülkede 100'ü aşkın mağazamızla hizmet vereceğiz. Espressolab'de kendi kavurma merkezimizde kahvelerimizi kavuruyoruz, dünyanın kahve piyasasındaki gelişmelerini de izleyerek dünyanın dört bir tarafındaki özel butik kahve çiftliklerinden kahve çekirdeklerimizi alıyoruz."

"Sudan'da kendi kahve bahçelerimizi oluşturalım"

Kocadağ, Türkiye'nin Sudan'da geliştirdiği bir tarım arazisi olduğunu söyleyerek, "Orada kendi kahvelerimizi ekip Türkiye'nin kahve ithalatını düşürmek istiyoruz. Devletimizden bunu isteyeceğiz. Bizim böyle bir yatırım yapma hevesimiz var. Sudan'da kendi kahve bahçelerimizi, tarlalarımızı kuralım. Hem Türkiye'de hem de yurt dışına markamızı taşırken kendi kahvelerimizi götürmüş olalım. Orası da iklim manasında çok uygun kahveciliğe. Orada böyle bir yatırım fikrimiz var." dedi.

Halihazırda tarım ve hayvancılık sektöründe yatırımlarının olduğunu söyleyen Kocadağ, mağazalarında sebzelerin büyük bir bölümünü doğal yöntemlerle imal ettiklerini, aynı zamanda Espressolab mağazalarında Türkiye'de kendi çiftliklerinde aldıkları günlük sütü tercih ettiklerini kaydetti.

Kocadağ, Espressolab için yatırımlarının toplamda bu yıl sonuna dek 80 milyon Türk lirasını geçtiğini söyleyerek şunlara dikkati çekti:

" Son kararnameyle kiraların dövizle olmaması biz perakendeciler için büyük bir fayda oldu. Zaten en büyük gider kalemlerimizden bir tanesi kira bizler için. Bu aşamada yatırımlarımıza hız vermemizin sebeplerinden bir tanesi de bu. Şu an biz çok doğru kiralamalar gerçekleştiriğ mağaza sayımızı yükseltme fikrindeyiz. Her yerde mağaza arıyoruz, mağaza bakıyoruz. Ülkemizin geçtiği bu dönemlerde mağazacılık manasında yatırımlar yapmak çok kritik diye düşünüyorum. Alınan bu karar çok faydalı oldu. Hiç değilse gayrimenkul piyasası üstündeki köpük alınmış oldu. Gerçek fiyatlar çıkmaya başladı. Bu da yatırım yapılabilir duruma getirdi perakendeciler bakımından."

"Beyoğlu'nun enerjisine ve uğuruna inanıyoruz"

Kocadağ, Beyoğlu'nun kendileri için ayrıca önemli olduğunu söyleyerek, "Beyoğlu dendiğinde aklıma ilk olarak çocukluğumuz ve Taksim Sütiş'te okul sonrası çalışmalarımız ve ticareti Beyoğlu'nun kendine has çok renkliliği içindeki ahlakını bize katması geliyor." biçiminde konuştu.

"Gerçek markalar Beyoğlu'ndan çıkar" sözüne inandıklarını söyleyen Kocadağ, "Az önce de söylediğim gibi bugün ülke ekonomimize yön veren perakende başta olmak üzere bir çok marka ve kurum Beyoğlu'nu kendine merkez yapmış ve bugün ülkemizi dünyada da temsil ediyor. Ben de bu markalardan birinin parçası olduğum için mutluyum." yorumunu yaptı.

Kocadağ, kasım ayı içinde Beyoğlu'nda 3 katlı bin metrekarelik alan içinde Türkiye'nin en büyük kahve mağazasını açacaklarını söyleyerek sözlerini şöyle bitirdi:

"Espressolab olarak 50. mağazamız olacak. Bundan böyle yıl sonuna dek de açılışlarımız olacak. Biz yıl sonu 60 mağazayla kapatmayı düşünüyoruz. Biz Beyoğlu'nun enerjisine ve uğuruna çok inanıyoruz. Buradaki 3. Espressolab mağazası... Aynı zamanda Grup olarak İstiklal Caddesi'ndeki 5. mağazamız."

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.