Fotoğraflar bir saniye bile durmadan akıp giden hayatın ritmini yakalayan araçlarımızdır. Onlar bizi zamandan ve mekandan alır başka zamana ve mekana taşırlar. Fotoğraf makinesine zaman makinesi demek bu açıdan bakıldığında yanlış olmaz. Fotoğraf çekmek anı dondurmak demektir. Güzel bir an yakaladığımızda bunu dondurmak ve ileride bu güzel anı tekrar tekrar yaşamak için ömrümüzü çalan zamandan güzel anları yürütürüz adeta. Bazen objektif öyle bir anda patlar ki fotoğraflara baktığımızda gözlerimize inanamayız. Çünkü çektiğimiz fotoğraf yanlış anlaşılmalara neden olacak kadar uygun açıdan çekilmiştir!

ACABA KİMİN ELİ!

Fotoğraf, kendinizi ifade etmenin grafiksel halidir desek galiba yanlış olmaz. Bu ifade şekli herkese göre değişiklik gösterir. Çünkü her insan, karşısındaki objeyi veya varlığı kadrajına farklı açıdan sokmak ister. Açının farklı olması, bir fotoğrafı eğlenceli veya sıkıcı hale getirebilir. Bunun için usta fotoğrafçılar nesneleri fotoğrafladıklarını, fotoğraflara bakanlar bir lezzet alırlar. Ama amatör bir fotoğrafçı, en mükemmel bir kareyi bile berbat edebilir. İşte, açının ne kadar önemli olduğunu gösteren bir örnek: