Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

Kritik bir dönemde gerçekleştirdiğimiz bu toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum. İSEDAK olarak geride bıraktığımız bir yılın muhasebesini değerlendireceğiz. Şimdiden eleştiri ve yorumları ile toplantımızı zenginleştirecek kardeşlerimize teşekkür ediyorum.
İstişarenin amacına ulaşması için samimi olmasının yanında alınan kararların hayata geçirilmesi lazım. Bu tür toplantıların görüş alışverişinden öte bir anlamı vardır. Karar bağladığımız hususları fille geçirmenin mücadelesini vermeliyiz. Sizlerin de desteği ile İSEDAK'ın önümüzdeki zamanda bu anlayışla yoluna devam edeceğini ümit ediyorum.

YOK OLUYORLAR

'Dert insanı söyletir' diye güzel bir söz vardır bizde. Ben de sizlerle birlikte burada kalbim ve kelimelerim arasına perde koymadan konuşmak istiyorum. Fazlaca sancılı bir zamandan geçtiğimiz gerçek. Asırlar boyunca ilim ve irfanın adresi olan şehirlerimiz bugün ne yazık ki acı ve gözyaşı ile kıvranıyor. Halep'in asırlık camilerinde artık ezan sesleri duyulmuyor, Bağdat'ın zengin kütüphaneleri yok edildi. Şehirlerimizle birlikte, tarihimiz de gözlerimizin önünde tek tek yok oluyor.

İSLAM TOPLUMLARINI İÇERİSİNDE OYUN OYNUYORLAR

İslam medeniyetinin o topraklar vurduğu mühürler değil, aynı zamanda onurumuzdur. tablonun görünürdeki müsebbibleri diktatörler ve elbette terör örgütleridir. DEAŞ, Boko Haram, YPG, FETÖ gibi örgütlerin büyük bir kan gölüne dönüştürdüğünü hepimiz biliyoruz. Sahne önündeki figüranlar perde arkasındaki asıl senaristleri görmemize engel değildir. Hz. Mevlana insanı ateş değil kendi gafleti yakar diyor. Coğrafyamızdaki hadiselere basiret ve feraset ile yaklaşabilmeliyiz. İslam dünyasının birliğini, beraberliğini, zenginliklerini ve istikbalini yok etmeye yönelik kirli bir senaryo oynanıyor. İslam toplumları içeriden çökertilmeye çalışılıyor.

FELÇ ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Neo kolonyalist dönem olarak ifade edebileceğimiz refah düzenlerini tahkim etmenin içindedirler. Amaç yalnızca petrolümüz, doğal kaynaklarımız, insan gücümüz değildir. Burada asıl hedef İslam medeniyetinin hayat pınarlarını çöketmektir. Amaç, Müslümanların omurgasını çürütmek, hepimizi felç etmektir. Müslümanların son 2 asırda yaşadıkları onca saldırıya rağmen küresel anlamda iddialarını sürdürmeyi başarmışlardır.

SEYİRCİ KALAMAYIZ

Müslümanlar kendilerine verilen rolü sorgusuz sualsiz kabul edemez. Kimler tarafından ortaya koyulduğu, büyütüldüğü meydana çıkmış bu katil sürülerinin İslam düşmanlığının aracı yapılmasına seyirci kalamayız. Tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması gerçek niyeti gösteriyor. Bize düşen görev kalkınma hamleleri ile İslam coğrafyasını önemli bir üretim havzası haline getirerek, bunun modelini ortaya koymaktır. Bunun için İslam İşbirliği Teşkilatı ve İSEDAK gibi imkanları daha etkin şekilde kullanmanın yollarını araştırmalıyız.