Enflasyon ve Ekonomik Büyüme

Celal Arslan
12 Eylül 2020 Cumartesi 16:25

Enflasyon ile ekonomik büyümenin yıllardır süregelen ilişkisini incelemeye ve anlatmaya ve anlamaya çalışalım. Öncelikle tanımlarına bakalım sonra derinlemesine inceleyelim.

Enflasyon: Fiyatlar genel düzeyinin sürekli olarak yükselmesidir ya da başka bir tabirle sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir.

Ekonomik Büyüme: Bir dönemden diğerine kıyasla, ekonomik mal ve hizmet üretiminde bir artıştır. Nominal veya gerçek enflasyona göre düzenlenmiş terimlerle ölçülebilir. Geleneksel olarak, toplam ekonomik büyüme gayri safi milli hasıla (GSMH) veya gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) cinsinden ölçülmektedir. Ancak bazen alternatif ölçümler de kullanılmaktadır.

Y=C+I+G+(X-M) Formülü aslında bize ekonomik büyüme olup olmadığını göstermektedir. Burada Y, gayrisafi yurtiçi hasılayı(GSYH), C, tüketim harcamalarını, I, yatırım harcamalarını, G, devlet harcamalarını, (X-M) de net ihracatı gösterir. Bu formülün anlamı  GSYH’nin, tüketim, yatırım, kamu harcamaları ve net ihracatın toplamına eşit olduğunu ve bu araçlardan birinde bir artış olduğunda GSYH’nin de artacağını göstermektedir.

Para arzı artarsa, faizler azalır, faizlerin azalması durumunda tüketim artar. Tüketimin artması durumunda ise GSMH artar ve büyüme sağlanır. Lakin ekonomik büyümenin sağlanmasının bir yan etkisi vardır. Bu da enflasyonun artıyor olması.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası(TCMB)’nın para arz teorisi ekonomik büyümeyi sağlamak içindi. Çünkü tüketimler artarsa çarpan etkisiyle daha fazla harcanabilir gelir elde edilebilirdi (c= marjinal tüketim) c=0,7 olduğunu varsayalım. 100 TL’si olan biri 70 TL’sini harcarken 30 TL’sini tasarruf edebilir. Harcanan 70 TL’yi kazanan kişi de 49 TL’sini harcar ve 21 TL’sini tasarruf eder. 49 TL’yi kazanan kişi 34,3 TL’sini harcayabilir kalanını tasarruf edebilir bu şekilde döngü devam eder. Çarpan etkisiyle 100 TL bir nevi kartopu gibi büyüyerek ilerler. Bu şekilde büyüme artırılabilirdi.

Ancak TCMB’nin enflasyonu, döviz kurunu ve faizi baskılaması sonucu para arzını artırmasından yararlanan tüketicilerin, tüketmeyip bu artan para arzı ile döviz alması parayı harcamak yerine tasarruf olarak kullanması, para arzı arttığı için enflasyon arttı. Lakin o para arzı tekrardan ekonomiye dönmediği içinde faizler arttı. Bu durumda tüketim artmadığı içinde büyüme istenildiği düzeyde sağlanamadı. Aslında TCMB doğru olanı yaptı ama TL’ye güven azaldığı için insanlar TL’yi harcamak yerine döviz yatırımına döndü bu yüzdem istenilen rakamlara ulaşılamadı.

Kısaca Enflasyon ile büyümeye birbirinin yan etkisi diyebiliriz. Büyüme artarsa enflasyonda artar, büyüme durur, ekonomik daralma veya ekonomik küçülme olur ise enflasyon azalır ama büyüme olmadığı için istenilen düzeyde gelişme sağlanamaz ve ekonomik büyüme sağlanamaz.

Hasan Birgül

Putin’in Siber Savaşı

Ahmet Tezcan

Ne Çok Cahilim Allah’ım, Keşke Ölsem!

Erdal Şimşek

Uçak Gemisi Nasıl Batırılır?

Hasan Mesut Önder

Mezhep Oluşumunun Sosyal Psikolojisi

Celal Arslan

Enflasyon ve Ekonomik Büyüme

Talha Arslan

Fenerbahçe’den Çok Önemli 3 Puan