23 Ağustos 2019
  • Istanbul 26.11°
  • Ankara 25°
  • Izmir 32.22°
İmsak 04:40
Güneş 06:14
Öğle 13:12
İkindi 16:57
Akşam 20:00
Yatsı 21:27
BIST97.149
Dolar5,772
Euro6,4402
Altın283,64

Türkiye'de Siyasetin Geleceği

Haber365 bünyesinde yayınlanan Analiz ve Akış programında Türkiye'de siyasetin geleceği konuşuldu. Programda yeni parti iddiaları ve İmamoğlu'nun siyasetteki yeri de tartışıldı.

Türkiye'de Siyasetin Geleceği

F.H: Programımız tüm hızıyla devam ediyor. Şimdi Siyasete geçiş yapmak istiyorum. Şimdi bir resim çizeyim..

E.A: Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?

F.H: Bilmiyorum bir resmi çizeyim bakalım..

F.H: Bir taraftan Cumhurbaşkanı, Eylülde kongre olacağını söyledi. İYİ parti bir taraftan yeni bir kongreye giriyor. Diğer taraftan devlet bahçeli yaptığı açıklama adaeta kucağını açar gibi İYİ partililere geri dönün çağrısında bulundu. Bir taraftan Ekrem İmamoğlu 2023’te farklı pozisyonlara oynayacağını söylüyor.. HDP var bir de ondan hiç bahsetmedim.. Bütün bu fotoğrafları biaraya getirdiğimiz zaman burdan bir mutluluk tablosu mu çıkar, mutsuzluk tablosu mu ?

E.A: Valla mutluluk veya mutsuzluk meselesi vatandaşın tercihleriyle alakalı bir durumdur. Mutluluk mutsuzluk üzerinden yorum yapmak işin latifesi ama ne olyr dişye sorarsan. Şimdi İYİ partinin kongresi çok bir anlam ifade etmiyor. Çok yönetimsel anlamda kadroların değişeceğini düşünmüyorum. Devlet Bahçeli’nin İYİ partideki bir takım insanlar için bizimle beraber olun, fiziki olarak bizden uzak olan arkadaşları geri bekliyoruz cümlesi yüksek bir olgunluk ve sağduyu ifade eden bir cümleydi .önümüzdeki günlerde muhtemelen karşılaşabilecek ülke çapındaki sıkıntılı mevzularda alakalı olarak bu özellikle kendi içlerindeki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için bir anlamda stratejik hamle olarak da ifade edebilirsin ama bu kadar olaydan sonra bunu söylüyebilyor olmak bir olguluktur. Yani siz birini bir yere davet edersiniz gidip gitmemek karşınızdaki kişinin keyfine kalır. Fakat bununla alakalı olarak Meral hanımın ortaya koyduğu tavır, toplamda ben Meral Hanımın siyasi çizgisini beğenmiyorum. Son dönemde de gittikçe kendsine de yakışmayacak bir üslup takındı. Özellikle İYİ parti’nin sosyal medyadan cevap verme şekli edep dışıydı. Hatta “edep bir tac imiş nur-i hüdadan giy o tacı emin ol her beladan diyip” kendilerini sorgulamaları lazım. Ben İYİ partide sadece bir kişiyi önemsiyorum. Yavuz Ağıralioğu’nun önümüzdeki dönemde Türk milliyetçiliğinin geleceği noktasında bir misyon üstlenebileceğini düşünüyorum. Ama iyi parti ekseninde düşünmüyorum bunu. Yavuz beyi ayrı değelendiriyorum.

F.H: Peki bir dip not düşücem Yavuz bey ile ilgili. Geçen pğrogramda açıkladı. Artık İyi parti genel yardımcısı olmuş bunu da yeni açıkladı. Bu öngörünüzü de aslında teyip ediyor.

E.A: Yani evet bu öngörünün yanında bir suyun akışı var ve onun gidişatından, arazinin meyilinden, arazinin toprak yapısından bir şeylerin nerelere gidebileceğini az çok insan öngörebiliyor. Tekrar ediyorum, sadece İYİ parti özelinde değil Türk milliyetçiliğinin derlenip toparlanması noktasında Yavuz beyin bir misyon üstleneceğini düşünüyorum. Ama Devlet beyin tavrını da takdir ediyorum. Ekrem İmamoğlunun abartıldığını düşünüyorum. Böyle bir başarı efsane yaratılmaya çalışılıyor. Oyların nasıl verildiği hangi kurgular içinde yer aldığı.. Toplandığı sistemin nasıl onu büyükşehir belediyesi başkanı yaptığını doğru düzgün analiz eden herkes, Ekrem İmamoğlu’nun şahsının bu anlamda ne olduğuınun, ne ifade ettiğinin çok da bir kifayeti olmadığını idrak edebilecek durumdadır. Temelde sadece iyi partili ve mhp li seçmenin bir kısmının, muhafazakar hassasiyetlerini incetmeyen bir adam.. Günün sonunda chp, hdp ve iyi parti oy verdi. Mhp’nin bir kısım oyu kaydı. Tayyip Erdoğan antipatisini Türk milliyetçiliğine tercih eden birtakım MHPliler oy verdiler. Günün sonunda belediye başkanı oldu. Bu mesele devlet başkanı seçmeye geldiği zaman veya bir partinin derlenip toparlanıp lider vasfına çevrildiği zaman, İmamoğlu’nun cürmü, Kılıçdaroğluna operasyon çekmeye yetmez. Lider olmak böyle bir şey. İmamoglu’nun Cumhurbaşkanı olup olmayacağı meshebi taşıdığını bence önümüzdeki günlerde ancak anlayabiliriz. Dediğim gibi ben Ekrem İmamoğlu başarılı olmuştur. Bunu görmezden gelip, deve kuşu modeli gibi kafamızı kuma gömüp, görmezden gelecek halimiz yok. Net ifade edeyim abartıldığı kadar ortada bir başarı yok. Oy veren kitleler belli nasıl verildiği belli. Çok basit bir soru sorayım. İmamoğlu, herkes kendi adayını çıkartsaydı başkan olabilir miydi?

F.H: Yani, evet olamazdı.

E.A: Tüm diğer partiler aday çıkartsaydı ekrem İmamoğlu başkan olamazdı. Erdoğan herkesin adayı varken başbakan olmuştu. Kıyaslamak bile çok yanlış.

F.H: Bir de dediğiniz yerde çok önemli bir nokta var. İmamoglu figürü bir şahsi figür ama teşkilatlanma gücü yok çünkü seçimlerde gördük ki ekrem imamoglu nun teşkilatlanmasını aslında canan kaftancıoglu yaptı. İmamoglu’nun güçlü bir ekibi yok.

