Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Beylikdüzü toplu açılış töreninde konuştu. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

"Geçmişimize bakmadan geleceğimizi göremeyiz. Türkiye 16 Nisan için sandığa gittiğinde dün ile bugünün mukayesesini yaparak kararını vermelidir. Yükselen enflasyon yüzünden vatandaşa harcanması gereken kaynaklar başkalarına aktarılmadı mı? Kimler vardı iktidarda? Öyleyse Beylikdüzü daha güçlü ekonomi için evet diyor mu?

HAKARETLER TEHDİTLER HAFIZALARIMIZDA

Türkiye Cumhurbaşkanlarıyla Başbakanların kavgalarından çok çekti. Aralarındaki sorunlar öylesine ayyuka çıkmıştır ki karşılıklı hakaret ve tehditler hafızalarımızda. Merhum Özal, Demirel'le çok atışmıştır. Aynı ekolden geldiği halde Sezer, Merhum Ecevit'e Anayasa kitapçığını fırlattı mı? Şimdi Anamuahlefetin başındaki konuşuyor. Sen önce bunun cevabını ver. Ve ertesi gün Türkiye'nin ekonomisi allak bullak oldu. Hazineye batan bankaların yüklediği yükleri hep beraber ödedik mi? Ödedik. İşte bu bedeller ödenmesin diye 'Evet' diyoruz.

DÖNÜP DOLAŞIP BAŞKANLIK SİSTEMİNDE KARAR KILDILAR

Geçmişte ülke yönetiminde sorumluluk almış gelecek için endişe duymuş ne kadar siyasetçi varsa dönüp dolaşıp başkanlık sisteminde karar kılmıştır. Bu ülkede biz otel odalarında hükümetlerin kurulduğunu biliyoruz. Toplam ömrü 24 gün, 38 gün, iki ay olan hükümetlerle yönetildik. Böyle ülkelerde istikrar olur mu?

Tehditleri unutmadık. 2007'de rektörleri yürüttüler. Bunların arkasında hangi zihniyet vardı?

İNLERİNE KADAR KOVALIYORUZ! İŞTE 45 TANESİ DAHA...

İşte şimdi bölücü örgütün 56 Kürt vatandaşımızı öldüren bölücü örgütün kaçtıkları inlere kadar kovalıyoruz. Kovalayacağız. Tendürek dağlarında, Cudi'de, Gabar'da peşlerinden gidiyoruz. İki gün içinde 45 terörist etkisiz hale getirildi. Terör örgütlerinin heveslerini kursaklarında bırakıyoruz. Bırakacağız.

ÜLKENİN GELECEĞİYLE İLGİLERİ YOK

Ülkemiz 15 Temmuz'da uçurumun eşiğinden döndü. Türkiye'de bir daha kimse darbe teşebbüsünde bulunmaması için EVET diyor muyuz? Eskiye methiye düzenlerin tek derdi kendi konumlarının, çıkarlarının zarar görecek olması. Hiçbirinin de ülke ve milletimizin geleceğiyle ilgili endişesi, vizyonu, projeksiyonu söz konusu değil.

CEVAP VEREMİYOR

Şayet 1991'den beri kesintisiz istikrarlı şekilde yönetilmiş olsaydı Türkiye şu anki durumundan iki kat fazla büyümüş olacaktı. Ana muhalefetin başındaki zat her yerde konuşuyor. Fakat yalan makinesi. Savaş Ay soruyor 'Sen genel müdürsün beyefendi. Sorumlusu sen değil misin?' diyor. cevap veremiyor.

MUHTAR SEÇİMLE GELİYOR SEÇİMLE!

Böyle bir genel müdür şimdi çıkmış 7 yıl oldu. Bir kasetle geldi partinin başına. Şimdi oradan yalan makinesi çalışıyor. Muhtarlıklar kapatılacakmış. Ya muhtar seçimle geliyor. Yasası var bunun. Cumhurbaşkanı bunu yapamaz. Böyle bir yetkisi yok. Kendisine 500 tane yardımcı atayabilir diyor. Ya eline dizine dursun. Böyle bir şey var mı? Buna haddini bildirmeye var mıyız? Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Gidiyor bi ihtiyar yaşlı amcayı buluyor. "Bu anlattıklarına inanıyor musun?" diyor. Amca "Biz 15 senedir gördük. Biz ilacımızı alamıyorduk. Şimdi rahat rahat alıyorum. Hanımımı götürüyorum" diyor.

Kaynak: Sabah