Maliye Bakanı Naci Ağbal, ATO'nun Mart ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda Türkiye ekonomisine ve konut sektörüne ilişkin değerlendirmeler yaptı.

 Küresel ekonomideki daralmanın etkilerinin devam ettiğini dile getiren Ağbal, son 7-8 yıldır büyüme oranlarının aşağıya indiğini ancak gelecek 3 yıla ilişkin olumlu bir beklenti olduğunu söyledi.

 Türkiye için küresel ekonominin önem arz ettiğini vurgulayan Ağbal, Türkiye'nin fırsatları kazanca çevirmesi, riskleri yönetmesi ve kritik önemli uzun dönemli trendler karşısında mutlaka ekonomik yapısını değiştirmesi gerektiği ifade etti.

 Türkiye ekonomisinin son 14 yıldır büyüyen, gelişen bir performans gösterdiğini anlatan Ağbal, 15 Temmuz hain darbe girişimi, turizmdeki olumsuzluk ve terör olaylarıyla 2016 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide bir daralma görüldüğünü kaydetti.

 Hükümet olarak ekonomiyi tekrar canlandırmak için önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Ağbal, "Şimdi memnuniyetle görüyoruz ki ekonomide ibre tekrar yukarı döndü, büyüme oranlarının yukarıya geldiği bir dönemin içinden geçiyoruz. Kredi piyasasında, gerek ticari kredilerde, gerek genel olarak kredilerde olumlu yönde bir artış var. İşletmelerimiz, esnafımız, küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz kredi imkanlarına daha rahat kavuşur hale geldiler. Sanayi üretiminde bir toparlanmayı hep beraber görüyoruz. Vergide yapmış olduğumuz indirimler de iç talebi destekliyor." dedi.

 Reel güven endeksi, tüketici güven endeksi gibi endekslerdeki meydana gelen olumlu gelişmelerin gelecek döneme ilişkin ekonomide güzel gelişmelerin olacağını ortaya koyduğunu belirten Ağbal, dış ticarette de olumlu gelişmelerin görüldüğünü söyledi.

 Ağbal, özel sektöründe yatırım harcamaları ve ara mal ithalatı göstergelerinde de olumlu sinyallerin geldiğini söyledi.

 Son iki yılda gerek yatırım, gerekse üretim ve istihdamda ekonomiyi ileriyi taşıyacak önemli yapısal düzenlemeler yaptıklarını anlatan Ağbal, süper teşvik gibi mevcut teşviklerin dışında yeni olağanüstü imkanlar sağladıklarını ifade etti. Ağbal, "Yeter ki ülkeyi değiştirecek dönüştürecek, ülkenin üretim yapısını dönüştürecek ciddi anlamda yeni yatırımlar olsun." dedi.

 "Rekabet Kurulu ücreti ticaret sicili memurluğunda tahsil edilecek"
Vergisel anlamdaki düzenlemeler hakkında bilgi veren Ağbal, şirket kuruluşunu basitleştirdiklerini, maliyetleri düşürdüklerini anlattı.

Ağbal, "Burada bir tane eksiğimiz kalmıştı, o da ticaret sicili memurları rekabet kurulu ücretini alamıyordu, dün en son Başbakanlıktaydı, şimdi bir tebliğ yayımlanacak. Artık Rekabet Kurulu ücreti de ticaret sicili memurluğunda tahsil edilecek. Böylelikle bütün ücretleri tek bir noktada vatandaşımız, işletmemiz yatırmış olacak." dedi.

Son iki yıldır bir çok alanda damga ve harçta vergileri kaldırdıklarını ya da vergi oranlarını düşürdüklerini anımsatan Ağbal, KDV iadelerine özel bir önem verdiklerini, bunu hızlandırdıklarını kaydetti.

Ağbal, "KDV iadelerini hızlandırdık, hızlandırmaya devam ediyoruz. Çünkü işletmelerimizin finansa erişimini noktasında bu kadar zorlandıkları bir dönemde devletten alacaklarını beklemek hakkaniyete uygun değil." şeklinde konuştu.

Hazır beyan sistemini getirdiklerini, vergi denetiminde mükelleflerin haklarını güçlendirdiklerini anlatan Ağbal, konutta yüzde 18 olan KDV'yi bu sene eylül ayına kadar yüzde 8'e düşürdüklerini anımsattı.

"Konut sektöründe ciddi anlamda büyüme bekliyoruz"
Yurtdışından yabancıların konut edinimlerini teşvik etmek amacıyla yabancılara ve yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye'deki satın alacakları konutlarda da KDV'yi sıfırladıklarını hatırlatan Ağbal, bu düzenlemelerde özellikle konut sektöründe ciddi anlamda bir büyüme beklediklerini söyledi.

Beyaz eşyada ve mobilyada 30 Nisan'a kadar yapılan vergi indirimlerine de değinen Ağbal, "Çok büyük rağbet gördü. Gerek müşteriler gerek satıcılar bu KDV indirimi nedeniyle ciddi anlamda piyasada bir alışveriş oldu, işler açıldı. İnsanların morali düzeldi. Herkes 30 Nisan'ı bekliyor 'Acaba uzayacak mı?' diye. O gün geldiğinde de inşallah beraber tekrar değerlendireceğiz. Yeter ki piyasada canlanma olsun, alışveriş olsun. Bu son derece önemli." ifadelerini kullandı.