E.A: Çok net ifade edeyim. Ekrem İmamoglu Karadeniz’in bir takım kıyı kesimlerinin değilde Yozgat’a gitsin, Kahramanmaraş’a gitsin, Adana’ya gitsin bir görelim onu ve Kılıçdaroğlu veya CHP teşkilatlarını da Ekrem İmamoğlunu özel bir şey yapsın yani gerçekten vatandaş ne kadar İmamoğlu’nu görmeye gidecek. Onu bir görmek lazım. Geçen programda da konuştuğumuz parti kurma heveslisi arkadaşlarla da, şunu söyliyim. Bir kere Ahmet Davutoğlu parti falan kurmayacak. En sağdık yareni olan Atilgan Bayar bile “onu aldıysa şöyle olur, bunu aldıysa şöyle olur” gibi birtakım enteresan açıklamalar yaptı. Davutoğlunun şu saatten sonra daha kendi kurulmadan bize bir hikaye çıkmayacak. Ali babacan meselesine gelirsek. Kendini entelektüel zanneden insanlar tarafından, karakterlerinin fazla ben merkezli olan şahsiyetler tarafından umut olarak görüldüğü olabilir. Bununla alakalı çeşitli örnekler de ortaya konuluyor. Sağ merkezli bir ihtiyaca cevap verilmesi gerektiğini söyleyenler var. Tam tabirle söylemek gerekirse, prensiplerle yapılması gerektiğini söylüyor. Siyaset çok prensipli bir iş olsaydı, Muhsin Yazıcıoğlu Türkiye’nin üst düzey yöneticilerinden birisi oluydu. Prensip önemlidir ama çok önemli değildir. En prensipli olabilecek olan bugüne kadar gördüğümüz Cumhurbaşkanımızdır. Ondan daha prensipli olacağını iddia etmek hem gaflettir hem cehalettir hem de olmaz bir şeydir. O kadar prensipli olacaksan gider dağda dervişlik yaparsın. Bu insanların gerçek anlamdaki dip dalga diye tabir ettiğimiz az önce söylediğim şehirlerde ne kadar karşılığı var. Kaç çiftçi gerçekten ali babacanı umut olarak görüyor. Geçen programda söylediğim olaya bir kez daha parmak basıyorum. İnsiyatif Ak Parti’nin dir. Cumhurbaşkanı bu insiyatifi iyi kullanırsa, Ak Parti umulduğu gibi tahahhüt edildiği gibi hizmet etmeye devam eder. Cumhurbaşkanı bu insiyatifi kullanmamayı tercih ederse de Türk toplumu defalarca içinden siyasi liderler çıkarmış bir toplumdur. Yarın öbür gün çok başka liderler çıkabilir. Demokrat parti kapatılıp, rahmetli adnan menderes asıldıktan sonra, Adalet partisini biliyorsun darbeci bir subay olan ragıp gümüşpala kurdu. Ve ilk genel başkanı oydu. Ve hatta ragıp gümüşpala’nın genel sekreteri olan ogüne kadar kimsenin tanımadığı Süleyman demirel demokrat partililerle atılması gereken adımlarla, Rakıp Gümüşpala’nın fazla pasif davranmasından dolayı da, siyasete ara verdi. Sonra bir anda adalet partisinde Rakıp bey rahmetli oldu. Süleyman Demirel diye bir figür geldi.. 8 kere gitti, 9 kere geri geldi.. Turgut Özal dediğimiz gibi Süleyman demirel’in bürükratiyken, arkasından ekonomik krizde yanına getirdiği biriyken, akabinde darbe hükümetinin başbakan yardımcısı ve 83 seçimlerinden sonra da önce başbakan sonra da cumhurbaşkanı oldu. Turgut Özal’ı o güne kadar tanıyan çok az insan vardı. Abisi ile ilgili belki bir anlamı vardı.. Milli selamet partisi yapan abisi.. bir dönem iç işleri bakanlığı yapmıştı.. Dolayısıyla toplum her zaman kendi içinden kendini yönetecek birilerini çıkartır. Tayyip Erdoğan bambaşka bir figürdür. Atatürk’ten sonra halkta bambaşka bir karşılığı olan, bence toplamda hayatta başka bir fenomen bir adam Tayyip Erdoğan.. Yöneticilik noktasında ortaya koyduğu tavırla kendine has bir adam. Erkan Mumcu’nun röportajında da söylediği gibi.. bambaşka bir adam. Her şeyi doğru değil her şeyi yanlış değil. Bu güne kadar türkiye’nin başına gelmiş ortalama vasat liderleden çok daha önde bir isim. Belki Erdoğan kalibresinde bir adam olmaz ama Ak Parti isterse geleceği şekillendirebilir. Bu anlamda Ak Parti’de değil aslında, çok net söyleyelim, Cumhurbaşkanı eğer doğru şekilde insiyatifini kullanırsa, Ak Parti daha ülkede uzun süre devam eder. Diğerleri de kendi içlerinde bir varlık oluştururlar. Bence olmayacak tabi. Onlarda siyaseti iyi bilip ayrılıp geldikleri nokta bellidir. Bu memlekette Numan Kurtulmuş’un geldiği yer ve aldığı oy belli. O da bir dönem kendi partsinin başındaydı. Günün sonunda ortada olmadı. O da devam edebilirdi. Sonuca gitmeyecek eylem. Ancak hamaset sahibi ve faydadan sahibi zarar vermeye çalışan insan davranışıdır. Tayyip Erdoğan figürü ortada dururken, Ali Babacan ve emsallerinin Türkiye’de siyasten bir yüksek değer ifade etmeleri imkanı yok. Erdoğandan sonrasına hazırlanıyorsan, Erdoğan daha çok genç ya.. ama siyaset çok uzun bir süre.. ekrem imamoğlunu kimse aralık ayında tanımıyordu.. Türkiye’de tanınmıyordu. Adam bugün türkiye’de tanınan bir adam. Dolayısıyla ben bugünden siyasetin geleceğini görme anlamında bir şeyler söyle diyorsan; Yavuz Ağıralioğlu BUNDAN Ssonra türk milliyetçiliği anlamında çok önemli bir figür olacağını düşünüyorum. Hala insiyatif erdoğan’da ve bunu Erdoğan bunu yönetecek tecrübede bir adam. Diğer arkadaşlara çok para harcamasınlar diyorum. Bu ülke İsmail cem’in partsiini de gördü, cem boyner’in partiisini de gördü, Liberal partiyi de gördü. Türkiye partiler çöplülüğüdür. Ya Cem Uzan ya.. birsürü örnek var. Çok uzun konuşmaya gerek yok. Ben Ali Babacan’ın halk noktasında bir karsılıgı olduğunu düşünmüyorum. Ben bu konuda senin fikrini çok merak ediyorum ama.. sen nasıl okuyorsun geleceği.

