Bir zamandır yazılı ve görsel basında bulunan bir haber tam 5 milyon kişiyi yakından ilgilendiriyor. 27 Aralık 2017 tarihinde büyük bir boykot hazırlığı mevcut. Tüm Restoranlar Lokantalar Ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) üyesi restoranlar o tarihte kendilerine piyasada 'ticket' olarak bilinen yemek kartlarıyla ile ödeme kabul görmeyecek.

Yemek kartı kendi kapsamında, çalışanlarına yemek vermeyen işletmelerin faydalandığı bir ödeme yolu aslında. İşletmeler çalışanlarına limitler hazırlayıp günlük ya da aylık yemek kartı veriyor. Çalışanlar da bu karların geçerli olduğu restoranlara gidip para veya kredi kartı yerine bu kartlar aracılığı ile ödeme yapıyor. Günlük limitin üzerinde harcama gerçekleştiren kartlarını erken bitiriyor, az harcayanın ise cebine kalıyor.

Günlük limit 15.12 TL’den fazlaysa gelir vergisi ve damga vergisiyle brütleşmesi gerekiyor. Bu nedenle genelde şu anda günlük yemek limitleri 10-15 TL civarında. Ortalamanın ise 13 TL olduğuna dikkat çekiliyor. İşin vatandaş yani çalışan tarafında görünen yüzü bu şekilde. Yani yemek kartı aslında basit bir ödeme aracı. Ancak arkada yaşananlar bu kadar basit değil.
Piyasadaki ticket yani yemek kartı şirketlerinin hemen hemen tamamı yabancı sermayeli. Çalışanlarına yemek kartı verecek işletme sahibi yani patron ilk olarak bu şirketlerin kapısını çalıyor ve tek tek teklif alıyor. Kendisine en fazla indirim yapan yemek kartı şirketini seçiyor. Her bir çalışanına ayda 325 liralık yemek fişi veren bir işletme aslında yemek kartı şirketine örneğin yüzde 5 indirimle 310 lira ödüyor. Farklı bir değişle 15 lira patronun cebine kalıyor. Yemek kartı şirketleri 325 liralık fişi 310 liraya sattığına göre bundan zarar edecek değil mi? Hayır zarar etmiyor. Yemek kartı şirketi de gidiyor restoran sahibinden yüzde 10 komisyon istiyor! Yani 32.5 lira!

Restoranlar için yüzde 10 bugünkü kâr marjları düşünülürse az bir miktar. O ne yapıyor derseniz, ya az kazanca razı oluyor ya da olduğundan daha kalitesiz ürünlerle, eksik porsiyonlarla açığını kapatmaya uğraşıyor. Tüm bu sistemden zararı kim görüyor? Çalışan yani vatandaş.

"BOYKOTA HAZIRIZ"

Restoranlar yabancı şirketlerin Avrupa'da yüzde 2-3 komisyonlar alırken Türkiye'de yüzde 10 civarında komisyon almasına tepki gösteriyor ve bu sistemin tamamen değişmesini istiyor. TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl, "Dünya da uygulanan komisyon oranları maksimum yüzde 3 seviyesinde olmasına rağmen özellikle yurtdışı menşei olan yemek çeki firmaları ülkemizde bu oranı yüzde 9 -10 seviyeleri ile uygulamakta tabiri caiz ise sömürü sistemi dayatmaktadır. Bizde bu işin mevzuatı yok. Restoran ve lokanta sektörü de vatandaş da zarar görüyor" dedi. Bingöl komisyon oranları yüzünden yemek çeki şirketlerinin karlarına yarı yarıya ortak olduğunu söyledi. Bingöl konunun önemine dikkat çekmek için 27 Aralık'ta bir günlük boykota hazırlandıklarını da belirtti.

İTO’DAN KARAR

Restoranların isyanı karşısında İstanbul Ticaret Odası (İTO) da sessiz durmadı. İTO Başkanı İbrahim Çağlar İTO Meclisi'nin Kasım ayı toplantısında gerçekleştirdiği konuşmada, "Odamızın uzun zamandır müdahil olduğu bir konu da Yemek Çekleri. Sonuç olarak komisyon oranları ve vadelerin uzun olması lokantacıları rahatsız ediyor. Biz İstanbul Ticaret Odası olarak; Orta yolun bulunması amacıyla her iki tarafla da toplantılar yaptık. Geldiğimiz noktada yemek çeki firmalarının bu hizmeti satın alan şirketlere iskonto uygulamaması yönünde bir düzenleme yapılması için İç Ticaret Genel Müdürlüğüyle temas halindeyiz. Bir heyetimiz konuyu bizzat İç Ticaret Genel Müdürü ile paylaştı. Diğer yandan biz de Oda olarak şöyle bir Uyulması Zorunlu Mesleki Karar çıkardık. "Yemek kartı firmalarınca bu kartları kullanan işletmelere iskonto verilmeyecek ve bununla birlikte kartları kullanan işletmeler yemek çeki firmalarından iskonto talep etmeyeceklerdir." dedi.