 "2017'de ekonomi uçacak"
Hazine destekli kredi kefaletlerine de değinen Ağbal şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dün itibarıyla Kredi Garanti Fonu'nda (KGF) kullandırılan kredi kefalet limiti 109 bin firmaya verilen teminat tutarı 60,7 milyar liraya ulaştı. Son bir haftada sadece geçen hafta 39 bin işletmeye 20 milyar lira KGF'den limit kullandırdık. Önümüzdeki haftalarda çok süratli şekilde şu anda 60 milyar lira gözüken rakam 250 milyar liraya doğru gidecek. Bakıyorum bu günlerde bankaların yüzü gülüyor, işletmelerin yüzü de gülüyor. Cepte para var, bankalardan krediler açılıyor. Ekonomide ve reel sektörde çarklar da dönüyor, müşteriler de geliyor dolayısıyla ekonomide tekrar o bizim bütün o can sıkıcı olayların üstesinden hep beraber milletçe geldik. 'Bunlar iyice çukura düşsün' diyenler de boyunun ölçüsünü almış olacak. İnşallah 2017'de ekonomi uçacak ve çok daha iyi noktalara gelecek."

 KOSGEB üzerinden esnafa bir paket (faizsiz 50 bin lira kredi desteği) açıkladıklarını, 460 bin işletmeye önemli bir imkan sağladıklarını anımsatan Ağbal, "Yaklaşık burada 11 milyar liralık bir kredi hacmi üretmiş olduk. Bütün faizi devlet olarak biz ödeyeceğiz. Esnafımız burada hiç bir faiz ödemeyecek. Bunun bütçeye 2,5 milyar liralık bir maliyeti var." dedi.

Yapısal reformların önemini vurgulayan Ağbal, "Türkiye olarak bizi mutlaka süper lige sokacak yapısal reformları yapmamız lazım." diye konuştu.

"Türkiye'nin siyasi krizlerle kaybedecek bir dakikası dahi yok"
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve sistemin getirdiklerini anlatan Ağbal, "Türkiye olarak bütün ayağımızdaki prangaları teker teker kaldırdık, şimdi artık prangalardan kurtulan, uçuşa geçen bir Türkiye'yi hep beraber hayata geçirmek istiyoruz. Bunun için de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyoruz. Devlet yönetim sisteminde 'Bir adım ileri' diyoruz." dedi.

Türkiye'nin demokrasi açığını mutlaka kapatması gerektiğini dile getiren Ağbal, mevcut yönetimde istikrarsızlık riskinin bulunduğunu ifade etti. Ağbal, "Bu ülkenin artık siyasi krizlerle, siyasi kırılganlıklarla kaybedecek bir dakikası dahi yok. Onun için mutlaka bu sistemi değiştirmemiz lazım. Bugün herşey güllük gülistanlık diye ileride Türkiye'yi böyle bir riske mahkum edemeyiz." ifadelerini kullandı.

Anayasa değişikliğinin güçlü siyasi iktidarı da beraberinde getireceğini dile getiren Ağbal, böylelikle bütün küresel meydan okumalara karşı Türkiye'nin eli güçleneceğini söyledi.

50 milletvekilinin bütçeye maliyeti
Yeni sistemde milletvekili sayısına ilişkin yönelik eleştirileri de yanıtlayan Ağbal, şunları kaydetti:"Birisi kalkmış bana '50 milletvekili geliyor, bunun millete şu kadar masrafı var' diyor. Bunları dinlerken gerçekten şaşırıyorum. Yani bugün 50 milletvekilinin diyelim ki olsun da bütçeye 20 milyon lira maliyeti olsun. Türkiye'nin 2017 bütçesinin büyüklüğü 645 milyar lira. Bunun içerisinde faiz harcamaları ve diğer vatandaşa hizmetler var. AK Parti hükümeti iktidara geldiğine bütçeden yaptığımız her 100 lira harcamanın 43 lirası faize gidiyordu, 57 lirası ancak vatandaşa kalıyordu. Peki bu eski zihniyetler, bu 90'lı yıllarda bizi yerinde saydıran zihniyetler bugün hala iş başında olsalardı, bu siyasi kırılganlıklar aynen bu şekilde devam etseydi aynı oranda faiz harcaması yapsaydık, 277 milyar lira bütçeden faiz harcaması yapacaktık. Kaç lira harcıyoruz 56 milyar lira. Yani 56 milyar lira nerede 277 milyar lira nerede? 50 milletvekili hesabını yapanlar bu ülkede 90'lı yılarda bankalarda batırılan, faize giden parayı hiç konuşmuyorlar. Bakın sağlanan siyasi istikrar sayesinde bugün yaklaşık 210 milyarlık bir faiz harcamasından, bu devleti kurtarıldı. 20 milyon lirayı mı konuşacağız, 210 milyar lira faiz harcamasını mı konuşalım? Doğru rakamlar üzerinden konuşalım."

Ağbal, referandumdan 'evet' çıkması halinde, siyasi istikrarın sağlanacağını, ülkenin önünün açılacağını, yatırımlarda artış sağlanacağını sözlerine ekledi.

Kaynak:AA