F.H: Ben sizin görüşlerinize kesinlikle katılıyorum. Mesela babacan ile şunu söyliyim, iyi bir ikinci adam olabilir ama lider olamaz. İmamoglu öne çıkmış popüler bir figür olabilir ama teşkilat gücü olmadığı için iyi bir lider değil. Onların eksik noktalarının toplandığı tek bir adam var o da cumhurbaşkanı Erdoğan. Teşkilat gücü yüksek, ekonomi noktasında iyi durumda, lider şudur, şöyle bir hareketiyle bile o parayı toplar. Çünkü o parayı ona veren insanlar ona inanılrar. Lider demek söylediğini karşıda evet ya bunu söylüyor ve bunu gerçekleştirecektir. Masaya yumruğunu vurduğunda ses çıkacaktır. Buna lider inandırır. Ses tonuyla bile inandırır lider.

E.A: Peki şu çıkarımı yapabilir miyiz? Türk siyasi hayatında yüksek karizma taşıyan adamdan sıkılan insanlar hamaset ve hayal görüyorlar ve türk siyaseti yine karizmatik liderler ekseni etrafında hareketlenip, başarıya ulaşacaklardır diyebilir miyiz? Yani günün sonunda bir karizmatik lider etrafında toplanması gerektiği sonucunu mu çıkartalım..

F.H: Şimdi emre bey, bakın eskiden dünya yazının ağırlıkta olduğu bir çağdaydı. Bugün iletişim araçlarının da değişmesiyle görsel ön planda. Dolayısıyla görsel, işnsanların algısını oluşturmak en önemli etken. Erdoğan’ın çok sevilmesinin en önemli nedeni, Obana’nın ve AB liderlerinin yanında çok karizmatik duruyor. Başkaları bacak bacak üstüne atınca o da atıyor.

E.A: Heybetiyle, görüntüsüyle, karizmasıyla vatandaşın içinde ukte kalmış gururu yansıtıyor.

F.H: Kesinlikle bir dışavurum oluyor aslında. Böyle bir lider olmadığı surece, evet şunu dileyebilir halk nezninde böyle gözüküyor. Lideri lider yapan teşkilatıdır. Gücü ordan gelir. Halkı ikna eder ama uygulamaya geçirebilmek için teşkilata ihtiyacı vardır. İyi bir lider nedir? İyi bir lider tutkaldır. Teşkilatı birarada tutar. Bir sözüyle teşkilat der ki evet liderimiz konuştu.. Ama iyi olmayan bir lider tutkal vazifesi göremez. Lider bir şey der ama hepsi ayrı kafadan çalar ve teşkilat hedeflere yürüyemez.

E.A: O zaman şöyle toparlayalım, gene karizmatik ve iyi ekipleri olan iyi beyinleri olan insanlar tarafından..

F.H: Şimdi Emre bey bu sorunun cevabını nreden buluruz. Sizin çok iyi bildiğiniz bir konu. Türk tarihine bakalım.. Metahan’dan itibaren biz neyi konuşuruz? Bir Metehan var, bu liderler etrafında toplanan insanlar var.

E.A: Katılıyorum sadece liderden beklentilerle değişiyor. Bu görüntü dediğin şey çok önemli ama hemen hemen aynı kanaatteyiz. Ben de daha karizmatik liderler tarafından devam edeceğimizi düşünüyorum.

F.H: Ben şimdi müsaadeniz olursa diğer konuya geçmek istiyorum

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.

Yorum Yaz