Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Göçmenler Günü vesilesiyle düzenlenen"Anadolu Dünya Dolu" programında konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde;
 
Bugün burada ensar ve muhacirin buluşması var.Türkiye dünyanın en fazla sığınmacı bulunduran ülkesi olmasına karşın diğer yerlerde sergilenen çirkinliklerin hiçbirinin meydana gelmediği bir ülkedir. Biz renginden kültüründen önce insan olarak bakıyoruz. Karşınızdakini önce insan olarak gördüğünüzde ona insana yakışmayan bir davranış sergileme imkanı zaten olamaz.
 
Siz bakmayın bugün Avrupa'nın Amerika'nın göçmenleri istemediğine, bu coğrafyaların hepsi de göçmenler tarafından oluşturulmuştur. Çok büyük acılar, utançlar da mevcuttur. Bizim böyle bir yüz karamız hiç olmadı. İspanya'da Yahudileri kovulduklarında bizim ecdadımız onlara kapılarını onlara sonuna kadar açmışlardı. Polonyalı muhalifler gidecekleri yer bulamadıklarında İstanbul'un yanı başında onlara yer göstermişizdir.
 
Bugün de Suriye'den, Irak'tan başka bölgelerde kardeşlerimiz başları sıkıştığında hemen Anadolu'ya geliyorlar. Doğru da yapmışlardır. Kardeş bu zamanda kardeştir. İyi günde dost çok olur, önemli olan kötü günde dost olmaktır. Bugün Avrupa'da 5 milyondan fazla vatandaşımız yaşıyor. İş için eğitim için gitmiş milyonlarca insanımız var. Ülkemize gelen herkese gönlümüzü açtığımız gibi, yurt dışına giden vatandaşlarımıza da sahipsiz bırakmıyor, onları da her alanda destekliyoruz. Bizim göçmenler hususunda başımız ne kadar dikse, kendilerini modern olarak tanımlayan ülkelerin başı da o kadar alçaktır.
 
Batı bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü ise istatistik olarak gören bir anlayış biçimine sahiptir. Onlar için Suriye'de 1 milyon insanın ölmüş olmasının bir anlamı yok. 2. Dünya Savaşı 60 milyonun üzerinde ölümle sonuçlanmış olmasına rağmen batı aynı hataları yapmaktan çekinmiyorlar. Ayrımcılığın artması bunun içindir. Avrupa idaresindfe ırkçı partiler, bu coğrafyanın gelecekteki felaketinin habercileridir. Göçmenlerin paralarına, ziynet eşyalarına, hatta çocuklarına el koyan bir medeniyetin insanlığa söyleyecek sözü kalmamıştır.

Avrupalı kimi bakanlar sığınmacıları göstererek hepsini denize dökmek lazım, boğulsalar da umurumuzda değil şeklinde konuşabiliyorlarsa orada insanlık ölmüştür. Akdeniz'de, Ege'de, Avrupa'ya giden kırık dökük teknelerdeki insanları kurtarmak için gemi göndermek yerine savaş helikopteri göndermeyi teklif eden yazarlar Avrupa'da revaçtaysa durum vahimdir.

Libya, Afrika ve Kuzey Afrika üzerinden Avrupa'ya geçmek isteyenler için adeta bir transit durak görevi görüyor. Bugün 700 bin göçmenin başka bir yere gidemediği için Libya'da mahsur kaldığı belirtiliyor. Modern kölelerin alınıp satıldığı pazarların açılmasına yol açmıştır. Köle demek illa boynuna zincir vurulan insan demek değildir. Petrol paralarının yüksek teknoloji gelirlerinin yalnızca bir aylık bedeli ile tamamı kurtarılabilecek bu insanların 1000 liraya şartsız, süresiz çalışmaları tüm insanlığı bedbaht etmeye yeter.
Birileri bizim bu paraları kendi bütçemize aldığımız intibasını uyandırmaya çalışıyor. AB'nin bize verdiği söz 3+3 milyar avrodur. Bu sözü verdiği halde bize verdiği, aktardığı nedir? Bunu bizim bütçemize vermiyor zaten. Gelen rakam en son 900 milyon avroydu. Bizim harcadığımız 30 milyar dolardır. Devamlı ipe un seriyorlar. Verseler de vermeseler de biz bu desteğimizi vermeyi sürdüreceğiz.