Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulundu.

Görmez, Kanal 7'de katıldığı Mehmet Acet'in sunduğu İskele Sancak programında konuştu.

Görmez'in açıklamasından öne çıkanlar:

"İslam dünyası, 2016 yılında yine İslam'ın dünyası olamadı. Bir coğrafyanın İslam dünyası olarak adlandırabilmek için sadece orada namaz kılanların, ezan okuyanların, Allah'a ibadet edenlerin varlığı yetmiyor. Onların aynı zamanda İslam'ın adaletini hakim kılmaları gerekiyor. Rabbim, insanlık ailesini işlemiş olduğu günahlardan dolayı affetsin.

Terörün en büyük mağduru İslam

Biz çok yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bugünkü terör küresel kötülüğün ahlak ve hukuk tanımayan modern bir savaş yöntemidir. Bugünün terörü sadece terör değildir. Bütün dünyayı kuşatan farklı bir savaşın adıdır. Terörün hedeflerinin bir tanesi bilinç altındaki hastalıkları ortaya çıkarmaktır; mezhepçilik, ırkçılık, kabilecilik, kin, öfke…

Terörün en büyük mağduru bizzat İslam'ın kendisidir. Hep birlikte bunun farkında olmalıyız. Mezhep bu terörün sebebi değil sonucudur.

Mektubu okurken gözlerim doldu

Bir kişi tarafından kendisine verilen mektuba ilişkin Görmez, "Mektubu açtığımda içinden yüzük çıktı. Notu okumaya başladım ve gözlerim doldu." dedi.

Görmez, mektupta yer alan ifadeleri şöyle aktardı: "Sayın Başkanım. 13 yıllık evliyim. Eşim bir kez dahi sesini yükseltmemiştir. Şimdi de kendisiyle 13 yıllık evliliğimizin bendeki emanet nişanesi olan yüzüğümüzü yine tek umudu bizler olan Halep'in çocuklarına vermek istiyorum. Allah'a emanet olun."

Halep Kerbela'nın rövanşı olamaz

Mezhep çatışmaları bu kavgaların sonucudur. Ama mezhep meselesi yok mu, var. Nerede var? Merhametini kaybetmiş bir katil, Halep'te çocukları öldürürken, Kerbela'nın öcünü aldığını söyleyip bunu dünyaya servis ediyorsa, bunu topyekün mezhep savaşı olarak göremezsiniz ama realiteyi de inkar edemezsiniz.

Halep Kerbela'nın rövanşı olamaz. Halep'in katilleriyle, Kerbela'nın katilleri arasında fark yoktur. Halep'in mazlumlarıyla Kerbela'nın mazlumları arasında da fark olamaz."

Kaynak: Yeni Şafak