Dünya Tarihine Geçen BM Konuşmaları

Bugün BM tarihinde bir ilk yaşanıyor. Pandemiden dolayı dünya liderleri online Genel Kurul Toplantısı yapacak. Erdoğan’ın BM genel Kurulunda ‘Dünya 5’ten büyüktür’ meydan okumasıyla tarihe geçen eski Genel Kurul konuşmalarını hatırlattı.

Dünya Tarihine Geçen BM Konuşmaları

Dünya Tarihine Geçen BM Konuşmaları

Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro, tam adıyla Fidel Alejandro Castro Ruz, 1960 yılında BM’de en uzun konuşma yapmasıyla tarihe geçmiştir. Bugün üzerinden yarım asır geçmiş olmasına rağmen, 26 Eylül 1960’da 4.5 saatlik (269 dakika) konuşmasıyla Castro, BM’de en uzun süre konuşan lider unvanını elde etmiştir.
 
1960 yılında yaptığı bu konuşmada ABD emperyalizmini ve o dönemin ABD Başkan adayı John F. Kennedy ve Richard Nixon’ı 'Eğer Kennedy bir milyoner, okuma yazma bilmeyen ve cahil bir insan olmasaydı, köylülere karşı devrim yapılmayacağını kesinlikle bilirdi.’ şeklinde eleştirmişti.
 
Devrimden ABD’ye, puro içmeyi bırakmaktan sakalını kesmeye kadar her şeyden konuşan ve her konuda fikirlerini söyleyen Castro, ‘Ya Sosyalizim ya ölüm’ sözü ile adından sıkça söz ettirmiştir. En çok bilinen ifadelerinden biri bu sözü olsa da, aslında 6 saate kadar dayanan konuşmaları ile daha çok tanınmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda verdiği 4.5 saatlik konuşmasının üzerinden tam 60 yıl geçse de, günümüzde hala rekor konuşma olarak yerini koruyor.
 
Ömür boyu Yugaslov Devlet Başkanlığı’na getirilen siyasetçi ve devlet adamı Josip Broz, ‘sen şunu, sen bunu … yap!’ dediği için ‘Tito’ lakabını almıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında ilgi odağı haline gelen Yugoslavya'nın ve Stalin öldükten sonra Doğu ve Batı'nın gözü gibi sakındığı Tito'nun, dengeleri kendi çıkarları üzerine kullanması adeta bir ‘sanattı’.
 
Tito, Doğu ve Batı ile çok yakın olmayıp mesafeli bir yakınlık sürdürerek, tavizsiz ittifakların meyvelerini almıştır. Ülkesindeki konumu güvende olan Tito, 1960 yılında Birleşmiş Milletler zirvesine davet edilir. Açılış konuşmasını yapan Tito, Cenevre Silahsızlanma Antlaşması’nın hayal kırıklığını dile getirir, nükleer silahların üretiminin sınırlanması ve ticaretinin yasaklanması üzerinde durur.
 
Kongo, Küba ve İran’da gerçekleşen olayların dünya barışına ciddi anlamda zarar verdiğini savunur. Afrika’da devam eden liberalleşme adına yapılan sert müdahalelere daha fazla tahammül edemeyeceğini ve harekete geçilmesini önerir. B-17 süper bombalarının üretimine kesinlikle müsaade edilmesini onaylamaz ve II. Dünya Savaşı sırasında bu bombaların verdiği zararları gösterir.
 
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 74. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ sözü ile damga vurmuş ve patentini almıştır. Erdoğan, bu konuşmada Filistin’den Keşmir’e, İslamofobi’den Suriye’deki güvenli bölge çalışmalarına, nükleer silah tartışmalarından İsrail sorununa kadar birçok konu hakkında önemli mesajlar vermiştir.
 
Birleşmiş Milletler’in etkisizleşmesine vurgu yapan Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin -ABD, Rusya, İngiltere, Çin, Fransa- BM’yi etkisiz hale getirdiğini söyleyerek, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etmiştir. Dünyayı ilgilendiren her kritik konuda verilecek kararların sadece bu ülkelerin önceliğine bırakılmasının yanlış olduğunu vurgulamış ve ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek tüm dünyaya seslenmiştir.
 
Ders kitaplarına konu olan bu söz, aynı zamanda Türkiye’nin ilk İngilizce yayın yapan televizyonu TRTWORLD’de ‘Bigger Than Five’ programı ile dünyada gündem oluşturmaya devam ediyor. İsmini Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ söyleminden alan program, politika, ekonomi, spor, sanat ve akla gelebilecek her konuyu bünyesine dahil ediyor.
 
BM tarihinde hem Fidel Castro’nun hem Josip Broz Tito’nun hem de Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkelerini bambaşka seviyeye getirdiklerini ve bir ilke imza attıklarını görüyoruz. Ülkelerinin zor durumlarında, devletin bekası için farklı bakış açılarıyla en doğru hamleleri yaparak bütün dünyanın saygısını kazanmışlardır.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR