CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eczacılar Birliği Kongresi'nde yaptığı konuşmada SSK'daki döneminde yaptığı işlere değindi. Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: "Kılıçdaroğlu SSK'yı batırdı diyorlar. Benim dönemimde açığın nedeni belli. Emeklilik yaşları çok daha düşüktü. Sayın Bakan'a Bülent Kuşoğlu ile görüşmesini dilerim. Bir bakan ağzından çıkan rakama oturup bakmalıdır. Benim dönemimdeki bütün açıklara bakabiliriz. O da bir eleştiridir. Bütün dönem 4 milyar 484 milyon lira. Bu hükümetin bütün dönemlerine bakıyorum 294 milyar 804 milyon lira. Bu açık nereden kaynaklanıyor?

"SİYASETE GİRMESEYDİM BUNLARIN HİÇBİRİSİ BELKİ OLMAYACAKTI"

Emekliye daha düşük aylık veriyorsunuz. Emeklilik yaşı 65'e çıktı. Ben bunu sorma hakkına sahibim. Devlette saydamlık olması lazım. Hangi gerekçe ile göstermiyosunuz? Göstermememlerinin tek nedeni var. Ben siyasete girmeseydim bunların hiçbirisi belki olmayacaktı.

"10 YILIMI İNCELEDİLER"

10 yılımızı incelediler. 5 kuruşluk bir yolsuzluk bulamadılar. İddia ediyorum ve her yerde söylüyorum. AK Parti'nin genel başkanına, başbakana açık ve net meydan okuyorum. Sosyal güvenliği tartışacaksanız ben tek başıma geleceğim siz ordunuzla gelin, tartışalım. Kim sosyal güvenliği batırdı?

"HEPİMİZİN SORUMLULUĞU VAR"

Milletvekilleri, avukatlar, hakimler savcılar hapiste. 500-600 gündür iddianameleri yazılmayan çok sayıda öğrenci hapiste. Bizim 20 Temmuz darbesinden sonra oturup yeniden düşünmemiz gerekiyor. Bu mesele bir parti, meslek örgütü meselesi değildir. Hepimizin sorumluluğu vardır. 2019'a gireceğimiz süreçte hepimizin sorumluluğu vardır. 2019'a gireceğimiz süreçte hepimizin sorumluluğu vardır. Bu ülkenin aydınları olarak benim kadar sizin de sorumluluğunuz var.

Demokrasi bir başına bir başka kuruma emanet edilecek bir şey değildir. 80 milyon birlikte mücadele edeceğiz. 2019 seçim sürecine girerken iki seçenek var. Birinci seçeneğimiz, demokratik parlamenter sistem. Darbe hukukundan arındırılmış demokratik parlamenter sistem. Darbe hukukunun getirdiği düzenlemelerden darbe hukuku ayıklanmış olacak.

İkinci yol, tek adam rejimi. Bir adam olsun her şeye o karar versin. O kadar ki arabalara takılacak cam filmine bile o karar versin. Bu memleketin bütün sorunları bir kişinin üzerine yıkılıp o kişi sabah akşam aldatılırsa nasıl aydınlığa çıkacak bu memleket? Kişi hata yapabilir, o nedenle bütün yumurtalar bir sepete konulmaz."