CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV'de basın mensuplarının sorularını cevapladı.

'KOALİSYONDAN ÇOK ÇEKTİK DEDİLER''

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davet edildiği bir radyo programında 24 Haziran'ın ardından Meclis aritmetiğiyle alakalı açıklamaları hatırlatılan Kılıçdaroğlu, şu cevabı verdi:

"Niçin anayasayı değiştirdiler ve halkın önüne hangi sözle gittiler? 'Türkiye koalisyonlardan çok çekti. Koalisyonlar olmasın. Biz böyle 16 sene yalnız başımıza idare ettik. Şimdi anayasayı değiştireceğiz. Koalisyonlar çıkarsa, ülke idare edilemez. Bu sebeple biz rejimi değiştireceğiz.' Bulunduğumuz yer, koalisyonsuz Türkiye'nin idare edilemeyeceğinin noktasıdır. Bir partinin yalnız başına yüzde 51 ihtimali olmadığı için. O vakit hangi gerekçe ile yola çıktılar ve Türkiye'yi nereye götürdüler. Meclis'te koalisyon olmaz ki? Çünkü mecliste her siyasal parti ayrıdır."

İKTİDAR İKİNCİ TURA KALIRSA HDP İLE İŞBİRLİĞİ YAPAR MI?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "İkinci tura kalındığı zaman Sayın Erdoğan'dan veya hükümetten, HDP ile işbirliği olabilir mi?" sorusu üzerine, şunları söyledi:

"25'inde demokrasi bakımından temiz bir sayfa açılacak. Millet İttifakı'nı meydana getiren partiler ve demokrasiden taraf olan partiler, demokrasiyi yeniden Türkiye'ye getirme bakımından temiz bir sayfa açacaklar. Tek adam hükümeti, ekonomiyi, yargıyı, meclisi vesayet altına alması bir ülke için korkunçtur. 25 Haziran bir çıkış noktasıdır. Dikkate ederğ olan temel mesele şudur, demokrasiden taraf olan siyasal partilerin ortaklığıdır."

Kılıçdaroğlu, bazı dini yapıların Cumhur İttifakı'na destek vermesi ile alakalı görüşünün sorulması üstüne, şöyle dedi:

"Dinin siyasete karışmasına veya dinin siyasete karıştırılmasına hep karşı durdum. Dini siyasete karıştıran insanların dindarlıkla hiçbir alakası olamaz, bireysel menfaatleri vardır ve dini kullanıyorlardır. Bu insanların hepsine herkesin dikkat etmesi gerek. Tabiki bir insanın inancı olabilir, bir cemaate üye olabilir itirazım yok fakat ne vakit inancını siyasete malzeme yapıyorsa o insan samimi bir dindar olamaz. Kimliği de aynı biçimde değerlendiriyorum. İnsanın kimliğinin de siyasete malzeme yapılması doğru değildir. İnsanın inancından, kimliğinden ve yaşam biçiminden dolayı ötekileştirilmesi de doğru değildir. Herkesin inancı, kimliği, yaşam biçimi şahsına aittir."

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.