HABER365/ÖZEL HABER

Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim günü Suudi Arabsitan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girmesinin ardından kendisinden bir daha haber alınamadı. Kaşıkçı'nın binaya giriş görüntüleri var fakat çıktığına dair hiçbir kanıt yok. Hal böyle olunca Suudi görevliler büyük zan altında kalıyor.

Sabah gazetesi muhabirlerinden Ömer Faruk Görçin Twitter hesabından konuya yönelik yaptığı paylaşımlarla gündeme geldi. Görçin 'Suudi ailesi ile ters düştükten sonra ortadan kayboluverenleri derlemeye çalışıyorum. Flood'un adı da şu olsun: Siz Adam Kaybetmeyi Çok İyi Bilirsiniz' notu ile paylaştığı twit dikkatleri üzerine çekti.

İşte Ömer Faruk Görçin'in gündem yaratan tweet'leri;

Prens Sultan bin Turki ile başlayalım. İki kez kaçırıldı. İkisi de casus filmlerine konu olacak şekilde gerçekleşti. Her iki kaçırma da Avrupa'da yaşandı. Ve olaylara dair herhangi bir hukuki süreç işlemiyor halihazırda. (Yani Suud ailesinin yanına kâr kaldı)

2003'te Suud'un başında Kral Fahd vardı. Prens Sultan da Avrupa'daydı. Suud ailesindeki yolsuzluklardan bahsediyor, reform yapılması gerektiğini savunuyordu. Bir gün Kral'ın oğlu, yani kendi kuzeni Prens Abdülaziz tarafından kahvaltıya davet edildi. Cenevre'de bir otele.

Hoşbeşten sonra Abdülaziz, kuzenine "Riyad'a geri dön orada kimse sana dokunmayacak" der. Ancak Prens Sultan buna inanmaz ve Avrupa'da kalmaya devam edeceğini söyler.  Kısa süre telefonu çalan Abdülaziz, konuşma bahanesiyle odayı terk eder. Prens Sultan'ı yalnız bırakır...

Aniden odaya giren maskeli adamlar Prens Sultanı darp eder, kelepçeler ve iğneyle uyuşturur. Cenevre Havalimanı'nda hazır bekleyen bir uçağa bindirilen Prens, gözlerini Riyad'da açar. Bu ilk kaçırılış gördüğünüz üzere Avrupa'nın göbeğinde İsviçre'de gündüz vakti gerçekleşir.

6 yıl ev hapsinde tutulan Prens Sultan'ın 2010'da tedavi için yurtdışına gitmesine izin verilir. Prens yine ailesinden kaçıp Avrupa'ya yerleşir. 2016'da Kahire'deki babasını görmek için Paris'ten uçağa biner. Uçak Kahire'ye değil Riyad'a iner. O günden beri Sultan kayıp...

İKİNCİ KAYIP: Prens Turki bin Bandar

Görev alanı direkt Suud ailesi olan üst rütbeli bir emniyet teşkilatı mensubuydu. Yani 'Aile' hakkında çok şey biliyordu. Miras meselesinden hapse girdi. 2012'de tahliye olur olmaz Paris'e yerleşti ve YouTube'dan videoları çekmeye başladı.

Suud ailesinin yolsuzluklarını bildiğini söyleyen Prens Turki, çektiği videolarda elindeki belgeleri gösteriyordu. Turki'ye de "Riyad'a gel, güvende olacaksın" dediler. Ancak Turki, kendisini arayan yetkiliye küfrü bastı ve telefon konuşmalarını da YouTube'dan yayımladı...

2015'te videolar durdu. Başına gelenleri BBC'ye konuşan bir 'Aile' üyesinden öğreniyoruz. Prens Turki'nin Fas'ta ticaret işleri varmış. "Onlar beni satmaz" diyerek Fas'a gitmiş. Fransa'ya dönmek isterken havalimanında Fas polisi tarafından tutuklanmış ve Riyad'a teslim edilmiş.

Öldü mü kaldı mı bilmiyoruz...

ÜÇÜNCÜ KAYIP: Prens Suud bin Seyfelnasr

İtalya'da yaşar, lüks otelleri ve kumarhaneleri severdi. Suud ailesinin MISIR CUMHURBAŞKANI MURSİ'yi askeri darbeyle deviren Sisi'ye destek olduğunu ve yargılanması gerektiğini söylüyor, muhalif tweetler atıyordu.

Eylül 2015'te Kral Selman'a karşı darbe isteyen isimsiz iki mektup yayımlandı. 'Aile'den bu mektuba açık destek veren tek kişi Prens Suud idi. Onun için de bardağı taşıran damla bu mektup oldu. "Mektubun içeriğini sosyal bir baskıya çevirmeliyiz" tweeti, son tweeti oldu.

Rus-İtalyan ortaklı bir şirket Prens Suud ile iletişime geçer. "Körfez'de iş yapacağız. 'Aile'den birine ihtiyaç var. Sana da %3 veririz. Özel uçağı yolluyoruz. Roma'da görüşelim" derler. Şirket mirket düzmece çıkar. Uçak Roma'ya değil Riyad'a iner. Prens'in akıbeti meçhul...

Suudi Arabistan'ın kurucu ailesine üye bu üç prensin en çarpıcı ortak yanı bence şu:

TÜM DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ALINIP GETİRİLDİLER.

Kimse de hesap soramadı. Devamı da var...

Yalnız devamını yarına bırakalım, iyi geceler. ^_^

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.