İlk olarak Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel BAşkanı Hatip Dicle konuştu. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da konuşma yapması bekleniyor...

İşte Hatip Dicle'nin konuşmasının satır başları:
Demokratik Toplum Kongresi olarak genişletilmiş olağanüstü kongre yaparak bir demokratik çözüm geliştirecek. 26-27 Aralık'ta Diyarbakır'da iki gün yapılacak tartışmadan sonra kamuoyunun ve ilgili herkesin dikkatine sunmak üzere bir deklarasyon yayınlamak istiyoruz.
Umarım hepimizi endişeye sürükleyen bu sürece ilişkin bir bir ön alma sağlanır.

3 YIL ÖNCE DE KORKUNÇ ÖLÜMLERİN YAŞANDIĞI BİR YIL OLMUŞTU
3 yıl önce bugünlerde hepimizin endişelendiren korkunç ölümlerin yaşandığı bir yıl yaşanmıştı. Acaba 2013'te böyle bir savaş girdabına mı girilecek şeklinde analizler yapılırken o günlerde basına sayın Öcalan ve devlet heyeti arasında görüşmelerin yapıldığına dair haberler yansıdı. Daha sonra devlet ve hükümet yetkilileri de bu açıklamaları doğrulandı. Sayın Öcalan'ın Nevruz 2013 mesajıyla da silahlar sussun süreci tüm kamuoyunda büyük bir umut yarattı.

CUMHURBAŞKANI DİYALOG MASASINI DEVİRDİ
Her şey iyi giderken, sayın Cumhurbaşkanı Dolmabahçe mutabakıtnda verilen fotoğrafın yanlış olduğunu Türkiye'de Kürt sorunun olmadığını ve izleme komitesine gerek olmadığını söyledi. Deyim yerindeyse 2.5 yıllık diyalog masasını devirdi. Bu hepimiz açısından büyük bir kayıptı.
Nisan ayından itibaren geliştirilen savaş konsepti MGK'da alınan kararın hayata geçirilmesiydi. 3 nedenden ötürü bu konsept hayata geçirildi. PYD'nin Rojava'daki kantonların birleştirilmesi. 7 Haziran'da AKP'nin yenilgisi ve HDP'nin başarısı nedneiyle bu savaş konsepti devreye sokuldu. Bundan sonra acılı bir ortam yaşamaya başladık. Tüm türkiye haklarını etkileyen süreç başladı.

DTK OLARAK ÖZ YÖNETİMİ SAVUNUYORUZ
Bugün geldiğimiz aşamada sorun artık bir hendek sorunu olmaktan çıkmıştır. Daha büyüyen ve halkımızın uzun yıllara dayanan özgürlük mücadelesinin tümden tasfiyesine yönelik bir adıma dönüşmüştür. Özyönetim uluslararası bir haktır. Meşrudur, haklıdır. Biz DTK olarak bu mücadeleyi sahipleniyoruz.
Meclis ve hükümet saf dışı edilerek bir savaş konsepti gerçekleştiriliyor. Bu hukuk özel savaş hukukudur. Biz bunu 90'lı yıllarda yaşadık.
bugün 5 merkezde devam eden kuralsız savaş şehirleri harabeye çevirmekte ve insanlar hayatını kaybetmektedir. bugün darbe yöneticileri de Kürt halkının özgürlük mücadelesinin ezilemeyeceğini ve Kürt halkının ulusal hakları için Türkiye haklarıyla birlikte kardeşlik temelinde öz yönetim talebini bütünleştirerek bu amaç kapsamında mücadelesini sürdürecek.