Eski başbakan yardımcılarından Ekrem Pakdemirli, Manisa'da tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında hayatını kaybetti. Pakdemirli, 21 Ekim tarihinden bu yana Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi yoğum bakım ünitesinde tedavi görüyordu.

Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Emin Kurt, 21 Ekim'den bu yana yoğun bakımda tedavi edilen eski Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli'nin bugün sabah saat 07.55'te vefat ettiğini söyledi. Kurt, Pakdemirli'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi.

21 Ekim'de Manisa'nın Akhisar ilçesindeki bahçesinde kendi üretimi olan zeytin toplama aparatının tanıtımı için zeytin üreticileriyle bir arayla gelen Pakdemirli, başına traktörün yük kaldırmak için kullanılan parçasının çarpması sonucu ağır yaralanmıştı. Ambulansla Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Pakdemirli, daha sonra CBÜ Tıp Fakültesi Hafsa Sultan Hastanesi'ne sevk edilmişti. Ulaştırma, Maliye, Gümrük ve Devlet Bakanlığı görevlerinde de bulunan Pakdemirli, evli ve 5 çocuk babasıydı.

Oğlu Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli, cenazesini cumartesi günü İzmir'de İlahiyat Camii'nde öğle namazını müteakip defnetmeyi düşündüklerini bildirdi.

TURGUT ÖZAL'IN SAĞ KOLUYDU

Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile ilgili anılarını Özal'ın Mirası isimli kitapta toplayan Ekrem Pakdemirli, o döneme ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu.

SADRİ ALIŞIK'A ÖRTÜLÜ ÖDENEKTEN 3 MİLYON DOLAR

Sanatçıyı ve sanatkarı Özal her zaman korumuştur. Sadri Alışık siroz olmuştu. Karaciğerinin değişmesi için 3 milyon dolar lazımdı. Özal, "Sadri Alışık'a 3 milyon dolar ver" dedi. "Ben de ağabey 3 milyon dolar veremem" dedim.

Bana Osmanlı'dan örnekler vererek, "Sadri Beyefendi kendini frenleyememiş biraz fazla içmiş, karaciğeri çökmüş. Olsun o sanatçımızdır. Ona sahip çıkacağız" dedi. Parayı verdik ve Sadri Alışık ameliyattan sonra 15 yıl yaşadı.

NAİM'E 7 MİLYON DOLAR ÖDEDİK

Turgut Ağabey bir gün 'Naim Süleymanoğlu'nu Türk vatandaşı yapacağız, ama 7 milyon dolar istiyorlar" dedi. Ben de bu parayı veremeyeceğimi söyledim. Bu parayla 70 köye su götüreceğimi söyledim.

Bana dönüp dedi ki; "Naim Süleymanoğlu'nu aldık, olimpiyatlara gitti, Türk bayrağıyla yarıştı ve şampiyon oldu. Türk bayrağı göndere çekilerek İstiklal Marşı okundu. Bu marşın yurt dışında okunması için kaç para verirsin?" Bunu anlatınca gözlerim doldu. 'Verelim be ağabey' dedim. Bulgar istihbaratına 7 milyon doları çantaya koyup gönderdik.

MASON BAKANLARI AÇIKLAMIŞTI

Kitapta ANAP'ın çok renkli bir parti olduğuna vurgu yapan Pakdemirli, "Bu durum hükümete de yansımıştı. Mesela Sanayi ve Ticaret Bakanı olan Cahit Aral masondu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı yapmış olan Cemal Büyükbaş da masondu" diyor ve şöyle devam ediyor: "Özal, Büyükbaş'ı okuldan ve bürokrasiden tanıyordu. Bu arkadaşların masonluklarının aktif olduklarını zannetmiyorum. Yükselmek için zamanında bu teşkilata girmişlerdi diye düşünüyorum. Yine mesela Şahap Kocatopçu hem 1961'deki Kurucu Meclis'te Sanayi Bakanı'ydı ve o da masondu. Hem de masonların önde gelenlerindendi."

KARİYER İSTİFASI TURGUT AĞABEY'İ KIRMIŞTI

Turgut Ağabey, Yıldırım Akbulut'u çok vizyon sahibi birisi olarak görmüyordu. Zaten kendi döneminde yaşanan olayları çok iyi okuyamadı. 9 Kasım 1989'da Başbakan oldu. Bundan kısa bir süre sonra 20 Şubat 1990'da Mesut Yılmaz Dış İşleri Bakanlığı'ndan istifa etti. İstifa ettikten sonra genel başkan adayı olduğunu açıkladı. Ekibini güçlendirmek için devamlı yemekli organizasyonlar düzenliyordu. Mesut Yılmaz'ın Dış İşleri Bakanlığı'ndan istifa etmesinin asıl sebebi ABD Parlamentosu'nda Ermeni soykırım iddialarının gündeme alınmasıydı. Parlamentoda oylama yapılacaktı. Aslında Mesut Yılmaz'ın Türkiye lehine çalışması gerekiyordu. Fakat o, tasarının kabul edileceği sonucuna varmıştı. Kararın düşündüğü gibi çıkması halinde daha sonraki kariyerinin olumsuz yönde etkileneceği düşüncesiyle görevinden istifa etti. Ama o tasarı reddedildi. Turgut Ağabey böyle bir zamanda istifa etmesinden dolayı ona çok kırıldı.(sf. 197)

AKBULUT'A KARŞI ALAY KAMPANYASI

Akbulut'a karşı bilinçli bir kampanya yürütüldü. Bu kampanyanın esası Akbulut üzerine fıkralar üretilmesiydi. Bu fıkraların üretilmesini sağlayan kişi Emin Çölaşan'ın halasının oğlu olan Hüsamettin Cindoruk'tu. O, Akbulut'a karşı müthiş bir kara mizah politikası uyguladı. Bu politikada başarılı oldu. Çünkü Akbulut fıkraları aile toplantılarında da anlatılmaktaydı. Bunun bir organizasyonla yapıldığı çok belliydi. Çünkü Akbulut adına fıkra kitapları çıkartılıyordu. Bu Akbulut'a yapılmış büyük bir haksızlık idi.(sf. 197)

DEMİREL HARBİ CUMHURBAŞKANIYDI

Ben Süleyman Bey cumhurbaşkanı olduğunda muhalefetteki Süleyman Demirel olmaması için çok dua ettim. Cumhurbaşkanı iken işlere karışmıyor havası verdi. Aslında el altından bütün adamlarını yönlendiriyordu. Dış görünüş olarak hükümetin işlerine karışmıyor, tarafsız bir cumhurbaşkanı görüntüsü veriyordu. Ben bütün görüntünün yapmacık olduğuna inanıyorum. REFAH-YOL'un Güneş Motel rezaletine benzer bir rezaletle düşürülmesinin mimarı olmuştur. ( ) Mesut Yılmaz ile Süleyman Demirel'in arası çok iyiydi. Mesut Yılmaz'a 'Ben Tansu Çiller'i siyasi olarak etkisiz hale getireceğim. Sen de merkez sağın tek lideri olarak kalacaksın' dedi. Mesut Bey'i siyaset sahnesinde ikimiz kalacağız diye ikna etmişti. Fakat kendisinden sonra Mesut Yılmaz'ın Cumhurbaşkanlığı konuşulmuştu. Bana rakip olur düşüncesiyle onu da harcadı. (sf.219)

ANAP'IN PARALARINA SAHİP ÇIKTI

Pakdemirli Mesut Yılmaz'ın istifasından sonraki vekalet dönemini kitapta şöyle anlatıyor: Genel başkanlığa vekâlet ediyordum. Fakat partide nakit para olmadığını gördüm. Ben de partinin hesaplarını bir yeminli mali müşavire kontrol ettirme kararı aldım. Yeminli mali müşavir partinin 1.700 trilyon lira borcu olduğunu tespit etti. Aynı zamanda bana partinin hesaplarıyla ilgili bir rapor sundu. Bu raporda partinin paralarının birkaç milletvekilinin üzerinde olduğu görülüyordu. Bu milletvekillerinden birisi Yılmaz Karakoyunlu idi. ( ) Bunun üzerine bu paraların Mesut Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz'da olduğunu söyledi. Hemen Turgut Yılmaz'dan randevu alarak onu ziyarete gittim. Turgut Yılmaz'a 'Nasıl oluyor da partinin paralarını yanında bulunduruyorsun?' dedim. Bunun üzerine Yılmaz Karakoyunlu ertesi hafta bir bavul içerisinde raporda bahsedilen parayı bana getirip teslim etti. Bu paranın içerisinde şu kadar miktarı Turgut Bey'den aldım dedi. Bu paraların siyasi partiler kanuna göre onlarda bulunmaması lazımdı.

EKREM PAKDEMİRLİ KİMDİR?

1939 yılında İzmir'de doğan Ekrem Pakdemirli, ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünü bitirdi. ODTÜ Teorik Fizik bölümünde asistan, bir yıl sonra da Makine bölümünde öğretim görevlisi oldu. Daha sonra 1967 Ağustos ayında Imperial College'de (University of London) doktorasını tamamladı. ODTÜ'de öğretim üyeliği yaptı. Devlet Planlama Teşkilatı'nda grup başkanlığı ve Müsteşar Yardımcılığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcılığı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Başbakanlık Baş Danışmanlığı ve Merkez Büyükelçiliği görevlerinde bulundu.

18, 19, 20 ve 21. dönemlerde Manisa Milletvekili olarak Ulaştırma Bakanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı. 2003 yılından itibaren Bilkent, Başkent ve İstanbul Ticaret üniversitelerinde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Akbank yönetim kurulu üyeliği, Vestel Elektronik AŞ, Vestel Beyaz Eşya AŞ adlı özel şirkette Yönetim Kurulu Başkanvekilliği, BİM Birleşik Mağazalar AŞ adlı ticari şirkette Yönetim Kurulu Üyeliği ve Çevresel Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu.