Fakrizade Suikastini CIA ve MOSSAD Planladı

Hasan Mesut Önder
04 Aralık 2020 Cuma 08:10

İran’ın nükleer çalışmalarının yürütücüsü olarak bilinen Muhsin Fakrizade’nin öldürülmesi ile ilgili birçok husus yazılıp çizildi. MOSSAD, güncelliğini yitirmiş operasyonlarını kamuoyu ile paylaşıp servisin imajı için kullanmak konusunda oldukça başarılı olduğunu söylemek gerekir. Bundan dolayı şişirilip kamuoyuna servis edilen bilgilere itimat ederken iki kere düşünmek gerekir.  Dünyanın birçok bölgesinde operasyona imza atan bir istihbarat servisi olan MOSSAD’ın iç yapısına değinmek faaliyetlerini anlamak açısından yararlı olacaktır. İsrail istihbaratının organizasyon yapısı Metsada, Katsa ve Sayanim diye tabir edilen üç ana çekirdekten oluşmaktadır. Metsada birimi, suikast, sabotaj ve adam kaçırma gibi operasyonel faaliyetlerle ilgilenir ve bu faaliyetlerde Metsada’nın bir alt kolu olarak Kidon (Süngü) birimi de etkinlik gösterir. Katsalar ise birim subaylarıdır; yani sahada bilgi toplayan istihbarat görevlileridir. Ancak MOSSAD’ı dünyada etkili istihbarat servisi haline getiren ve gönüllü Yahudilerden oluşan birimi Sayanim’dir. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Yahudilerden oluşan bu birimin sayısının 50 bin civarında olduğu iddia edilmektedir. İsrail istihbaratının örgütlenme yapısının, İngiliz istihbaratının organizasyon yapısı model alınarak inşa edildiğini belirtmek gerekir.

Hiçbir istihbarat örgütü, kriz veya savaş çıkartmak gibi bir niyeti yoksa fütursuzca, göstere göstere suikast yapmaz. Bu işin doğasına aykırıdır. Bu suikastle İsrail’in, düşmanlarının en korunaklı olduğu yerlerde bile onlara erişebileceğini göstermek istediğini ve Trump gitmeden İran’a yönelik kapsamlı bir saldırıyı hedeflediğini söyleyebiliriz. Netenyahu’nun bizzat hedef gösterdiği bir isme suikastin yapılması bu amaca matuftur. Olayın ABD’nin yer altındaki hedefleri vurma yeteneğine sahip B-52 bombardıman uçağının Katar’a konuşlandığı bir zamanda gerçekleşmesi, İran’ın misli ile karşılık vermesi durumunda nasıl karşılık verileceğini de gösteriyor. Yani bu suikastın siyasi hedefinin,  Fakrizade’yi cezalandırmanın yanında, İran’ın kontrolsüz bir karşılık vermesini umarak ABD-İran çatışması çıkarmaya yönelik bir adım olduğunu söyleyebiliriz. Trump’ın başkanlığı bırakma arifesinde İran’la bir savaş çıkarmaya gönüllü olduğunu öngörmek zor değil.

Suikastın nasıl ve kim tarafından gerçekleştirildiği konusunda da çeşitli tartışmalar kamuoyuna yansımakta. Bazı yorumcular, MOSSAD’a bağlı Kidon birimin bizzat rol aldığını iddia ediyor. Ancak MOSSAD ajanları İran gibi zor bir bölgede, hangi maske ile İran’a girerlerse girsinler, yakalanmaları 24 saatten uzun sürmez. Olayın gerçekleşme şekline bakıldığında, iyi planlandığı ve MOSSAD’ın koordinesinde rejim muhalifi İranlılar tarafından yapıldığı görülüyor. Suikast Tahran’ın doğusunda bulunan Absard kasabasında gerçekleşiyor. İddialar, suikastın Fahrizade’nin geçiş güzergahında, Nissan marka aracın içine gizlenmiş, uydu ile kontrol edilen otomatik silahla gerçekleştirildiği ve daha sonra bu aracın patlatıldığı şeklinde… Fakrizade’nin aracını takip eden Halkın Mücahitleri Örgütü mensubu olan suikastçilerin patlamadan sonra olay yerinde son hamleyi yaptıkları da iddialar arasında. Bu suikastte sorulması gereken asıl önemli soru, Fakrizade’nin tatil programı ve kullanacağı güzergah gibi ilgili bilgilerin nasıl temin edildiğidir. Bu husus başka bir yazının konusu; ancak tetiği çektiği iddia edilen Halkın Mücahitleri Örgütü üzerinde durmak gerekir.

Halkın Mücahitleri Örgütü, Şah döneminde, Şah ve Batı karşıtlığı ile bilinen bir örgüttür. Ancak günümüzde, mevcut yönetimin devrilip Batı ve İsrail ile iyi ilişkiler kuracak bir yönetim hedeflediği biliniyor. 1970’li yıllarda ABD hedeflerine yönelik saldırıları ile bilinen bu örgüt,  2012 yılında Hillary Clinton’un dışişleri bakanlığı döneminde ABD’nin terör örgütü listesinden çıkarılmıştır. Örgütün bugünkü üssü Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 84 dönümlük bir arazide sıkı bir koruma altındadır. Hatta ABD ve Suudi Arabistan’ın mal desteği, İsrail’in ise operasyonel desteği ile faaliyetlerini yürüttüğü biliniyor. Bu örgütün sürgündeki batı yanlısı İran hükümeti gibi davrandığı ve siyasi ofisinin de Paris’te olduğu iddia edilmektedir.  İsrail istihbarat servisi MOSSAD’ın 2018 yılında Arnavutluk’un başkenti Tiran’da istasyon açtığı ve Arnavutluk’ta Halkın Mücahitleri Örgütü militanlarının eğitilmesi ve örgütlenmesi konusunda yoğun destek sağladığı biliniyor. MOSSAD’ın İran içlerinde operasyon yürütmek için bir altın madeni keşfettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. İsrail’in İran içinde yürüttüğü birçok operasyonun yerel kaynaklardan istifade edilerek yapıldığının altının çizilmesi gerekir. Bir istihbarat örgütü ne kadar yetkin olursa olsun, İran gibi kapalı ve dikkatli bir güvenlik devletinde kendi personeli ile operasyon yürütme riskini almaz. Yani kamuoyunda paylaşılan bu operasyonu MOSSAD’ın Kidon birimi yaptı iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Sebebi de oldukça basit,  hiçbir eğitim size doğup büyümediğiniz bir ülkedeki yaşamın doğal akışına tam adapte olma özelliği kazandıramaz. En ufak hata sizi radara sokar ve bu da sonunuzu getirir. Özetle Fakrizade suikastini MOSSAD ve CIA planladı, Halkın Mücahitleri Örgütü tetiği çekti. Biz de FETÖ’nün yurt içinde ve yurt dışında kökünü kurutamazsak birilerinin tetikçiliğine soyunma riskleri her zaman var. Bu konuda toplum olarak çok dikkatli olmalıyız.

Merih Bayraktar

Eziyet Kupası!

Hasan Birgül

Küresel Demokrasi Krizi

Yener Özen

Üretemeyen Ve Düşünemeyen Muhalefet

Hasan Mesut Önder

Küresel İktidar Toplumsal Patlamaları Tetikleyecek

Serkan Yıldız

'Bağımsızlık ve Özgürlüğün' En Büyük Tehlikesi; 'Ekonomik Casusluk'

Talha Arslan

Fenerbahçe Zirveye Doğru