Okulların Açılışıyla ilgili Mehmet Ceyhan'den Beklenen Açıklama

Okulların açılış tarihinin 31 Ağustos olarak açıklanmıştı fakat koronavirüs salgınında vakaların durumuna bakılarak bölgesel olarak ayrı tedbirlerin uygulanması öngörülüyor. Açılış tarihinden kısa bir zaman önce vakalarda da artışların görülmesi sebebiyle okulların akıbetiyle alakalı belirsizlik sürüyor.

Okulların Açılışıyla ilgili Mehmet Ceyhan'den Beklenen Açıklama

Okulların Açılışıyla ilgili Mehmet Ceyhan'den Beklenen Açıklama

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, tüm dünyayı saran pandemiyle mücadele devam ederken Türkiye dahil bütün ülkelerde okulların açılmasıyla ilgili uygulamaların oldukça zor bir karar olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ceyhan, 'Okullar için açılış tarihi olarak açıklanan tarih konusunda erken diyemiyoruz çünkü geç dediğiniz bir tarihte bundan daha iyi olacağının garantisi yok' dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara bakıldığında, uygulamalar içerisinde en çok öne çıkan mesele ise karma eğitim oldu. Okullarda sosyal mesafenin korunmasıyla ilgili sınıflarda gidilecek düzenlemelerin yanında bir kısım öğrencinin evde online eğitim görürken, bir kısmının da yüz yüze eğitim alacağı değerlendiriliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye'de içinde bütün ülkelerde okulların açılmasıyla ilgili uygulamaların oldukça karar olduğunu dile getirdi, son yapılan araştırmalara bakıldığında 10-19 yaş grubunun virüs bulaştırma tehlikesinin daha fazla olduğunun tespit edildiğini söyledi.

'ÇOCUKLARDA ÇOK VİRÜS YOK, SADECE ÇOK AKTİFLER'

Çocuklarda virüs olsa dahi bulaştırmayacağı öne sürüldüğünü fakat son dönemde yapılan çalışmaların bunun yanlış olduğunu gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 'Güney Kore'de yeni çıkan çalışmada bulaşların hangi yaş gruplarında ne kadar olduğuna bakıldı ve görülen en yüksek ev içi temasta en yüksek bulaş 10-19 yaş grubunda. Evin içinde virüsü taşıyan 10-19 yaş aralığında ise diğer yaş gruplarına göre daha çok bulaştırıyor ama dışarıda ev dışında arkadaş ortamında ise 20 yaş üstü daha riskli. İkisini kıyasladığında evde bir kişide virüs varsa bulaştırma ihtimali yüzde 11.8 iken, arkadaş ortamlarında virüs taşıyan biri varsa bulaştırma ihtimali sadece yüzde 1.9. O halde en büyük bulaş ev ortamında ve bunu en çok 10-19 yaş arasındaki çocuklar sağlıyor. Bu da çocuklarda çok virüs çıkıyor olarak anlaşılmamalı çok aktifler, evin içinde kontrolü sağlamak çok zor. Mesafeye dikkat etmeleri, evin içinde maske takmaları mümkün olmuyor gibi nedenlerle de bulaştırdıkları gösterildi' şeklinde konuştu.

18 MİLYON KİŞİYİ KONTROL ETMEK KOLAY DEĞİL

Çocuklarda genellikle virüsün semptom göstermediğini ve bu sebeple hastalığı bulaştırdığında zaman meselesinde bir dezavantaj oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Ceyhan, 'Okullardaki dezavantaj bulaşan çocukların çoğu hafif ve belirtisiz geçirdiği için farkına varamıyorsunuz. O çocuk evde daha riskli ağır seyredebilecek, yaşı yüksek, kronik hastalığı olan birine bulaştırdığı zaman anlayabiliyorsunuz bu da tedbir almanızı geciktiriyor. Hangi okul olduğunu bulup tedbir aldığınızda bulaşın üzerinden ay geçmiş oluyor. O yüzden okulların açılması her ülkede en zor karar verilen konulardan biri. Bir ülkede salgın başladığında ilk kapatılan yerlerden biri okul oluyor. Türkiye'yi düşünürseniz 18 milyon kişiden bahsediyoruz. Bunları kontrol etmek kolay değil' ifadelerini kullandı.

Okullar açıldığında sınıflarda alınması gereken önlemlerden de bahseden Prof. Dr. Ceyhan, karma eğitimden söz edildiğini belirterek, ifadelerine şu sözlerle devam etti:

'Belli tedbirler alınacaktır ancak bu tedbirleri almak da kolay değil. Sayın Milli Eğitim Bakanının konuşmalarından anladığım kadarıyla karma eğitim uygulanacak gibi görünüyor. Bilim Kurulu önerilerinde 1 metre bir mesafeden bahsediliyor. Bu hiç güvenli olmayan bir mesafe. 1.5 metreden aşağısı tehlikeli. Hele de bir de çocuk maskesini çıkaracaksa bu mesafenin 2 metre olması lazım. Sınıfların çok iyi bir şekilde havalandırılması lazım. Sınıflara giriş çıkışların çok iyi bir şekilde kontrol edilmesi lazım. Bu da ancak sınıfları ikiye, üçe bölerek karma eğitimde bir kısmı internetten bir kısmı okulda yüz yüze yapılabilir. Fakat anne baba çalışıyorsa o çocuklar okul saati dışında ne yapacağı belirsizleşiyor. Birçok zorluğu olan ve karar vermekte zorlanılan bir konu. Şu anda dünyada ülkelerin tartıştığı konular arasında birinci sırada.'

En zor karar alınacak konulardan birinin eğitim sistemi olduğu ifade eden Prof. Dr. Ceyhan, 'Okullar için açılış tarihi olarak açıklanan tarih konusunda erken diyemiyoruz çünkü geç dediğiniz bir tarihte bundan daha iyi olacağının garantisi yok. Virüsün mutasyon riski var. Salgının iki seneden önce bitme ihtimali çok yüksek. Bir dönem ara verilmesi de çok zor. Çocukları evde bırakacak olan çalışan anne ve baba açısından o da zor. Üzerine çok çalışılması gereken bir konu. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığından, Sağlık Bakanlığından, Çalışma Bakanlığından eğitim ve tıp fakültelerinden grupların çok sıkı bir şekilde çalışıp bir arada karar vermesi gereken bir konu. Bence en zor karar verilecek konu bu' şeklinde konuştu.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR