Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'NATO Kuralları İçerisinde Atılması Gereken Adımlar Var'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'NATO Kuralları İçerisinde Atılması Gereken Adımlar Var'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarının detayları:

"KULLANIP KULLANMAMA SÖZ KONUSU DEĞİL"

-Son ABD ziyaretinizde S- 400 sistemi üzerinde ortak çalışma kararı alındı. Ancak bu arada ABD’den ismi açıklanmayan yetkiliden "Türkiye, bunu kullanmaması gerektiğini biliyor" açıklaması geldi. Nasıl bir çözüm bulunacak?

Nisan ayına kadar işleyen bir süreç var. Savunma ve Dışişleri bakanlarımız bir araya gelerek bu çalışmayı yürütecekler. Bu çalışmayla birlikte hangi noktaya geleceğiz görmemiz lazım. Sayın Trump ile geçmiş bir konu da değil. Bu, NATO ile alakalı bir durumdur. Kullanıp kullanmama söz konusu değil. NATO kuralları içerisinde atılması gereken adımlar var. Arkadaşlarımız çalışmayı yapacaklar. Bu çalışma kararı o günkü toplantımızın en verimli yanı olmuştur. Sayın Trump da orada "Siz çalışmaya başlayın, bu çalışmanın neticesini görelim" mesajı vermiştir. Ev sahibi olarak bu yaklaşımı ortaya koymuştur. NATO Genel Sekreteri ise zaten konu ile alakalı düşüncelerini açıkladı.

"PARLAMENTODAKİ OLAYIN HİÇ AFFEDİLİR YANI YOK"

-Son günlerde başörtüsüne karşı hem siyasi nefret dili kullanılıyor hem de fiili saldırılar devam ediyor. Bu saldırıların münferit olduğu veya şizofren insanlar tarafından yapıldığı iddia ediliyor. Bunun bir nefret suçu olduğu reddediliyor. Bu konuda bir düzenleme yapılması mümkün mü?

Bunların hepsi uydurma şeyler. "Şizofrenik vakadır" denildiği zaman demek ki bu şizofrenik vakalar parlamentonun içine de sızmış. Çünkü "Ulan" diyerek, "haddini bildirin" diye ileri giderek (CHP) Grup Başkanvekili bir başörtülü hanıma bu ifadelerle yaklaşırsa, böyle bir şizofrenik vaka parlamentonun içinde niye duruyor? Bu da ayrı bir konu. Bunlar sokakta olanı bahane olarak kullanıyorlar.

Son zamanlarda bütün bunlar şizofrenik vaka olmaktan öte aslında inanç özgürlüğüne tahammül edemeyenlerin yapmış oldukları hareketlerdir. Bunlara karşı da inanç özgürlüğünü savunan kesimin bana göre sabırla tahammül etmesi bizim bu noktadaki duruşumuzu yani özgürlükler noktasında nerede olduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir.

Ben bilhassa parlamentoda yapılanı çok önemsiyorum. Çünkü parlamentodaki olayın hiç affedilir yanı yok. Disiplin noktasında cezalandırılması gerekir. Arkadaşlarımız onun takipçisi. Şu anda zaten Özlem (Zengin) Hanım da hukuki haklarını araştırıyor.

"ULUSLARARASI DONÖRLER TOPLANTISINI BİZ GÜNDEME GETİRECEĞİZ"

-3-4 Aralık’ta NATO Zirvesi sonrasında Türkiye, İngiltere, Almanya, Fransa dörtlü toplantısı olacak. Bu ülkeler, mülteci sorunuyla iç baskı yaşayınca Türkiye’ye destek açıklaması yapmaya başladılar. Güvenli bölgedeki altyapı yatırımları için uluslararası bağış konusu o toplantıda gündeme gelir mi?

Uluslararası donörler toplantısını biz gündeme getireceğiz. Sayın Trump’a, Sayın Putin’e ve Sayın Temim’e bu konuları açtım. Katar NATO ülkesi değil ama bu konularda hassas bir ülke. "Barış koridoru" olarak düşündüğümüz bölgedeki projeleri ben kendisine daha önce vermiştim. Sayın Temim de projelerimizi beğendi.

Bu konutları yaparsak dünyaya örnek teşkil edecektir. Özellikle Tel Abyad ile Resulayn arasında bir adım atabiliriz. 120 kilometre uzunlukta, 30 kilometre derinlikte konutların yapımının başlaması bile gerek Suriye’de gerekse tüm dünyada mültecilerle ilgili gelişmelerde bir örnek haline gelecektir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir proje uygulaması yok. Gerçekleşirse ilk defa burada olacak. Özellikle konutlar, hastane, okul, ibadethane, sosyal donatılar görenleri büyülüyor. Böyle bir adımın atılması takdir topluyor.

-Katar finansal destek sağlayacak mı?

Birlikte bu çalışmaları yürütebiliriz noktasındalar. Başka da çıkış yolu pek yok. Bir de şu var tabi; Arap Liginde yalan yanlış Türkiye’ye karşı bazı tavırlar oldu. Bizim ülkemizdeki 4 milyon mültecinin 350 bini Kürt. 3,5 milyonu ise Arap, Ezidi, Keldani, Arami ve diğerlerinden oluşuyor. Bütün bunların yüküne katlanan, 40 milyar doların üzerinde harcama yapan Türkiye. Bunlar işte tüm bu yapılanları görmedikleri gibi Arap Liginin mensupları olarak bu bölgeye bir kuruş destek sağlamış da değiller. Sonra utanmadan sıkılmadan Türkiye’ye saldırıyorlar. Böyle de bir gerçek var.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKMET SİSTEMİ'NİN UYGULAMA PERFORMANSI

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin bir yıllık uygulama performansı ile ilgili kapsamlı çalışma yaptınız. Ne zaman açıklayacaksınız?

Bütçeden sonra inşallah.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırınız.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR