Bakan Kurum: İstanbul'un Su Kaybı Yaşayacağı İddiası Gerçek Dışıdır

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Kanal İstanbul'a ilişkin, "İstanbul'un su kaybı yaşayacağı iddiası kesinlikle bilimsel değildir, tamamıyla gerçek dışıdır" açıklamasında bulundu.

Bakan Kurum: İstanbul'un Su Kaybı Yaşayacağı İddiası Gerçek Dışıdır

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul'un, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuyla ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Bakan Kurum, Kanal İstanbul'un İstanbul'da su sıkıntısı yaşatacağına dair atılan iddialara ilişkin de cevap verdi. 

"Bu süreçte; meselenin 82 Milyon vatandaşımızın, 16 milyon İstanbul'lu kardeşimizin geleceği açısından değil de; siyasi spekülasyon ve polemik malzemesi yapılmaya çalışıldığını da maalesef üzülerek görüyoruz" şeklinde konuşan bakan Kurum, Kanal İstanbul Projesinin koruma kurtarma ve özgürlük projesi olduğunu kaydederek Kanal İstanbul'u örnek bir şehircilik projesi olarak tanımladı.

Bakan Kurum'un sözlerine şöyle devam etti:

"Maalesef son günlerde, Kanal İstanbul'un; İstanbul'a susuzluk getireceğini iddia edenleri; 'İstanbul, sonsuza kadar yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kaybedecek' diyenleri görüyoruz. İstanbul'un su kaybı yaşayacağı iddiası kesinlikle bilimsel değildir, tamamıyla gerçek dışıdır.

Bakın bugün; İstanbul'un yıllık su tüketimi yaklaşık 1 milyar 60 milyon m3 tür. Kanal güzergâhındaki su rezervini titizlikle incelediğimizde ne görüyoruz? Kanal İstanbul Projesi Terkos Gölü'nün yakın koruma alanına girmemektedir. Terkos Gölü'nün mevcut verimi yılda 133,9 milyon metreküp. Kanal İstanbul'la birlikte gölün verimi yılda 2,7 milyon metreküp düşecek. Bunun İstanbul geneline etkisi yok denecek kadar az, sadece binde 2,5.

Sazlıdere Barajı'na gelince; bu gölümüzün de mevcut verimi yılda 49 milyon metreküp. Kanal İstanbul'la birlikte barajın verimi; yılda 19 milyon metreküp olacak. Fark ne kadar? Yılda 30 milyon metreküp.

Sazlıdere Barajı'nın yüzde 61'i Kanal içinde kalacak, ancak kalan yüzde 39'luk kısmı koruyacağız. Buradaki su kaybının; İstanbul geneline etkisi yüzde 2,8 seviyesinde. Bu rakamlar bize ne söylüyor? Kanalın toplam su rezervine etkisi %3 seviyesindedir.

Peki, İstanbul'u geleceğe taşıyacak esas kaynak olan Melen Barajı projesini tamamlamadığımızda ne olacak? İstanbul'umuza yılda 1,1 milyar metreküp su gelecek. Bu değer, ne anlama geliyor? Bu değer; Kanal İstanbul sebebiyle oluşacak farkın tam 34 katı. İstanbul'un ihtiyacı olan yıllık rezervden bile daha fazla.

Ayrıca, DSİ tarafından planlaması yapılan Hamzalı, Pirinççi, Karamandere Barajları aktif hale getirildiğinde; yine İstanbul'un su rezervini fazlasıyla arttıracak projeler olacaklar. İlaveten; şunun da altını çizmek isterim. Kanal inşaatı ve işletme döneminde yeraltı ve yerüstü kaynaklarını koruyacak tüm özel önlemler, ÇED Raporu'nda kurgulanmıştır.

Kot farkından dolayı Terkos'a dair bir sızıntı veya yeraltı suyu şişmesi beklemiyoruz. Fakat yine de; yer altı su rezervlerimizin ve Terkos'un deniz suyundan etkilenmemesi için; kanalın yüzeyini geçirimsiz özel bir malzemeyle kaplayacak, yan yüzeylerde de özel perdeler, bariyerler, elastik duvarlar yapacağız.

Dahası, mevcut yeraltı suyu kalitesi; açılacak gözlem kuyularıyla ortaya koyulacak. Bu analizler aylık periyotlar halinde yapılacak. Dolayısıyla yeraltı sularına ve Terkos'a dair iddialar da gerçek dışıdır.

Ayrıca; biz Terkos'un bırakın suyunun gitmesini, Karadeniz kıyısına yapacağımız dolgu alanıyla, Karadeniz'le Terkos arasına adeta bir koruyucu hat yapıyoruz. İstanbul'un su ihtiyacı 1 milyar metreküptür. Biz çok daha fazlasını da ekleyerek; su ihtiyacını tamamen güvence altına alıyoruz."

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırınız.

Yorum Yaz