Çorlu'da meydana gelen tren kazasında kızları ve torunlarını yitiren Mürüvvet ve Remzi Güvenç çifti, büyük bir acıyla karşı karşıya. 'Ölmeden trene de binelim' demelerinin bir gün ardından kazanın olduğu trenle son yolculuklarına giden kızları ve torunlarının peşinden ağlayan çift, "4 canımızı ihmal sebebiyle yitirdik. Dalsız bir ağaç gibi ortada kaldık. Onların yaşayacak uzun seneleri vardı. Keşke onların yerine biz ölseydik" diyor.

24 CAN YOK OLDU

Uzunköprü- Halkalı seferini gerçekleştiren yolcu treni, 8 Temmuz günü Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinden geçerken menfezdeki toprağın çökmesi neticesinde kaza yaptı. 5 vagonu devrilen trende 24 kişi hayatını kaybetmişti. Facia da en büyük acıyı çekenlerden biri de Çorlu'nun Vakıflar Köyü'nde ikamet eden Mürüvvet Güvenç ve Remzi Güvenç çiftiydi.

4 CANINI TOPRAĞA KOYDU

Yaşlı çift tren kazasında, kızı Derya Kurtuluş (30) ile 5 aylık torunu Beren Kurtuluş ve büyük kızı Emel Duman (36) ve torunu Bihter Bilgin'i (14) yitirdi. Köyde ikamet eden ve herhangi bir kazancı olmayan kalp ve tansiyon hastası olan anne Mürüvvet Güvenç ile baba Remzi Güvenç'in tek dayanağı da kızlarıydı.

"TRENE BİNELİM" İSTEKLERİ SONLARI OLDU

Kazanın üstünden 10 gün geçmesine karşın acıları ilk günkü gibi taze olan Güvenç çifti, kızlarını ve torunlarını ihmal neticesinde kaybettiklerini söylüyor. Yaşlı çift şunları kaydetti:

"Her hafta sonu olduğu gibi kazanın olduğu hafta kızlar, torunlar, damatlar tüm aile bizim evde bir araya gelmişlerdi. Akşam güldük eğlendik, evde bir bayram havası vardı. Sonra kızlar ertesi gün için, 'Ölmeden bir de trene de binelim' dediler ve sabah bizim evden 6 kişi trenle Burgaz'a gittiler. Dedikleri gibi de oldu. Ölmeden trene bindiler ve bir daha dönmediler.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.