Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak, "tedbiren tahliyesini" talep eden HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tahliyeye dönük tedbir isteğinin reddedildiği öğrenildi.

Edirne Cezaevi'nde tutuklu olan Demirtaş, tahliye talebinin Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üstüne avukatları aracılığıyla 29 Mayıs'ta Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gerçekleştirmiş, başvurusunun ilk olarak görüşülmesini talep ederek, tedbir isteğinde bulunmuştu.

Demirtaş'ın "tedbiren tahliye talebini" aynı gün inceleyen Anayasa Mahkemesi alakalı komisyonunun, bu isteği reddettiği ve başvuruyu esas açısından inceleme yapılmak üzere alakalı bölüme gönderdiği belirtildi.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü gereğince, tedbir isteği, başvurucunun hayatına veya maddi yada manevi bütünlüğüne dönük önemli bir tehlike olduğunun anlaşılması ardından verilebiliyor.

Yüksek Mahkemenin de "başvurucunun ceza infaz kurumunda kalmasının hayatına, maddi yada manevi bütünlüğüne dönük bir tehlike meydana getirdiğine dair derhal tedbir kararı çıkmasını gerektirir bir hal olmadığı neticesine vararak, bu aşamada başvurucunun tedbir isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği" doğrultusunda karar verdiği bildirildi.

Seçme ve seçilme hakkının ağır ihlali olduğu iddiası

Bireysel başvuru dilekçesinde, Demirtaş'ın 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu olduğu anımsatılarak, bu tutukluluk halinin, başvurucunun, seçme ve seçilme hakkının ağır ihlali olduğu, cumhurbaşkanı adayı olarak tutukluluğunun devam etmesinin, ihlalin ağırlığını daha fazla artırdığı iddia edilmişti.

Anayasa Mahkemesinin, 2013'te CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay için verdiği "hak ihlali" kararının hatırlatıldığı dilekçede, Demirtaş'ın tutukluluk durumunun, diğer beş adayın her türlü propaganda araçlarından faydalanarak seçim çalışması devam ettirdiği dikkate alındığında, bu koşullarda gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçiminin meşruiyetine gölge düşüreceği öne sürülmüş ve Demirtaş'ın tahliye edilmesi talep edilmişti.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.