Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

Grup toplantımızı partimiz ve milletimiz için hayırlı olsun. Geçen hafta çok güzel manzaralara tanıklık ettiğimiz bir Moldova ziyaretimiz gerçekleşti. Verimli görüşmeler yaptık. Bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümü Gökoğuz'da çeşitli programlarda bulunduk. 15 bin kişinin bir araya geldiği meydan mitingini yerine getirdik.

CEMAL KAŞIKÇI OLAYI

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı 28 Eylül Cuma günü saat 11.50'de evlilik işlemlerini halletmek için Suudi Arabistan Konsolosluğuna gidiyor. Bu ziyaretin cinayeti işleyen kişilereönceden bildirildiği anlaşılıyor. Konsolosluk yetkililerinden bazılarının ülkelerine dönmeleri, hazırlıkların orada yapıldığını gösteriyor. 1 Ekim tarihinde  saat 16.30'da Pazartesi günü 3 kişiden oluşan bir grup tarifeli seferle İstanbul'a geliyor. Bu arada Başkonsolosluktan başka bir ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova'da keşfe çıkıyor. 2 Ekim tarihinde  başka ekip gelip, otele giriş yaptırıyor. 9 kişilik üçüncü ekip de bir başka otele yerleşiyor. Toplam 15 kişilik bu ekip sabah 09.50 ile 11.00 arasında ayrı ayrı gelip görüşüyor. Önce konsolosluğun kamera sistemindeki hard-disk imha ediliyor. Cemal Kaşıkçı 11.50'de aranıp randevusu onaylanıyor. Kaşıkçı 13.08'de konsolosluğa yaya bir şekilde giriyor. Bu vakitten sonra kendisinden bir haber alınamıyor.

Akşam saat 17.50'de resmi makamlara nişanlısı tarafından konsolosluktan çıkmadığı haber veriliyor. İlgili birimler harekete geçiyor. Bölgedeki kameraların incelenmesi neticesinde Kaşıkçı'nın çıkmadığı netlik kazanıyor. Diplomatik dokunulmazlıkları bulunduğu için fiili bir işlem gerçekleştirilemiyor. Emniyet ve istihabarat birimlerimiz hadiseyi araştırırken, savcılığımız da soruşturma açıyor. Araştırma ve soruşturma genişledikçe çok farklı şeyler günyüzüne çıkıyor.

ADLİ TIPÇILAR TÜRKİYE'YE GELDİ

Cinayetin gerçekleştiği günün arefesinde 15 Suudi güvenlikçi, adli tıpçının ülkemize gelmesi dikkat çekiyor. Giysisi, gözlüğü sakalıyla Cemal Kaşıkçı'yı andıran bir kişinin de akşam Riyad'a hareket ettiği fark ediliyor. Suudi Arabistan Kaşıkçı'nın öldürüldüğü iddialarını kabul etmiyor. Başkonsolos 6 Ekim tarihinde Reuters muhabirini içeriye alarak dolapları açıp lakayt bir tavırla kendini savunuyor.

SORGULAMAK HAKKIMIZ

Dışişleri Bakanlığımız da muhataplarıyla devamlı olarak görüşme gerçekleştirdi. Suudi Arabistan'dan ülkemize gelen heyet çeşitli toplantılar yaptı. Suudi yetkililer, konsolosluk binasının aranmasına müsade edeceklerini açıkladılar. Önce bazı şeyleri sormak durumundayız, zira bu olay İstanbul'da yaşandı. Sorumluluk makamındayız. Meselenin üzerindeki toz bulutu ortadan kalkınca diğer ülkeler de tavırlarını ortaya koymaya başladı. Suudi Arabistan Kralıyla 14 Ekim tarihinde yaptığımız ilk telefon konuşmasında elimizdeki bilgileri kendisine anlattım. Ardından Başkonsolos görevden alındı.

18 Ekim'de başkonsolosluk incelendi. 19 Ekim'de Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında öldürüldüğünü açıkladı. YAçıklamada bir arbede esnasında öldüğü ifade edildi. Aynı gün Kral ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Olaya karıştığı ifade edilen 18 kişinin tutuklandığını söyledi. Verilen listedeki kişilerin olaya karıştıkları ortaya çıktı.

Burası Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içerisindedir. Viyana Sözleşmesi de böyle bir cinayetin soruşturulmasını diplomatik dokunulmazlık zırhının altına gizlenmesine müsade edemez. Biz gereğineyse onu yapacağız.

SUUDİ ARABİSTAN'A TEKLİF

Bir çağrı da bulunuyorum; Suudi Arabistan Kralı başta olmak üzere üst yönetimedir. Cinayet İstanbul'da meydana gelmiştir. Bu 15 + 3 kişinin yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.